30 Aralık 2014 Salı

Şeytan Filmi-1974( The Exorcist Bir Garip Türk Uyarlaması:)


Şeytan Filmi'ni izleyemeyen kalmamıştır sanırsam.Bir zamanlara damgasını vurmuş kült bir filmdir.Çocuk yaşlarda izleyipte çok etkilendiğim bir filmdir.Bu filmin bir de Türk versiyonu olduğunu biliyordum ve izlemeye karar verdim.Film 1974 yılında çekilmiş.İlk Türk Korku Filmi olarak karşımıza çıkıyor.Biraz olsun korkma ümidiyle gecenin bu vakti filmi izlemeye başladım ama gülmekten korkmaya fırsat bulamadım.Heleki annesinin kızının üstünde beraber yatakta havaya zıplaması beni bitirdi adeta.Ancak beğendim ben yine de filmi.1 saat 40 dakika nasıl geçti anlamadım:)

 Filmin Başrollerinde Cihan Ünal ve Meral Toygun oynuyor.İçerisine şeytan girdiği düşünülen bir kızın dramatik hayatı ve annesinin kızını kurtrarmak için verdiği çaba anlatılıyor filmde.Orjinal filmin birebir Türk Uyarlaması olmuş.Tabiki konu itibariyle.Orijinali ile  boy ölçüşemez.

26 Aralık 2014 Cuma

Yeni yılda hem her şeyden haberiniz olsun hem de moda ve yeni keşifler sizden sorulsun!

Haberleri takip etmek için kullanılabilecek en iyi uygulama Hürriyet E-gazete olsa gerek. Hem basılı gazete okuma keyfini yaşarken, hem de güncel haberlere ulaşabilme imkanı sunuyor. Uygulamanın son güncellemeleri ile de; hava durumuna, burcuma, finans haberlerine ve sinema rehberine ulaşabiliyorum. Hürriyet E-Gazete'nin en güzel yanı da (sona sakladım) bir sonraki günün haberlerini 00:00'da alınıyor olması.
Şimdi de sizi Hürriyet E-gazete'nin yılbaşı paketi ile tanıştırmak istiyorum. Bu pakette Hürriyet E-Gazete'nin yanı sıra, Elle ve Atlas dergilerinin dijital kopyası var :)
Haberleri ve gündemi hem gazete okuma keyfini yaşayarak takip etmek isteyenler, hem de ben gazetemi okurken bir yandan da falıma da bakarım, filmlerden de haberim olur diyenler yılbaşı paketini kaçırmasın derim! Hem de kısa bir süre için sunulan bu paketi alıp, gazete keyfini sürerken modayı Elle ile takip de edebilir, Atlas okuyarak da farklı keşifler yaşayabilirsiniz.
Yeni yılda sevdiklerine sevdiğin şeyleri hediye etmek de adettendir. Siz de arkadaşlarınıza ve gazetesiz olmaz diyen aile üyelerinize 6 aylık veya 1 yıllık versiyonları olan Hürriyet E-Gazete paketlerinden birini hediye edebilirsiniz. Her gün kullandıkça sizi hatırlasınlar:)
Daha ayrıntılı bilgi almak için sitelerini ziyaret edebilirsiniz.
Bir boomads advertorial içeriğidir.

20 Aralık 2014 Cumartesi

19 Aralık 2014 Cuma

Chris Cleave-Küçük Arı (Duygusal-Drama)


Son derece etkileyici,duygusal,akıp giden ve insanı çeşitli duygulara sevk eden güzel bir roman.Kitabı okurken hiç sıkılmadım desem yeridir.Kapağından anlaşıldığı gibi kitap çok yıpranmış.Arkadaşım vermişti okumam için.O yüzden resimdeki kırışıklık için kusura bakmayın:)

Kitabın ismine bakınca arkadaşlarım sen ne okuyorsun öyle kaç yaşa hitap ediyor bu roman dediklerini duyunca gülmüştüm.Nitekim kitabın ismi Küçük Arı ama korkmayın yetişkinlere hitap ediyor:)Ancak kitabın üzerinde yazan bir sonraki Uçurtma Avcısı görüşüne katılmıyorum.Yani konular farklı.Duygusal açıdan da olsa çok  benzerlik yok. 

