9 Ekim 2018 Salı

Robert Leighton-Vikingler


Vikingler

Bu romanda kuzeyin soğuk savaşçıları Vikingler'den bahsedeceğiz arkadaşlar.Roman yer yer Biyografi özelliği taşıyor olsa da daha çok savaşlarla geçiyor.Konu Vikingler olunca savaşlar genelde denizlerde geçiyor tabi.Vikinglerin denizlerdeki üstünlüğünü ve yağmacı politikalarını görüyoruz.Gerçek yaşamdan da kesitlere yer vermesi ile ilginç bir roman olmuş.

Norveç Kralı 1. Olaf'ın yaşamından kesitler bulduğumuz romanda bol bol savaş var:)Kölelikten krallığa yükselen Olaf'ın güçlü karakteri romana damgasını vurmuş.Tabi kölelikten gelipte Kral olmak hiçte kolay bir iş değildir aksine bol kanlı ve entrikalı bir iştir.

Kitabımızın ana karakteri olan Olaf Triggvison iki yaşında iken Kral olan babası öldürülür ve annesi Olaf'ı yanına alarak kaçar ancak bu kaçış uzun sürmez.Klerkon Flatface isimli biri onları yakalar ve anne ile oğulun yolları burada ayrılır.Olaf köle olarak bir çiftliğe satılır.Köle olarak hayatını devam ettirirken şans eseri Dayısı olan Sigurd Erikson ile karşılar.Dayısı olduğunu sonradan öğrenecektir.Sigurd Erikson Kralı adına Kuzey Estonya'dan vergi almaya gittiğinde Olaf ile karşılaşır ve onun asil bir soydan geldiğini düşünmektedir ve bu düşüncesinde haklıdır.Olaf'ı köle olarak satın alır.Olaf ise bu gizemli adamın kendisini öldüreceğini düşünmektedir.

Roman bu andan itibaren akıcı hale gelmeye başlıyor. Dayısı Olaf'ı Kraliçe Allogia'nın yanına götürür ve onun hayat hikayesini anlatır.Kraliçe bundan çok etkilenir ve Olaf'ı asil bir insan olarak eğitmeye başlar,Onun eksiklerini tamamlamasına yardımcı olur.Altın sarısı saçları,uzun boyu ve adaleli kaslarıyla kısa zamanda adından söz ettiren Olaf savaş alanında da kendisini çok geliştirir.Viking soyundan gelmesi bu karakterini ön plana çıkaracaktır.

Henüz 16 yaşındayken Kral ona devasa bir ordu kurar ve emrine binlerde adam verir.Henüz tecrübesiz olduğunu söylese de Kral ona güvenir ve Olaf bu güveni boşa çıkarmaz.Alınan zaferler ve Olaf'ın kabiliyeti kısa sürede bütün ülkede yankılanır.Özellikle İngiltere kıyılarına yaptığı saldırılar ve yağmalar onun ününe ün katmaktadır.

Denizlerdeki savaşlar kanlı bir şekilde devam ederken,Olaf artık bir Pagan olmayı reddeder.Hayatı sorgular ve Thor,Odin gibi tanrılara inanmayı red eder ve Hristiyan olur.Kitabın ikinci kısmında bu sıkça yer alır.İnsanları Hristiyanlaştırmaya çalışır.

Kitabın sonunda Olaf'ın tam olarak ölüp ölmediği muamması kafa karıştırıyor.Kimileri onun Savaş kaybedip öldüğünü düşünse de kitabın son sayfasında bu konu net değil.Denize atlayıp kaçtığı ve bir daha ülkesine dönmediği belirtiliyor kimi kaynaklarda ise boğularak öldüğü yazıyor.

Sıkılmadan okuduğum Çerez niyetine gidebilecek bir roman.Vikinglere ve onların yaşam tarzlarına ilgi duyuyorsanız bu romanı sıkılmadan okuyabilirsiniz.

5 Ekim 2018 Cuma

Çağlayan Yılmaz-Börü (Türk Mitolojisi)





Bu kitabı tam olarak anlayabilmek için ilk önce yazarın Oz'un kalbi Mu Kıtası romanını okuyun derim ki bazı yerlerde romana yabancı kalmayın.Nitekim romanda geçen Emegen birlikleri ve bazı detayları daha iyi anlayabilmeniz için bahsettiğim kitap bir kılavuz olacaktır.

