28 Ağustos 2017 Pazartesi

Sabahattin Ali-Kürk Mantolu Madonna



Bu kadar kısa sayfalara bu denli duyguyu bir yazar nasıl olur da sığdırır? Sabahattin Ali bunu çok iyi başarmış.Bu zevki bir de Kafka'nın Dönüşüm adlı romanında almıştım her ne kadar konuları farklı olsada sayfaları kısa kitaplara bu yazarlar dünyaları sığdırmış adeta.O kadar beğendim ki bu eseri nasıl anlatacağım bilemedim:) Boşuna Dünya Klasiği olmadı bu roman.Klasiklerin insan üzerinde bıraktığı lezzeti fazlasıyla bu kitapda bulabilirsiniz.

Herkesin kendinden birşeyler bulabileceği bu roman insanda acı bir tat bırakıyor sonuç itibariyle.Sayfalar hızlıca tükeniveriyor.Maria Puder karakteri öylesine oturmuş ki etkisinden bir süre kurtulamadık be:)

Bu roman insanın hayatı sorgulamasına neden oluyor.Sıradan bir insanın başından geçenleri okurken aslında o insanın  hiçte sıradan olmadığını anlıyoruz.Raif Bey gibi insanlar niçin yaşar diye düşünürken aslında onun derinlerde neler beslediğini duyunca şok oluyoruz ve ön yargılarımızdan sıyrılıveriyoruz.

Bu kitabın sonu böyle olmamalıydı be üstad demekten kendimi alıkoyamıyorum.Aslında sonu da çok etkileyici ama ben mutlu son arayanlardanım:) Herşeyiyle muhteşem bir şaheser.Kalemine, yüreğine sağlık Sabahattin Ali.

Şöyle bir eserden bahsedelim o halde:Boşta gezerken Hamdi adlı arkadaşı ile karşılaşan bir şahsın bu  arkadaşı vasıtasıyla işe girmesini ve işyerinde Raif efendi ile tanışmasıyla ve onun hayatını sorgulamasıyla başlıyor roman.Raif efendi içine kapanık, herşeye evet diyen, sabır dolu ve çalışkan bir tercümandır.Almanya'da bir süre kaldığından dolayı bu dili öğrenir ve ülkesine dönünce tercüman olur.Bir gün çok hastalanır ve ölüm döşeğinde iken arkadaşından birşey ister.İşyeri çekmecesinde sakladığı Kara kaplı bir not defterini yakmasını ister.İşte o defter herşeyin şahitidir.Yaşanan anıların,aşkların, acıların, yoksulluğun kısaca hayatın ta kendisi o defterde saklıdır.

En sevdiğim kitaplar arasına balıklama daldı adeta bu roman.Kitap hayli popüler olduğundan elim bir türlü gitmemişti.Ne kadar yanlış düşündüğümü kitap bitince daha iyi anladım.Okunacaklar listenizde varsa biraz üst sıralara taşıyın derim bu güzel eseri.

27 Ağustos 2017 Pazar

Muzaffe İzgü 84 Yaşında Hayatını Kaybetti



Edebiyat hayatımızdan bir yıldız daha kaydı malesef.Özellikle çocuk kitapları ile ön plana çıkan usta yazar Muzaffer İZGÜ hayatını kaybetti.Yakınlarına başsağlığı diliyoruz.84 yaşında kanserden hayatını kaybeden İzgü'nün 98'i çocuk kitabı olmak üzere toplam 154 kitabı bulunmaktadır.

Çocuk kitapları denilince akla ilk gelen yazarlardan olan İzgü evli ve 3 çocuk babasıdır.

24 Ağustos 2017 Perşembe

Eski Basım Eserleri Çöpe Atan Zihniyet!!




Arkadaş hala anlam veremiyorum kitaplar neden çöpe atılır?Bir de bu kitaplar eski basım.Benim gözümde daha çok değeri olan kitaplardır.Başka ülkede olsa adamlar bu kitapları koruma altına alır,biz de ise maalesef tam tersi oluyor.


Kitaplara verdiğimiz değer aslında bu haberle bir paralellik göstermekte.Çoğumuzun başına gelmiştir,çöp atmaya gidersin bir bakarsın yığınla kitap çöpte.Gerçekten çok üzücü bir tablo.Ya madem kitaplar sana fazla geliyor,git kütüphanelere bağışla,git maddi durumu kitap almaya yetmeyen ama okuma hasreti çeken insanlara ver.

