4 Şubat 2012 Cumartesi

Paulo Coelho-Elif

Simyacı eserini okuduktan sonra bu kitapdan çok umutluydum.Ama hayalkırıklığına uğradım.Bu kadar vasat bir konu görmedim.Olaylar birbirinden o kadar kopuk ki bağlamak imkansız gibi.Tamam sevgi adına güzel sözcükler var,olaylardaki keşmekeş insanı bunaltıyor.Paulo Coelho bir tren gezisine çıkar.Bu gezi 9288 km sürecektir.Dünyanın en büyük 3.tren istasyonunda başlar yolculuk.Bu yolculukta yazara Yao adınada bir Çinli,yayıncısı ve Hilal adında Türk asıllı bir kemanist katılacaktır.Bu eserde Coelhe sık sık başka dünyalara gidecektir.Bir nevi reakarnasyon anlatılıyor aslında eserde.Sürekli başka yaşamlara daha doğrusu önce yaşadığını iddia ettiği hayatlara yolculuk yapıyor.Bir nevi kendi iç dünyasına yolculuk yapıyor.Hilalle aralarında duygusal bir bağ oluşuyor.Ve Hilal'le sık sık Elif'e giriyorlar.Elif Bu dünyaya uzanan paralel bir dünya..Yani bir tür 3.boyut.Bu dünyada yazar sürekli geçmişiyle yüzleşecktir.

Bu kadar karmaşık olaylar zinciri var romanda.Tamamen zaman kaybı diyebilirim.Paulo Coelho bu eserle birlikte sınıfta kaldı.Simyacı gibi bir eser yazan yazara yakıştıramadım açıkcası:(..

2 yorum:

  1. bizim de ilgimizi hiç çekmemişti bu kitap, yorumunuza bakılırsa isabet olmuş.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet gerçekten isabet olmuş.Yorumunuz için teşekkürler.

      Sil

Değerli Yorumlarınız İçin Çok Teşekkürler..