Türk Mitolojisi denilince akla ilk gelen yazar Çağlayan Yılmaz'dan yine sürükleyici bir roman.Cesur savaşçıların kapıştığı kanlı bir roman olmuş.Fantastik öğelerle harmanlanmış romanlardan hoşlananlar için tavsiye edebilirim,bir de işin içine Türk Tarihi girince romanın  tadı daha bir lezzetli olmuş:)

Uyguriler ve Atlantis arasında geçen büyük savaşa hazır mısınız?Ama bu diğer savaşlara pek benzemiyor haberiniz olsun.Bu savaşta devasa yaratıklar,büyüler,inanılmaz hızlı ve bir o kadar da ölümcül savaşçılar var.Bir yanda Babası Taragay'ın intikamını almak isteyen Börü ve ordusu,diğer tarafta ise devasa Atlantis birlikleri.

Romandaki karakterler gayet güçlü olmuş.Taragay,Bozdoğan,Aysera,Bore,Cerdukay bunlardan bazıları.Orus'uda unutmamak lazım tabiki:)

Kurtların üzerinde savaşa giren Türkleri okuyunca aklıma hemen Yüzüklerin Efendisindeki o sahne aklıma geldi.(Sırtlanların üzerinde savaşanlar).Kurtları bu romanda efsanevi bir öğe olarak kullanmış yazarımız.Türklerin bağımsızlığına ne kadar düşkün bir ırk olduğunu bu romanda bir kez daha anlıyoruz.Başkalarının egemenliğine girmektense ölürüz daha iyi.Amazonların da olaylara dahil olması,kadın savaşcılara ne kadar önem verildiğini gösteriyor aslında.Aysera adlı karakterde kadın savaşcılara karşı olan saygımızı artırdı haliyle:)

NOT:Okumayanlar için Spoiler içerir!!!
Börü'nün babası Taragay ölümlü bir insan olsa da annesi için aynı şeyi söyleyemeyeceğim.İşte bu kısmı pek sevmedim.Tanrısal biriyle ilişkiye giren Taragay'ın oğlu Börü bu anlamda farklı güçlere sahip bir savaşçı oluyor.Gücünü buradan almasa daha iyiydi ama saygı duyuyoruz tabi:)Gerçi bir anlamda haklı olabilir yazar,yoksa Emegen gibi vahşi bir ırkla normal insanların savaşması biraz abes olabilirdi.

Romandaki son savaş kısmı yine az bir zamana sıkıştırılmış.Bu kısım biraz daha uzatılabilirdi.Sonuçta insan romanı okurken büyük bir beklentiye kapılıyor.Roman daha iyi bir sonla bitebilirdi. Son savaş kısmı daha uzun olsaydı ve tasvirler fazlalaştırılsaydı romana tam not verebilirdim.Buna rağmen kendini soluksuz okutan bir roman olmuş.

Panama yayıncılık imla kuralları ve yazım yanlışları konusunda biraz daha dikkatli davransa hiç fena olmayacak.Bazı yerlerdeki bariz yazım yanlışları insanın canını sıka biliyor.

Kitabın devamı olan Börü-2 de raflardaki yerini almış.Onu da kısa bir süre sonra okuyup yorumlayacağım.Bu alanda başarıların daim olsun Çağlayan Yılmaz,sevgiler...


12 Eylül 2018 Çarşamba

Silifke'de 2. Edebiyat Festivali


Silifke Belediyesince, bu yıl ikincisi düzenlenecek Edebiyat Festivali, 21-23 Eylül tarihlerinde gerçekleşecek.
Belediyeden açıklamaya göre, festivalde yazarlar, gazeteciler ve sanatçıların katılımıyla birçok etkinliğe imza atılacak.
Festival kapsamında çeşitli söyleşiler, konserler, kitap sergileri, imza günleri, konferanslar ve okuma etkinlikleri yapılacak.
Açıklamada görüşlerine yer verilen Silifke Belediye Başkanı Mustafa Turgut, ikincisini gerçekleştirecekleri festivalin hayırlı olmasını diledi.
Festivalde sanata ve sanatçıya önem veren birçok katılımcının yer alacağını aktaran Turgut, "Misafirlerimiz değerli vatandaşlarımızla söyleşilerde, kitap okuma ve imza günlerinde bir araya gelecek. İçeriği dolu dolu güzel bir etkinlik olacak. Öncelikle bu hususta festivalimizde yer alan tüm katılımcılarımıza, gönüllülerimize ve destekçilerimize bir kez daha teşekkür ediyorum. Dün olduğu gibi bugün de sanata ve kültüre önem vermeye, kentimizi sanatın ve kültürün kenti yapmaya devam edeceğiz." diye konuştu.