Adana'da bir okulun çöpünde yüklü miktarda eski basım kitap bulunmuş.Bu kitapları çöpten alan atık kağıt toplayıcıları kentteki bir sahafa satmışlar.İyi bari en azından yakmamışlar:)Güler misin ,ağlar mısın.21 yıllık koleksiyoner Kösedağ: "Kitap bir kültür aracı değil de zaman geçirmek için kullanılan, işi bitince kaldırılıp atılan bir obje gibi görülüyor"

Aynen çok doğru söylemiş Kösedağ.Bir de bu kitaplar arasında okumaktan en çok zevki aldığım Türk ve Dünya klasikleri varmış.Gel de kızma arkadaş.Ne zaman bu zihniyetten kurtulacağız acaba?Son zamanlardaki gelişmeler hepimizi umutlandırıyor aslında.Okumu oranında gözle görülür bir artış var.Umarım çok daha güzel haberler veririz bu anlamda.Bol okumalı günleriniz olsun,sevgiler:)

19 Ağustos 2017 Cumartesi

Yazarlar Yazmaya Dair Sırlarını Seferhisar'da Paylaşıyor



Yazar olmak isteyen arkadaşlar için güzel bir haber.Yazarlar yazı yazmaya dair sırlarını bu kampta paylaşacaklarmış arkadaşlar.Bir zamanlar bende de yazar olma hevesi vardı.Gerçi hala var ama:) İşten güçten fırsat bulamıyoruz ki arkadaş:)

Kim istemez ki şöyle bir kitap yazsın;kitabı yüz binlerce kişi tarafından okunsun.İnsanların hayatlarına etki etsin.Bu tarz hayalleri olan arkadaşlar inşallah bu hayallerini gerçekleştirir.Biz de zevkle o kitapları okuruz tabi.Bu aralar az olsa da okumaya devam ediyorum ama iş paylaşım kısmına gelince üşengeçlik ediyorum zaman darlığı da cabası tabi:)

Haberin detayına biraz girecek olursak;
1 Ekim’de başlayacak olan ‘Seferihisar Yazı Kampı’nda yazarlar, yazı yazmaya dair sırlarını paylaşacaklar.

Seferihisar Teos Ormancı Tatil Köyü, “Yazarlar Sırlarını Paylaşıyor” temalı yazı kampı ile edebiyat severlere kapılarını açıyor. Kampta Yekta Kopan, İnci Aral, Enver Aysever, Müge İplikçi, Mario Levi, Işıl Özgentürk, Onur Behramoğlu, Gülşah Elikbank ve Onur Caymaz ile birlikte yapılacak atölyelere katılabilecek edebiyatseverler, Işıl Özgentürk yönetiminde kendi öykülerini de kaleme alabilecek.  1 Ekim’de başlayacak kamp için son başvuru tarihi 15 Eylül olup, katılım 30 kişi ile sınırlı olacak.

14 Ağustos 2017 Pazartesi

Türk Polisiye Yazarları Derneği Kuruldu!!



Ülkemizde Polis Yazarları Derneği kurulmuş arkadaşlar,çok da iyi olmuş.Yani hemen hemen herşeyin derneği varken geç bile kalındı aslında.Bu benim gibi Polisiye severleri sevindirmiştir muhakkak.Ancak üye olan yazarlar arasında bir Osman Aysu'yu bir Gamze Çiftçioğullarını görmek isterdim açıkçası.Nitekim Osman Aysu'nun Polisiye açısından yeri çok önemlidir.


Birliğin kuruluş amacı ise “polisiye yazarlarının tek çatı altında toplanmasını sağlamak, polisiye yazarları arasında iletişim kurulmasına ve polisiye alanında nitelikli eserlerin üretilmesi için paylaşımlarda bulunulması için zemin oluşturmak, ülkemiz polisiye yazarlarının ve edebiyatının ülkede ve dünyada tanınmasını sağlayacak projeleri hazırlamak, uygulamak ve uygulama için gerekli girişimlerde bulunmak, polisiye edebiyatın geliştirilmesi ve devam etmesi üzerine her türlü faaliyetler yürütmek, polisiye edebiyatımızın geniş okur kitlelerine ulaşmasını sağlamak” ifadeleriyle açıklandı.