27 Kasım 2014 Perşembe

Yuzarsif-Satılık Ruh (Korku-Gerilim)


Kitabı okumaya başlamadan önce yazar hakkında adı verilen bölüme bir göz gezdirdim.Okuduğum bana çok ilginç geldi.Şöyle ki yazar hakkında kısmında aynen böyle yazıyordu: İnsan.Biraz yazar,biraz şair ve biraz da ruh hastası.20 yaşında değil,19 yaşında hiç değil.Türkiye'nin en genç gerilim yazarı olduğunu iddia ediyor,bu kadar.

Bir yazar için gerçekten çok iddialı bir cümle kurmuş yazar.Türkiye'nin en genç gerilim yazarı olduğunu iddia etmiş ama yaşını belirtmemiş.Sanki gizemli bir yazar imajı vermeye çalışmış benim fikrime göre.Hani bazı yazarlar takma isimle çıkar ya karşımıza.Kim olduğunu çok merak ederiz.Yıllar sonra gerçek kimliğini öğreniriz.Bu kardeşimizde bu yoldan gidiyor anlaşılan:) Başarılar dileyelim o halde.Türk işi olsun.Gerilim olsun ve kitap sağlam olsun da yaş pek önemli değil zannımca:)

Kitabı 2 gün gibi bir sürede bitirdim.Sırf merak ettiğim için ki yazar bunu çok iyi başardı.Kitabı bu sayede erken bitirdim,çalışmasam 1 günde biterdi o ayrı mesele:) Kitabın içeriğine geçmeden önce Uğur Tuna Yayınları'na bir gönderme yapacağım.Daha önce Gonca Çiftçioğulları'nın Gece Gelen Ölüm adlı romanında bahsettiğim şeyleri yineleyeceğim.Gereksiz sayfa israfları beni çok geriyor,yapmayın bunu kardeşim.Bir de çok fazla yazım yanlışı vardı romanda.Keşke biraz daha dikkat edilseydi bunlara neyse..

24 Kasım 2014 Pazartesi

Alein Kentigerna-Halüsinasyon (Polisiye-Gerilim)


Yine Alein Kentigerna ve yine harika bir Polisiye-Gerilim.Bir roman ancak bu kadar güzel ve zekice kurgulanır.Tam katili buldum derken yine ters köşeler,yine aldatmacalar,akıl karışıklığı ve harika bir son daha ne olsun.Daha önce okuduğum Sırlar Uçurumu ile beni ters köşeye yatıran yazarımız yine istikrarını sürdürüyor:) Gerçi katili kıyısından köşesinden yakalasam da ters köşe olmaktan kurtulamadım:) Film izler gibi akıyor roman.Heyecan hat safhada.Romana öyle bir hızlı giriş yapıyorsunuz ki bir bakmışsınız roman bitmiş:) Gerçekten bu adamın romanlarına hayranım.Polisiye sevenlerin kaçırmaması gereken bir roman diyebilirim rahatlıkla.

Romandan bahsedecek olursak;tipik polisiye romanlarında olduğu gibi sapık bir seri katilimiz var.Katilimizin kendine göre imza şekilleri ve ritüelleri var.Öldürdüğü kadınların vücuduna çeşitli isimler damgalıyor.Bu yüzden katilimizin lakabı damgacı.Ancak bu roman diğer polisiyelere göre bir bakıma ayrılıyor.İçerisinde psikolojik travmalarda var,halüsinasyonlar da var.Basit bir polisiye değil anlayacağınız.Mike Northon adında FBI da çalışan davranış bilimleri uzmanı baş karakter olarak çıkıyor karşımıza.Seri katillerin ruhsal yapılarını analiz edip yakalnmasına yardımcı oluyor.Damgacı adlı seri katile kafayı çok fazla takmaktadır ve bulunması için gece gündüz çalışır.FBI da çalışan ajanlarla işbirliği yapmaktadır bu anlamda.Siz de takdir edersiniz ki FBI katilin peşine düşer:) 

26 Ekim 2014 Pazar

Ödül Vermişler,Teşekkürler :)


Sevgili kitap kurdumuz http://mehtapvekitap.blogspot.com/ ve sevgili kardeşimiz http://kitapsevinci.blogspot.com.tr/ sağolsunlar bu ödülü layık görmüşler:)
Teşekkürlerimi sunarak aldım ödülü ve bende vermek isterim tabi.Kuralları şunlarmış ödül vermek için:
1-Ödülü verenlerin  linkini de veriyormuşuz .
 http://mehtapvekitap.blogspot.com
http://kitapsevinci.blogspot.com.tr

2-Ödül resmi paylaşılacakmış.