25 Mayıs 2018 Cuma

Man Booker Ödülü Olga Tokarczuk’un...




Prestijli edebiyat ödülü Uluslararası Man Booker Ödülü'nün bu seneki sahibi, romanı ‘Flights’ ile Polonyalı yazar Olga Tokarczuk oldu.


Uluslararası Man Booker Ödülü’nün bu yılki kazananı ‘Flights’ adlı kitabıyla Polonyalı yazar Olga Tokarczuk ve çevirmeni Jennifer Croft oldu. ‘Flights’, Türkçede 2016’da Alabanda Yayınları etiketiyle ‘Koşucular’ adıyla yayımlanmıştı. Tokarczuk, 50 bin sterlin değerindeki ödülü, romanı İngilizceye çeviren Jennifer Croft ile paylaşacak. Uluslararası Man Booker jürisinin başkanı Lisa Appignanesi, Tokarczuk’u “muhteşem bir mizah duygusuna, hayal gücüne ve kendine güvenen, capcanlı bir üsluba sahip ” bir yazar olarak niteledi.
Tokarczuk, ülkesi Polonya'da kuşağının önemli yazarları arasında kabul ediliyor. 
1962 doğumlu yazar Varşova Üniversitesi'nde psikoloji eğitimi aldı, Carl Jung üzerine çalışmalar yaptı. Şiir ve roman türünde eserler verdi. 'Bieguni' adlı romanıyla 2008'de Nike Ödülü'nü almıştı. Roman Türkçede 'Koşucular' adıyla Alabanda Yayınları tarafından yayımlanmıştı.

30 Nisan 2018 Pazartesi

Üniversite Öğrencilerinden Harika Bir kİtap Okuma Etkinliği



Üniversiteli öğrenciler yeni harika bir etkinliğe imza atmış arkadaşlar.Daha önce bu tarz haberleri hep paylaşmıştım.İçerisinde okuma etkinliği olan haberleri paylaşmayı çok seviyorum.Bu kez etkinlik haberi Bayburt'tan arkadaşlar.

Bayburt Üniversitesi öğrencileri okuma alışkanlığını yaygınlaştırmak için güzel bir etkinliğe imza attı.Okuma anlamında farkındalık yaratmak isteyen gençler kampüsün çeşitli noktalarında kitap okudu.

Akademisyenler ve öğrenciler bir saat boyunca kampüsün çeşitli noktalarında kitap okudu.Kültür, sanat ve edebiyat alanında yayın yapan "Mürekkep Lekesi" adlı dergiyi çıkaran öğrenciler, etkinliği Bayburt Üniversitesi Dede Korkut Kampüsü'nde yaptı.Derginin editörlerinden Aykut Palabıyık, arkadaşlarıyla birlikte üç aylık periyotlarla yayımladıkları derginin, aynı zamanda üniversitenin de ilk öğrenci dergisi olduğunu söyledi."Sürekli kitap okuyan arkadaşımız yok. Bu üniversite öğrencilerinin büyük eksiği. Etkinliği bugün yapmamızın sebebi de bu bilince sahip olanlar ile olmayanları bir araya getirerek bu konuda eksik olan arkadaşlarımıza tamamlayıcı olmak."

Bu tarz etkinliklerin sokaklara da taşması dileği ile..

Antalya Edebiyat Günleri Ödülleri Sahiplerini Buldu




ANTALYA, (DHA) - MURATPAŞA Belediyesi'nin bu yıl 3'üncüsünü düzenlediği Antalya Edebiyat Günleri'nde 'En İyi Öykü' ve En İyi İlk Öykü' kitabı ve onur ödülleri sahiplerini buldu.

Muratpaşa Belediyesi Kültür Salonu'nda düzenlenen gecede ilk ödül 'En İyi İlk Öykü Kitabı' dalında verildi. Özcan Karabulut, İbrahim Karaoğlu, Ayşegül Tözeren, Belma Fırat, Ercan Yılmaz'dan oluşan Seçici Kurul'un 2017 yılında yayınlan öykü kitapları arasında yaptığı değerlendirme sonucunda bu yılın 'En İyi İlk Öykü Kitabı' ödülü 'Ev Yapımı Hüzünler'le Oğuzhan Yeşiltuna'nın oldu. Ödülünü alan Yeşiltuna, “Yolun çok başında olan biri olarak bu ödül büyük bir teşvik. Seçici Kurul üyelerine ve organizasyonun ev sahibi Muratpaşa Belediyesi'ne çok teşekkür ediyorum" diye konuştu.