Ahmet Ümit’in yanı sıra birliğin üyesi olan yazarlar şöyle:



“Ercan Akbay, Oğuzhan Aslan, Nuray Atacık, Doruk Ateş, Taner Ay, Esmahan Aykol, Gülce Başer, Ali Bayram, Alper Canıgüz, Cenk Çalışır, Çağan Dikenelli, Suat Duman, Günay Gafur, Necati Göksel, Alper Kaya, Sibel Köklü, Sevin Okyay, Hesna Onbaşı, Celil Oker, Yaprak Öz, Banu Öztürk, Ayşe Erbulak Özgürdal, Ulaş Özkan, Verda Pars, Aslı Perker, Emrah Poyraz, Elçin Poyrazlar, Tuğba Sarıünal, Ender Sevinç, Barış Soydan, Gencoy Sümer, Seval Şahin, Piraye Şengel, Derviş Şentekin, Armağan Tunaboylu, Gökçe İspi Turan, Algan Sezgintüredi, Esra Türkekul, Ceyhan Usanmaz, Ahmet Ümit, Zeynep Ünal, Suphi Varım, Çağatay Yaşmut.”

13 Ağustos 2017 Pazar

Kuşadası Belediyesi 4. Kitap ve Edebiyet Günleri 14 Ağustos'ta Başlıyor



Kuşadası Belediyesi tarafından bu yıl dördüncü kez düzenlenecek olan Geleneksel Kitap ve Edebiyat Günleri 14 Ağustos’ta başlıyor.


Kuşadası Belediyesi tarafından bu yıl dördüncü kez düzenlenecek olan Geleneksel Kitap ve Edebiyat Günleri 14 Ağustos'ta başlıyor. Türkiye'nin en önemli yayınevlerinin katılacağı bir haftalık Kitap ve Günleri kapsamında düzenlenecek olan söyleşi ve imza günleri ile edebiyatseverler yazarlarla buluşma şansı bulacak.
Kuşadası Belediyesi tarafından düzenlenecek olan 4. Geleneksel Kitap ve Edebiyat Günleri, 15 Ağustos'ta İsmail Cem Dostluk ve Barış Meydanı'nda açılacak stantlarla başlayacak. 21 Ağustos tarihine kadar devam edecek olan Kitap ve  Edebiyat Günleri'ne Türkiye'nin en önemli yayınevleri katılacak.
İlk kez 2014 yılında düzenlenen ve gördüğü yoğun ilgiyle yıllar içerisinde kapsamı genişleyen Kuşadası Belediyesi Geleneksel Kitap ve Edebiyat Günleri, bu yıl Türkiye'nin en önemli 28 yayınevinin yanı sıra 2 kitapevinin, yayıncılık alanında faaliyet gösteren derneklerin ve yerel yazarların stantlarına ev sahipliği yapacak.
4. Geleneksel Kitap ve Edebiyat Günleri kapsamında 15 Ağustos tarihinde saat 18.00'da İbramaki Sanat Galerisi'nde Mazlum Vesek'in moderatörlüğünde Rıza Kıraç ve Cengis Asiltürk'ün konuşmacı olarak katılacağı "Edebiyat ve Sinema İlişkisi" başlıklı bir panel ile 19 Ağustos tarihinde saat 18.00'da Murat Şahin'in konuşmacı olarak katılacağı "Yusuf Atılgan Üzerine" başlıklı bir söyleşi düzenlenecek. 19 Ağustos'ta saat 20.00'da yazar Mine Söğüt, 20 Ağustos'ta ise milletvekili, gazeteci, yazar Mustafa Balbay ile yazar Nihan Ertem ve Prof. Dr. Emre Kongar İsmail Cem Dostluk ve Barış Meydanı'nda kitaplarını okurları için imzalayacak.

NOT: Alıntıdır...

Bilge Kadınlar Platformu Ve Kitap Okuyan Kadınlar



Bilge Kadın Platformu" kapsamında 15 günde bir toplanarak kitap okuyan Bağcılarlı ev hanımlar hayatlarını değiştirdi. Okudukları kitapları daha sonra birlikte analiz eden kadınlar, dertlerine ve sıkıntılarına da çözüm buluyorlar.