Tabi ki ne demek:)

3-15 tane arkadaşımıza da bu ödülden veriyormuşuz.Ben biraz bonkör davrandım ve bütün blog arkadaşlarıma armağan ettim gitti:)Hepiniz sevgiyle kalın..

24 Ekim 2014 Cuma

20. Yüzyılın En Önemli Sanatçılarından Marcel Broodthaers'ın Sergisi Akbank Sanat'ta!

Belçikalı şair, heykeltraş, film yapımcısı ve sanatçı Marcel Broodthaers’ın işlerinin sergilendiği  Sözcükler, Nesneler, Kavramlar sergisi Akbank Sanat’ta açıldı.
20.yüzyılın en önemli sanatçılarından olan Broodthaers, 40 yaşına kadar sadece şiir ile ilgilenmiştir, satmayan  Pense-Bête şiir kitabının 50 kopyasını alçıyla kaplayarak okunamaz hale getirmiş ve kitabıyla aynı adı taşıyan Pense-Bête (Anımsatıcı) başlıklı ilk sanatsal eserini üretmiştir. Aynı sene, 1964’te; ilk sergisinin kataloğuna şöyle yazmıştır:  “Ben de bir şeyler satıp hayatta başarılı olamaz mıyım, diye düşündüm. Ne vakittir işe yarar, beş para eder bir tek şey yapmamıştım. 40 yaşına gelmiştim ... Ve nihayet aklıma, sahte, samimiyetten uzak bir şey icat etme fikri geldi; hemen işe koyuldum. Üç ay sonra, ortaya çıkan ürünü Galerie St Laurent’in sahibi Philippe Edouard Toussaint’e gösterdim. “İyi de, bu sanat” dedi Toussaint, “ve onu seve seve sergilerim”. “Anlaştık” dedim. Satılan bir eser olursa, Toussaint paranın %30’unu alacaktı. Öyle anlaşılıyor ki bu, standart anlaşma şartlarından biri; %75 alan galeriler bile var. Peki eser nedir, diye sorarsanız: Aslına bakılırsa, nesneler.” 
Marcel Broodthaers’ın  ilk sanat objesi Pense-Bête (Anımsatıcı)’i Akbank Sanat’ta görmeniz mümkün. Kavramsal sanatın en önemli isimlerinden olan Broodthaers, eserlerinde; yazılı dil kullanımı ve kelime oyunlarına sıklıkla yer vermiştir. Belçikalı sanatçı René Magritte ve Fransız şair Stéphane Mallarmé etkisi eserlerinde açıkça hissedilmektedir.
Belçika’nın popüler bir yemeği olan midyeler, yumurta kabukları, süt şişeleri gibi gündelik objelere yeni bir bakış açısı kazandırmıştır. 289 yumurtadan oluşan 289 Oeufs, 20x13=260, 2x14=28, +1=1, = 289 Oeufs.
Müze, eser, sanatçı ve seyircisi arasındaki ilişkiyi irdeleyen birçok eser vermiş ve bu ilişkiyi derinlemesine sorgulamıştır. 1968 senesinde Brüksel’de kendi evinde, kavramsal bir müze olan Musée d'Art Moderne, Départment des Aigles (Modern Sanat Müzesi, Kartallar Bölümü)’i kurmuş, davetiyeler bastırıp açılış yapmıştır. Eser röprodüksiyonları, eser kutuları, kartpostallar, duvar yazılarının sergilendiği müzeye; 1968-1971 arasında farklı mekanlarda farklı bölümler de eklemiştir. Müzenin herhangi bir koleksiyonu yoktur, belirli bir lokasyonu yoktur.Eserleri, MOMA_New York, TATE Modern_Londra, Stedelijk Van Abbemuseum_ Eindhoven, Centre Pompidou _  Paris and MACBA_Barselona koleksiyonlarında yer almaktadır.
Sergi hakkında daha detaylı bilgi almak için www.akbanksanat.com sayfasını ziyaret edebilirsiniz.
Bir boomads advertorial içeriğidir.