Bu yılın 'En İyi Öykü Kitabı' ödülü ise 'Kamçılanma Mesafesi'yle Zeynep Uzunbay'ın oldu. Uzunbay, ödülünü Belma Fırat'tan alırken “Mutluyum, heyecanlıyım, hevesliyim. Sevgili Başkan Ümit Uysal'a edebiyata verdiği değer için çok teşekkür ediyorum" dedi.

ONUR ÖDÜLLERİ

Bu yılın onur ödüllerinin de takdim edildiği gecede ilk olarak 50 kuşağı öykücülerinden Adnan Özyalçıner sahneye geldi. Özyalçıner, “Muratpaşa Belediyesi'nin kültür, edebiyat ve sanata verdiği öneme bu konuda Başkan Uysal'ın yaptığı güzel işlere ve edebiyatı, sanatı, kültürü yayma konusunda gösterdikleri emeğe teşekkür ediyorum" diye konuştu.

Gecenin 2'nci onur ödülü ise şair Ahmet Telli'ye takdim edildi. Ödülünü Muratpaşa Belediyesi Başkan Yardımcısı ve şair Ferruh Tunç'tan alan Telli, gecede 'Veda Divanı' şiirini okudu.

Kaynak:Hürriyet.com.tr

18 Nisan 2018 Çarşamba

Mercimek Tanesi Boyutunda Şiir Kitabı!!!




Edebiyat alanında ilginç haberler okudukça bunları paylaşmadan edemiyorum:) Yine bir enteresan kitap çıkmış ama bu epey şaşırtıcı.İzmir'li yazar ve şiar Ümit YAŞAR 0,9 gram ağırlığında, 4 milimetre eninde ve 6 milimetre boyunda 72 sayfalık okunabilir şiir kitabı çıkardı.Ne kadar ilginç değil mi:)Bunu okumak için dev bir mikroskop gerekli sanırım:)

Uluslararası Aktivist Sanatçılar Birliği Başkanı ve şair Işıkhan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 2017 yılında 0,23 gram ağırlığa, 4 milimetre ene ve 8 milimetre boya sahip kitap yayımlayarak rekor kırdıklarını, bu yıl oranları daha da küçülterek dünyanın okunabilen en küçük şiir kitabını çıkardıklarını belirtti.

"Aşktan Sonra Hüzün" adı taşıyan kitap için 0,3 punto yazı karakteri kullanıldığını aktaran Işıkhan, "İzmir'de 5-6 yıldır dünyanın en küçük kitabı diye tanıttığım kitabı bu yıl biraz daha küçülterek en son haline getirdim. Geçen yıl yaptığım kitap Guinness Rekorlar Kitabı'na girdi ve Bakü'deki Minyatür Kitaplar Müzesi'nde yer aldı." dedi.

Işıkhan, "Guinness Rekorlar kitabına giren diğer kitapları inceledim. Benim kitabım, boyutu, ağırlığı ve sayfa sayısıyla dünyanın okunabilir en küçük kitabı olduğunu belirledik. 0,4 santimetre eni ve 0,6 santimetre boyu var. 0,9 gram ağırlığı var. 12 kitap tartarsanız 1 gram yapar. Satmak için üretmedim, bu bir rekor denemesi. Ülkemi, edebiyatımı minyatür kitapla tanıtmak istedim." diye konuştu.



