30 Kasım 2016 Çarşamba

Türk Klasikleri Meksika'da



Türkiye'nin Edebiyat alanında bilinirliğini artırmak için Başkanlık Tanıtma Fonu devreye girdi arkadaşlar.Türk Klasikleri Çeviri Projesi Meksika'da 30. Guadalajara Uluslararası Kitap Fuarında (FİL) yer aldı ve okurlarla buluştu.

Bu yıl ilk olarak Frankfurt  Kitap Fuarında kitapseverlere sunulan:'Safahat,Kutadgu Bilig,Seyahatname,Mesnevi,Yunus Emre Divanı ve Nutuk'tan derlenen bölümler ile Nasreddin Hoca,Hacivat ve Karagöz,Ömer Seyfettin'den seçme hikayeler,Latin Amerika'nın en büyük,dünyanın ise sayılı kitap fuarları arasında yer alan ve 26 Kasım-4 Aralık tarihleri arasında gerçekleştirilen Guadalajara Uluslararası Kitap Fuarında düzenlenen kokteylin ardından ücretsiz olarak ziyaretçilere dağıtıldı.

İngilizce,Fransızca,Rusça,İspanyolca,Almanca,Boşnakca ve Koreceye çevrilen eserler
Nisan 2017'de de Saray Bosna Kitap Fuarında okuyucularla buluşacak.

Türk Klasikleri'nin dünyaya tanıtılacak olması Edebiyatımız için harika bir gelişim
Son zamanlarda çeşitli yazarlarımızla aldığımız ödüllerle zaten çıtamız yükselmekte.Türk Klasikleri de bu anlamda çok ayrı bir tat verecektir.Umarız Edebiyat alanında dünyada hak ettiğimiz yeri alırız.

29 Kasım 2016 Salı

Arçelik Geri Dönüşümü Sanat ile Buluşturuyor!

“Dünyaya Saygılı, Dünyada Saygın” vizyonuna sahip Arçelik geri dönüşüm  konusunda farkındalık sağlamak amacıyla geçtiğimiz günlerde çok özel bir sergiyi hayata geçirdi ve geri dönüşümü sanat ile buluşturdu. Bu sergi ile Arçelik’in geri dönüşüm tesislerinden elde edilen malzemeler Türkiye’nin önde gelen sanatçıları ve tasarımcıları tarafından fonksiyonel sanat eserlerine dönüştürüldü.  Arçelik, bu proje ile geri dönüşüm konusunda farkındalık sağlarken, aynı zamanda tasarım konusundaki uzmanlığına da dikkat çekmiş oldu.

 

Bir boomads advertorial içeriğidir.

25 Kasım 2016 Cuma

Yeni Bloğuma da Beklerim:):)




Yeni bloğum bilgidünyasi.com yayın hayatına girdi arkadaşlar.Bu benim ikinci bloğum oluyor.Bu blogda sadece kitaplarla ilgili paylaşım yapmaya devam edeceğim.Yeni açtığım bilgidünyasi.com da ise hertürlü bilgiyi bulabilceksiniz:) Yani herhangi bir konuda yazmayacağım.Ortaya karışık konular olacak:)

Yalnız yeni açmış olduğum blog bir yönüyle biraz farklı.Bloğu tamamen akıllı telefon ile oluşturdum.Yani hiç bilgisayar kullanmadım.Şuan bile telefondan bu paylaşımı yapmaktayım ve bu hep böyle olacak:).Cep telefonu ile tema editlemek çok zor oluyor.Sitede birkaç eksik kaldı.Zamanla onları da düzelteceğim.Cep telefonu ile kurulan sitede paylaşımlar da full telefondan girilecek.Bir gece nöbetinde can sıkıntısı ile kuruldu bu blog.Şuanda gece nöbetindeyim:) Ne alakaysa şimdi:) Ya sitenin uzantısı olan .com bile cep telefonu ile yaptım.Çok zorlandım.Laptop ile 5 dakikada yapacağım şeyi telefon ile halletmesi biraz zaman aldı:) 

Bu bloğuma da beklerim arkadaşlar.Herkese iyi geceler😉

24 Kasım 2016 Perşembe

Buyrun Dünyanın En Küçük Kütüphanesine:)







Ben de dahil olmak üzere hepimiz devasa kitaplıklar görmeye alıştık.Hatta sırf kitaplarla bezenmiş,şekillimi şekilli kütüphaneler gördük.Herzaman büyük olacak değil ya canım bu kütüphaneler.Buyrun Dünyanın küçük mü küçük,minnacık kütüphanesine:)

Minyatür kitapların minyatür kütüphaneleri olur." diyen Macar koleksiyoncunun kitapları dikkat çekiyor.

Jozsef Tari, 1972 yılından bu yana minyatür kitap topluyor. Bugüne kadar topladığı kitapların sayısı 4500'ü geçmiş durumda.

Genellikle 76 mm veya daha küçük kitapları topluyor.