Ne kadar güzel bir etkinlik ama:) Bu aralar okumaya çok ara verdim farkındayım.Bu haber belki beni gaza getirir be:) Ama ne mümkün.Deli gibi çalışıyorum.Blogum olduğunu bile yeni hatırlıyorum.Bu ablalar ne güzel bir işe imza atmış.Kitap okumak gibi güzel bir iş yaptıkları yetmiyormuş gibi birde toplanıp kitapları analiz ediyorlarmış.Herkese örnek olması dileği ile diyelim ve detaylara geçelim:


"Bilge Kadın Platformu" kapsamında 15 günde bir toplanan Bağcılarlı ev hanımları, kitap okuyarak hayatlarını değiştirdi. Bağcılar Belediyesi tarafından 2011 yılında hayata geçirilen "Bilge Kadın Platformu"na katılım her geçen gün artıyor. Kitap okuyan 10 ev hanımının bir araya gelmesiyle kurulan sivil topluluğun üye sayısı bugün 200'ü aştı. Üyeler, her 15 günde bir Bağcılar Belediyesi Şehit Savcı Mehmet Selim Kiraz Kütüphanesi'nde toplanıp,birlikte tartışarak seçtikleri kitapları hep birlikte okuyorlar. Kitapları bitiren kadınlar daha sonra kendi aralarında tahlil ve analiz çalışması yapıyor. Kitaplar kadınların hayatlarına olumlu bir şekilde yansıyor. Kişisel gelişimden edebiyata kadar farklı kategorilerde okunan kitaplar, kadınların dert ve sıkıntılarına da çözüm oluyor.


Kitap Okuma Günlerine katılan Emine Kılıç hastanelerde çare bulamadığı psikolojik rahatsızlığını yenerken, kitap okumaya kol kola gelen, gelin ve kaynana ise çevrelerine örnek oluyor.

" Kitaplar inancımı daha güçlendirdi"

" Kitaplar inancımı daha da güçlendirdi" diyen Aysun Erguan, " Bunu bir ablamdan duymuştum çok ilgilimi çekti. Ben kitap okumayı çok seviyorum önceki yıllardan beri. 15'li yaşlarda kitap okumaya başlamıştım. Kitap okumayı çok seviyorum. Bu gurupta çok güzel bilgiler edindim. Yerli yabancı bir çok yazar okuyoruz. Kişisel gelişim adına çocuklarımı yetiştirirken, evliliğimi sürdürürken bir çok eksiğimiz var, her an eksiğimiz var. o eksikleri tamamlıyoruz. Domino taşları oluyor hayatımızda. Bir anlam mana arayışım vardı. Kitaplarla onu aştım. Dini arayışım vardı. İnancımı daha güçlendirdi kitaplar" şeklinde konuştu.

"Panik atağımı yendim"

Kitap okuyarak sağlığına kavuşan Emine Kılınç, " Ben ilk okul mezunuydum. Daha sonra dışarıdan orta okulu bitirdim. Şimdi lise ve üniversite olarak tekrar okumaya devam edeceğim. Okumanın inanın yaşı yok. Herkese tavsiye ediyorum. Bir de ben daha önce bir rahatsızlık geçirdim. Panik atakla birlikte kulak kristali oynaması diye. O rahatsızlığımda doktorlara gittim. Güçlü dozlarda ilaçlar kullandım. Buraya gelemiyordum. Bana mutlaka gel faydasını göreceksin dediler. Kız kardeşim var o buraya katılıyor. Onunla birlikte geldim o benim koluma girerek geldik. Adım atamıyordum o kadar kötüydüm. Daha sonra böyle gidip gelmekle baktım ki, inanın panik atağımı yendim. Gittiğim doktor 'Emine hanım sizin zamanınızda bir tane hasta vardı. Siz iyileştiniz o daha iyileşemedi. Ne yapıyorsunuz siz' dedi. Biz kitap analizleri yapıyoruz. Bağcılar Belediyesi'nde kitap okuyoruz dedim. Onların analizini yapıyoruz dedim. Okuduğum kitapların isimlerini benden aldı. Telefonumla çektim. Benden aldığı kitapları hastalarına tavsiye etti" ifadelerini kullandı.