15 Nisan 2018 Pazar

İzmir Kitap Fuarı Açıldı




İzmir Kültürpark'ta 14- 22 Nisan tarihleri arasında yazarlarla kitap tutkunlarını buluşturacak olan 23. TÜYAP İzmir Kitap Fuarı kapılarını açtı. Ziyaretçiler, 9 gün boyunca, 470 yayınevi ve sivil toplum kuruluşunun katıldığı fuarı gezebilecek.
23. İzmir Kitap Fuarı, Cumhuriyet Halk Partisi İzmir Milletvekili Zeynep Altıok, İzmir Vali Yardımcısı Fatih Damatlar, Türkiye Yayıncılar Birliği Başkanı Kenan Kocatürk, TÜYAP Kültür Fuarları Danışma Kurulu Başkanı Doğan Hızlan, TÜYAP Kültür Fuarları Genel Koordinatörü Deniz Kavukçuoğlu ve TÜYAP Fuar ve Fuarcılık Hizmetleri A.Ş. Genel Müdürü İlhan Ersözlü'nün katıldığı törenle açıldı.
Kitap tutkunları, 9 gün sürecek olan fuarda, 470 yayınevi ve sivil toplum kuruluşunun etkinliklerine katılabilecek, sevdikleri yazarlara kitaplarını imzalatabilecek.
Fuar boyunca, 120 panel ve söyleşi düzenlenecek. Yakın zaman önce vefat eden yayıncı, şair Enver Ercan, 'Enver Ercan Şair, Yayıncı, Edebiyat Adamı' başlıklı panelle, anılacak. Açılış konuşmalarını Doğan Hızlan ve Deniz Kavukçuoğlu'nun yapacağı anmada, Özge Ercan, Metin Celal, Kenan Kocatürk, Mehmet Erte ve Haydar Ergülen konuşmacı olarak yer alacak.
Kısa süre önce yaşamını yitiren 'İkinci Yeni'nin önemli şairlerinden Ülkü Tamer ise, Cemal Süreya Kültür Sanat Derneği tarafından 16 Nisan Pazartesi günü düzenlenen 'Ülkü Tamer'i Anıyoruz' etkinliği ile anılacak.
Fuar ayrıca, Demkar Yayınevi tarafından hazırlanan bir fotoğraf sergisine de ev sahipliği yapacak. Araştırmacı yazar Atilla Oral'ın arşivinde bulunan, az bilinen ve çoğu yayımlanmamış olan Kurtuluş Savaşı ve Mustafa Kemal Atatürk fotoğraflarından oluşan sergi, fuar boyunca ziyarete açık olacak.
Kaynak:Haberler.com

2 Nisan 2018 Pazartesi

Gürgen Öz-Karanlık Köy(Korku-Gerilim)



Korku- Gerilim türünde kitap okumayalı uzun zaman olmuştu.Bu kitapla buna da bir son vermiş olduk.Günlük hayatın karmaşası içerisinde okuduğum kitapları eklemeye bile zamanım pek olmuyor son zamanlarda.İnşallah daha çok kitap ekleyeceğiz.Bu kitaba gelecek olursak:

Gürgen Öz'ün ilk defa bir romanını okudum.Beğendim mi? Evet beğendim.Biraz ön yargılıydım kitap hakkında ama yazar kitabın hakkını vermiş.Bir kitaptan tırsmayalı uzun süre olmuş:) Kitap konu itibari ile beni tırsıtmaya yetti:) Gece ilerleyen zamanlarda okumayı sevenlerdenseniz ve biraz tırsmak istiyorsanız tam size göre bir kitap.Kitap insanı geriyor resmen.Ben kitabın kurgusunu ve yazarın bunu anlatış şeklini beğendim.

Konu itibari ile biraz Amerikan Vari filmlere benzemiş.Çok eski korku filmlerinden olan Evil Dead filmini andırdı kitap bana.Kitabı okurken korku filmi izliyor hissine kapılıyorsunuz bir anda:)Hani karanlıkta yürürken birinin sizi izlediği hissine kapılırsınız ya ,böyle bir gerilirsiniz bu kitapta bolca var bu gerilimden:)

 Romanın konusunun üzerinden şöyle bir geçelim o zaman;Murat ana karakterimizdir.Çok sıkı çalışan bir gazetecidir.Bu kulvarda tutunmak için aşk ilişkisini bile bitirecek hırslı bir karakterdir.Mesleğine aşık biri diyebiliriz.Arkadaşı Kerem ile bir belgesel çekmek için Karadeniz tarafına gelir.Burada onlara Serhat adında bir genç kılavuzluk edecektir.Trabzonda bir otele yerleşir Murat ve arkadaşı Kerem.Ertesi gün  Karadeniz'in enfes doğasını çekmek için Serhat'ıda yanına alır ekip. Her şey çok iyi giderken Serhat bir köy görünce duraklar.Bu köyde gençken çok kötü şeyler yaşamıştır ve oraya girmek istemez.Köye Karanlık Köy adını vermişlerdir.Köyde korkunç olaylar meydana geldiği için köye Karanlık Köy adını vermişlerdir.Söylentiye göre köy halkı bir gecede büyük bir cinnet geçirir ve köy tam anlamıyla bir kan gölüne döner.O olaydan sonra köyde kimse kalmaz.Köy terk edilmiş,tabiri caizse hayalet bir köy haline gelmiştir.