Koleksiyonunda 100 yaşının üstünde eserler bulunuyor.
Minyatür kitaplar arasında dinden siyasete pek çok alanda eser mevcut.

Koleksiyonu oluşturan kitapların büyük bir kısmı Macarca. Ayrıca Tari'nin koleksiyonunda 15 farklı çeşit minyatür gazete bulunuyor.

Çok tatlı ama değil mi?

Kaynak:Listekitap

17 Kasım 2016 Perşembe

Türkiye'de Kitap Okumaya Ayrılan Süre Günde Sadece 1 Dakika



Türkiye İstatistik Kurumu okuma alışkanlıkları üzerine bir araştırma yapmış arkadaşlar.Ülkemizde kitap okuma oranı malesef çok düşük bunu hepimiz biliyoruz.Son zamanlarda bu konuda güzel gelişmeler kaydetsekte,istediğimiz tabloyu görmek mümkün olmadı henüz.

Teknolojinin her alanda kendini belli etmeye başladığı bu sıralar,kitap okuma oranını da olumsuz şekilde etkiledi.Hemen herkesin elinde artık bir akıllı telefon var.Ülkemizde internete günde ortalama 3 saatimizi ayırırken okumaya ayırdığımız zaman sadece 1 dakika:( Televizyona ise ayırdığımız süre 6 saat.Bu çok ürkütücü birşey gerçekten.Kitap okuma ihtiyaç listemizde ise 235.sırada yer alıyormuş.

İngiltere ve Fransa bu konuda başı çekiyor.Ortalamaları %21,Japonya %14 lük dilimi ile bu iki ülkeyi takip etmekte.Amerika %12,İspanya %9 diye devam ediyor.Türkiye ise %0.1 (Binde bir) okuma oranı ile diplere demir atmakta.Dünyada bu konuda 86.sıradayız.İçler acısı bir durum.

Okuyanlarımızın %65 lik kısmı aşk kitapları okuyormuş;) Duygusal ülkeyiz vesselam:)%24 siyasi,%13 düşünce,%7 kişisel gelişim okuyormuş.


Türkiye’de her yıl 45-50 bin başlıkta kitap basılıyor. Elektronik ortamda da 4-5 bin kitap yayınlanıyor. Basılan kitapların yarıdan fazlası (yüzde 58’i) ders kitapları. Yılda 15 bin dolayında edebiyat, 1.500 kültür ve sanat kitabı, 3 bin kadar dini kitap yayını var.

Türk çocukları kitap okumada Afrika ülkelerinin gerisinde kalmış durumda. Çocuklara kitap hediye edilmesi sıralamasında Türkiye 180 ülke içerisinde 140. sırada.

Türkiye’de 100 kişiden sadece 4 kişi kitap okuyor. Dünyada kişi başına kitap harcaması 1.3 dolar, Türkiye’de ise çeyrek dolar. Kişi başına kitap sayısı 60 yılda artmadı. Önemli ölçüde geriledi. 



9 Kasım 2016 Çarşamba

Ahırı Kütüphaneye Çeviren Koca Yürekli İnsan!!



Gün geçmiyor ki güzel ülkemden umut dolu,ışık saçan haberler gelmesin.Koca yürekli bir insan daha karşımızda:Hüseyin Ege Kök

Bu güzel kardeşimiz annesinin vefat etmesinin ardından ahırını kütüphaneye çevirdi.Böylece bölgedeki tüm çocuklar bu kütüphaneden yararlanıyor.Bu kalbi büyük adamı kocaman öpüyorum.




Haberin detayı:

Hüseyin Ege Kök sadece 17 yaşında bir lise öğrencisi. Osmaniye’nin Düziçi İlçesi’nde yaşıyor ve okumayı çok seven bir genç.

Hüseyin’in annesi kısa bir süre önce vefat etti. Ve Hüseyin, annesinden kalan evlerinin ahırını, bölgedeki tüm çocukların yararlanabileceği bir kütüphaneye dönüştürme kararı aldı.

Onun bu güzel kararına, harika insanların desteği de eklenince, 150 kitaplık bir kütüphaneyle başlangıç yaptılar.

“Yüksel’in Kütüphanesi” adını verdiği bu kitaplığa, günde 20 çocuk geliyor. Üstelik burada kitap okumak dışında, çocuk filmleri de izleyebildikleri bir televizyon bile var.

Sadece çocukların değil yetişkinlerin de ilgisini çeken Yüksel’in Kütüphanesi’nden, köylüler de çok memnunlar. Hüseyin’in kütüphanesi bir traktör römorkunda başladı ve şimdi eski bir ahır olan odada büyüyerek devam ediyor.