"Gelinimde 4 aylık evli ben bu platformu sevdiğim içinde geliniminde katılmasını istedim"

Gelini ile birlikte okuma günlerine katılan Kaynana Kafiye Nişancı, "5 yıl önce başladım bu platforma. İsim olarak önce çok dikkatimi çekti. Bilge Kadın Platformu adı altında kardeşimin tavsiyesiyle geldim. Zaten kitap okumayı çok seviyordum. Evde fazla fırsat bulamıyordum ya da okuduğum zaman tek başıma anladığım şeyler daha farklı oluyordu. Burada arkadaşlarımla beraber okuyup, daha güzel analizlerini yapıp farklı yönlerden de bakabiliyorum. Aynı kitabı farklı da değerlendirebildiğimi fark edince buraya gelmek iyi oldu benim için. Oğlum ilk okul öğrencisi ders çalışırken, buradan faydalanıyorduk zaten. Gelinimde 4 aylık evli ben bu platformu sevdiğim içinde gelinimin de katılmasını istedim. Evde vakit geçirmektense böyle yerlerde arkadaşlarla kitap okumak daha iyi geliyordu ona da tavsiye ettim" dedi.

Kaynanasının tavsiyesi üzerine gelen Gelin Esengül Nişancı ise, "Annem getirdi beni buraya kadınları böyle görmek beni çok etkiledi gerçekten bende bundan sonra annemle birlikte devamlı gelmek isterim" diye konuştu. -

Alıntı:haberler.com

19 Mayıs 2017 Cuma

Öğrenciler Kafka'nın İzinde...



Öğrenciler Kafka'yı yakından tanımak için doğduğu şehir Prag'a gitmiş arkadaşlar.
Franz Kafka; Yalnız Bir Adamın Peşinden’ temalı düzenlen gezi beş gün sürmüş. Gezi kapsamında, Kafka'nın evi ve müzesi gezilirken, eser-yazar-dönem-zaman-mekan ilişkileri yerinde incelenmiş.

Gezi öncesinde Kafka'nın Dönüşüm adlı eserini okuyn öğrenciler yazarın dilini ve Dünyaya bakış açısını kavramaya çalışmışlar.Dönüşüm Romanı gerçekten muazzam bir eserdir bana göre.Prag'da 4 gece 5 gün kalan öğrenciler pek çok mekan gezmiş.


Franz Kafka’nın edebiyat yaşamını ve yaşadığı şehri yakından öğrenmek amacıyla düzenlenen gezide öğrenciler sırasıyla Prag, Terezin, Karoly Vary, Dresden ve Berlin şehirlerini ziyaret etmiş. Gezinin kapsamında Kafka’nın evini, Kafka Müzesi’ni, Wenceslas Meydanı’nı, Cafe Franz Kafka’yı, Cafe Louvre ve Cafe Arco’yu gören öğrenciler, yaşadığı evden eserlerine, fotoğraflarına, el yazılarına ve günlüklerine kadar birçok şeyi görme şansı yakaladı. Öğrenciler böylece, eser-yazar-dönem-zaman-mekan ilişkilerini kurmayı deneyimledi.


Kafka bahane,Prag şahane mi acaba demeden de geçemedim bu organizasyon için.Keşke bizim güzide yazarlarımızın dünya görüşünü ve edebi inceliklerini anlamamız için de böyle bir organizasyon düzenlense fena olmaz mı?Kafka'ya sahip çıkarken kendi öz yazarlarımızı unutmamak dileğiyle...

Kitap Fuarında Bir İlginç Vaka!!(Pes Doğrusu)




Gaziantep kitap fuarı bu sefer ilginç bir olaya şahitlik etti arkadaşlar.Ephesus yayınları standında Kamuran Akdemir isimli yazarın sekizinci cennet adlı kitabının imza etkinliği vardı.Ergen kesim diye hitap ettiğimiz topluluk imza için kitabı yazarın önüne atıyor ancak yazarla kimse ilgilenmiyor.Ancak kapak fotoğrafı olan Nilah Toprak adlı kapak mankenine ise ilgi büyüktü.

Normalde insanlar yazarla fotoğraf çekinmek isterken burada absürt bir olay yaşandı.İnsanlar direk Kapak mankenine yöneldi ve onunla resim çekindiler.Kapak mankenini olan ilgi ve alaka yazara oranla çok daha fazlaymış.Hatta çeşitli sloganlar bile atılmış kuyrukta.Tipik bir Wattpad vakasına benzettim ben bu olayı.Ne olacak bizim bu ergenlerin hali?