Tekrar otele dönen Murat ve Kerem bu konuyu araştırır.Karakancoloslar,hayaletler ve çeşitli hikayeler bulurlar bu köy hakkında,Bu merak köye olan ilgilerini daha çok artırır.Bu konu hakkında bir belgesel çekme kararı alırlar.Köye gitmeden önce Murat eski bir arkadaşı ile bir kafede buluşur. Üniveristeden olan bu arkadaşına konuyu anlatır.Arkadaşı yapacakları işi onaylamasa da Murat kararından vazgeçmeycektir. Arkadaşı ona sıkı giyinmelerini bu mevsimde Karadeniz'in üst kesimlerinin çok soğuk olacağını söyler.Bu uyarıyı ciddiye alır Murat ve arkadaşı.Üzerlerine üşümeyecek şekilde elbise ve içlik alırlar.Köye gidip çekim yapmak için her şeyi ayarlamışlardır.

Köyde geçen olayları elbette anlatmayacağım:):)Spoiler vermeyelim.Yukarda az da olsa Spoiler verdik malesef:( ama önemli olan zaten kitabın ikinci kısmı yani köyde geçen kısım:)Çok manyak şeyler olacaktır köyde.Gerilimi hissetmek için okuyun derim.Tırsmak için hazırsanız buyurun kitaba:) Bol Bol Para normal olaylar zinciri de var kitapta.Dyatlov Geçidi Olayına da yer verilmiş romanda.Romanda  bilgi amaçlı böyle şeylere yer verilmesini de sevdim.

Kitabın devamı olmasını isterdim.Serhat'ın köyde neler yaşadığını çok merak ettim.Yazar keşke o konuya da değinseydi.Kim bilir belki devam niteliğinde ikinci bir kitap çıkar. 


1 Ocak 2018 Pazartesi

Türk Yazaralar Birliği'nin Ödülleri Sahiplerini Buldu




Türkiye Yazarlar Birliğinin (TYB) 2017 yılındaki "Yılın Yazar, Fikir Adamı ve Sanatçıları" ödüllerinin sahipleri belli oldu.
Hikaye dalında "Olay Berlin'de Geçiyor" kitabıyla Naime Erkovan, şiirde "Uzun Sürdü Hazırlığım" kitabıyla Cevdet Karal, romanda "Nureddin Zengi" eseriyle Ali Emre, denemede "Göz Ağrısı" kitabıyla Gökhan Özcan, fikirde "Narkoz" eseriyle Mete Gündoğan, araştırmada "Din ve Toplumsal Çatışma" kitabıyla Ejder Okumuş, incelemede "Akif" kitabıyla Yusuf Turan Günaydın, edebi tenkitte "Ahmet Haşim'in Nesirleri" kitabıyla İbrahim Demirci, hatırada "Bir Devrin Hafızası" kitabıyla Rasim Cinisli, gezide "İyilik Yolunda Uzaklar Yakın" kitabıyla Hacı İbrahim Mutlu, tercümede "Mesnevi Manzum Çeviri" kitabıyla Hicabi Kırlangıç, biyografide, "İbnülemin Mahmut Kemal İnal" kitabıyla Dursun Gürlek, çocuk yayınları alanında Uçan At Yayınları, basın fıkrada Yenisöz gazetesinden Elif Sönmezışık, basın fikirde Yeni Akit gazetesinden Kenan Alpay, dergi yayıncılığında Edebiyat Ortamı, Türk müziği alanında "Akif İklimi" albümüyle Mehmet Kemiksiz, şehir kitaplarında Bolu Belediyesi, televizyon programında TRT Diyanet'teki Şule Kala moderatörlüğünde Eksen İnsan, radyo programında ise Levent Dönmez'in Dil Yaresi ile NTV.

Ödüllerin kitap yayıncılığı bölümünde ise kamu yayıncılığı kategorisinde Bilgi Üniversitesi, özel yayıncılıkta Eski-Yeni ödül alırken, yayıncılık özel ödülüne İslam Düşünce Atlası ile Konya Büyükşehir Belediyesi ve İLEM layık görüldü.

Kültür ve sanat hayatına uzun süreli katkılarından dolayı Mehmet Genç, Metin Ünal Mengüşoğlu ile Recai Kutan üstün hizmet ödülüne değer bulundu.

Ödüllerin verileceği tarih Birlik tarafından duyurulacak.


Bol kitaplı,sağlıklı ve huzur dolu yıllara...