150 kitapla açtığı bu muhteşem kütüphanede şimdi 3.500 kitap var. Hüseyin, Osmaniye Barosu Başkanı Avukat Dilem Aksoy ve Osmaniyesporlu futbolcuların da içinde olduğu, kitap desteği veren herkese teşekkür ediyor.
17 yaşındaki bu aydınlık çocuğun söyledikleri ise örnek olacak nitelikte:

“Okuma alışkanlığının artması amacıyla bu yola çıktım. Öncelikle bir traktörün römorkunda yakın köyler dahil gezerek kitap dağıtmaya başladık. İlk olarak annemden kalan 150 kitapla başladık ve geldiğimiz süreçte ise yaklaşık 3 bin 500 kitabımız oldu. Kütüphanemizin ilk kitaplarını annemden aldığım için biz de onun adını kütüphanemize verdik. Bundan sonra gelecek olan kitapları da ihtiyaç sahibi okullara vermeyi düşünüyoruz. Amacımız Türkiye’yi aydınlığa kavuşturmak.”

 Yüksel’in Kütüphanesi’ne kitap desteği vermek isteyenler aşağıdaki adresten ulaştırabilirler:

Yarbaşı Beldesi Karaçarlı Köyü Yüksel Kök Caddesi Yüksel’in Kütüphanesi No:89 Düziçi/Osmaniye
Hüseyin Ege Kök

 Kaynak: DHA

5 Kasım 2016 Cumartesi

Rıfat Ilgaz-Halime Kaptan(Türk Klasikleri)



Rıfat Ilgaz'dan son derece sürükleyici ve güzel bir roman.Türk kadınının gücüne bu romanda birkez daha şahit oluyoruz.

Roman genel anlamda denizde geçiyor ve sık sık denizcilik terinleriyle karşılaşıyoruz.

Temel Reis yaşlı bir kaptandır.Ağrılarla başı derttedir.Ağrıları çoğu gece onu uyutmaz ancak birilerinin eve bakması gerekmektedir.Sonuçta kış yaklaşmaktadır ve kıtlık olma ihtimali vardır.Temel Reis Bekir'ide yanına alıp yola koyulur.

Halime Temel Reis'in gelinidir.Son derece sağlam bir karakter olarak karşımıza çıkan Halime tam bir Anadolu kadınıdır.Elinden her iş gelir.Bir erkek kadar güçlüdür adeta.Kocası Salih ise asker kaçağı olduğu için cezaevindedir.

1. Dünya savaşı sıralarında geçer roman.Bu haliyle de o zamanki koşullar içerisindeki ülkemizi güzel bir şekilde yansıtır.Bir nevi tarihe ışık da tutuyor bu haliyle.

Romanı daha fazla anlatarak büyüsünü bozmak istemiyorum.Okunası bir roman.Tavsiye edilir😉

31 Ekim 2016 Pazartesi

Stephen King Ezber Bozdu,Bu Sefer Çocuklar İçin Yazıyor




Korku-Gerilimin usta ismi Stephen King ezber bozdu arkadaşlar.Bu sefer tamamen kulvarı dışına çıkıp çocuklar için bir kitap yazıyormuş.

Ben epey şaşırdım arkadaşlar.King ve çocuk kitabı yazmak:) Kitabın konusu bir tren olduğunu düşünürsek aklıma direk Çuf Çuf Charlie geldi.(Kara Kule Serisini okuyanlar hatırlayacaktır)

Kitap Bob adlı bir mühendisin Charlie adlı treniyle yaşadığı maceraları anlatıyor. Fakat Charlie'nin onu diğer trenlerden ayıran bir özelliği var: Charlie "yaşıyor."

Kitabın kapağında Stephen King'den bir alıntı da yer alıyor: "Eğer ben bir çocuk kitabı yazsaydım tam olarak böyle yazardım!"

30 Ekim 2016 Pazar

Trafiğe Karşı Edebiyat Dediler ve Bu Muhteşem Manzaraya İmza Attılar



Yine muhteşem bir haberle karşınızdayım arkadaşlar.Bu haberdeki manzara gerçekten muazzam.Bu görüntüler Kanada'nın en büyük şehri Toronto'dan. 







Listekitap bu güzel haberi paylaştı.İşte detaylar:

Toronto Nuit Blanche Festivali dahilinde Luzinterruptus adlı sanat kolektifi ilginç bir çalışmaya imza attı. Literature vs. Traffic(Trafiğe Karşı Edebiyat) adlı enstalasyon çalışmasıyla şehrin trafiğinin insana olumsuz etkilerine dikkat çekmek isteyen Luzinterruptus, gönüllülerin bağışladığı yaklaşık 10 bin kitapla trafiğin gürültüsünü edebiyatın sessizliğine dönüştürdü. Hagerman Sokağı’nın tamamını kitaplarla kaplayan ve sokağı araç yığını olmaktan çıkarıp kitap denizine çeviren çalışma 12 günde tamamlandı.

Trafiğin, gürültünün, kirliliğin olumsuz etkilerini sorgulamaya olanak tanıyan enstalasyon, şehre egemen olan unsurun trafik değil edebiyat olması gerektiğini hatırlatıyor.

Luzinterruptus sanatçıları da yaptıkları açıklamada, edebiyatın sokaklara egemen olmasını ve insanlara trafiğin olmadığı alanlar yaratılmasını istediklerini dile getirdiler.

28 Ekim 2016 Cuma