Son zamanlarda hızla yayılan tecavüzvari içeriği olan kitaplar neredeyse genç arkadaşlarımız tarafından benimsenmiş durumda.Özellikle Wattpad tarafından popüler olan yazarların kitaplarına bakın ne demek istediğimi anlıyacaksınız.Yayınevleri de sırf kar etmek için buna ön ayak oluyorlar ve genç kitlelerimizi duygusal anlamda zehirliyorlar.Artık birilerinin buna bir son vermesi gerekmiyor mu?

Kaynak:Edebiyathaberleri.com

17 Mayıs 2017 Çarşamba

Gaziantep'te Ağaçlar Kitap Açtı:)



Etkinliğin de böylesine şapka çıkartılır arkadaş:)Bu güzel etkinlik haberimiz de Antep'ten gelsin o zaman.Kocaeli kitap fuarında başlayan iyilik ajandası ile ülkemize yayılan bu etkinlikte Antep'te geniş katılım ile devam ediyor arkadaşlar.Gerçekten çok Orijinal bir farkındalık projesi olmuş.Düşünenlerin yüreğine sağlık.Kaliteli bireyler oluşturmanın en önemli faktörlerinden biri olan okuma konusuna farklı bir anlam katmış bu güzel etkinlik.


Aslında resimden herkes farklı anlamlar çıkarabilir.O derece güzel bir tablo.Nasıl ağaçlara su verip onları güzel bir şekilde yetiştirebiliyorsak,çoçuklarımızı da kitap okumaya özendirirsek,okumanın tohumlarını onların beyinlerine güzel bir şekilde ekersek herşey daha güzel olacak inşillah.



Gaziantep İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve Serencam yaynılarınan müşterek olarak yürüttüğü "Öykü Atölyesi" projesi kapsamında Gaziantep'te ilk kez "Ağaçlar Baharda Kitap Açıyor" etkinliği yapıldı. Sabahattin Zaim Sosyal Bilimler lisesinde gerçekleştirilen etkinliğe Ar-Ge'den sorumlu İl Milli Eğitim Müdür Yardımcısı Mehmet Ali Tiryakioğlu, Serencam Yayınları Genel Yayın Yönetmeni Gülşen Gazel, program için İstanbul'dan davet edilen Şair Şakir Kurtulmuş, birçok eğitimci ve öğrenci katıldı.


Öğrencilerle birlikte kitapları ağaçlara asan Mehmet Ali Tiryakioğlu, "Öykü Atölyesi" projesini önemsediklerini, bu vesileyle öğrencilere okuma ve yazma alışkanlığı kazandırmanın yanında topluma da kaliteli bireyler armağan edebilme gayreti içinde olduklarını ifade etti. Projeyi, Gaziantep'teki tüm okulları kapsar hale getirmek için çalıştıklarını da belirten Tiryakioğlu, proje sonunda öğrencilerin öykülerinden oluşan bir de kitap yayınlamayı planladıklarını söyledi. Sadece okuyan toplumların geleceğinin aydınlık olacağını ifade eden Tiryakioğlu, gençlerin kendi geleceklerini bilgiyle inşa edebilmeleri için her türlü fedakârlığa hazır olduklarını belirtti.


"Öykü Atölyesi" projesinde öğrencilere eğitim veren Yazar Gülşen Gazel ise, "Baharda Ağaçlar Kitap Açıyor" etkinliğiyle gençlerin zihin dünyalarına ekilecek bilgi tohumlarının toplum için tarifsiz güzellikleri meyve vereceğine dikkat çekmek istediklerini ifade etti. Hangi alanda çalışırsa çalışsın, mesleğinde başarılı olmak isteyen herkesin hayal kurmaya ve ufkunu genişletmeye ihtiyacı olduğunu söyleyen Gazel, "Öykü Atölyesi" ile öğrencilere, düşünmeyi, yaratıcı fikirler üretmeyi, kendini ifade etmeyi, günlük hayatta karşılaştıkları durumları kolaylıkla hikâyeleştirmeyi öğretmeyi hedeflediklerini belirtti. Tüm bunların, öğrencilerin eğitim hayatları boyunca karşılarına çıkacak sınavlarda da avantaj sağlayacağını söyleyen Gazel, "Umarız ülkemizin ve şehrimizin her köşesinde ağaçlar çiçek, zihinler ve kalpler bilgi, umut ve sevgi açar" şeklinde konuştu.