10 Ekim 2014 Cuma

Gonca Çiftçioğulları-Gece Gelen Ölüm (Polisiye-Gerilim)


Türk işi polisiye hem de bayan   bir yazardan.Yanlış anlaşılmasın,malum ülkemizde bayan polisiye yazarı olmak  pek alışılmış bir durum değil. Michaellardan,Johnlardan,Alexlerden,sıkılmıştık.Bak bu romanda tamamen  Türk karakterler var.Mehmet,Selda,Levent,Hakan,Ebru Sezer gibi.Tamamen Türk işi olan bu romanın yazarını öncelikle tebrik ediyorum.İşte Türk Polisiyesi'ne bu tarz romanlar ve yazarlar lazım kardeşim.Çıta yükselecek inşallah bu tarz romanlar arttıkça.Gönülden inanıyorum buna.Neden daha fazla Ahmet Ümit'ler,Osman AYSU'lar çıkmasın ki.

Yalnız bir eleştirim olacak.Kitap güzel,hoş akıcı da o sayfa sonlarındaki lüzumsuz kağıt israfları ne öyle.Zaten bölümler numaralı.Yani sayfa yarıda kaldıysa arka sayfanın tamamen boş olup da diğer bölüme geçmesine anlam veremedim açıkcası.Tamam bölüm sonu olabilir de sayfanın yarısı boş zaten arka sayfadan bölüm numarası verip devam ettirsene romanı.Basımdan mı kaynaklı ama bu durum hoşuma gitmedi.Nitekim bir ara sayfalar eksik mi acaba şüphesine düştüm.Romanın genelinde toplasan 20-30 tane boş sayfa çıkıyor bahsetmiş olduğum gibi.

2 Ekim 2014 Perşembe

Alein Kentigerna-Sırlar Uçurumu (Polisiye-Gerilim)


Yeni tanıştığım ve iyi ki tanıştığım bir yazar Alein Kentigerna.Roman da bir o kadar güzeldi.Yazar tanıdık geldi ve kitaplığımı şöyle bir karıştırdığımda çok mutlu oldum.Çünkü bu yazarın Halüsinasyon kitabı da kitaplığımda varmış.Uzun zaman önce almışım.Çok sevindim ve kısa bir süre sonra o kitabı da okuyacağım.Yazar çok zekice kurgulamış romanı.Daha kaç kez ters köşe olacağım diye geçirdim içimden.Kitabın sonunu ve katili tahmin etmek gerçekten çok zor.Tahmin edebilene helal olsun diyorum.Öyle şaşırtmacalar,öyle ters köşeler var ki :)Bir dakika bile sıkılmadım romanı okurken.İyi geldi iyi :) 

Romanın başlarında Fransız isimleri insanın kafanı karıştırıyor ve romana odaklanmayı zorlaştırıyor olsa da sayfalar ilerledikçe her şey yerine oturuyor.Kitabı okurken aynı zamanda tarihi bilgiler de ediniyoruz.Özellikle Napolyon Bonapart zamanında kazanılan zaferler ve yenilgiler kitaba ayrı bir zevk vermiş.Dolaylı yoldan olsa da tarihi bilgi içeren kitapları hep sevmişimdir.

2 Eylül 2014 Salı

John Smith-Psikopat (Aşk-Polisiye)


Kitabı alırken kapağı beni çok etkilemişti.Hatunun gözünün içinde elinde küçük bir keser olan bir sapık vardı.Wow dedim bu kitap tam benlik.Bir de damlalar şeklinde kan efektleri vermişler.Tasarım gayet iyi.Kitabın arkasını inceledim,özeti okudum tamam dedim bu kitap alınır.Yine yanılmışım:)Gözüm kitap bitene kadar psikopat herifi aradı ama ne çare:)

Bir ara düşündüm acaba kitabın kapağı farklı içeriği mi yanlış dedim.Çünkü kitap bildiğin aşk romanı:)Liseli iki ergenin arasında geçen bir aşk:)Eee nerede bizim Psikopat:)İsim ile içerik arasında bu denli tutarsızlık olan bir kitap ilk defa okudum dersem,yeridir:)Anlatım olarak fena değil ama beni bir türlü sarmadı.Çerez niyetine okunabilir.Hele sonu çok feci,kitap yarım bitiyor:)Muhtemelen devamı gelecek ya da varsa da ben bilmiyorum.Devamını okurmuyum?Elbette hayır:)

27 Ağustos 2014 Çarşamba

Tess Gerritsen-Gölgesizlerin Tutkulu Dansı (Macera-Polisiye)


Tess ablanın bir kitabını daha bitirdim.Yalnız bu kitap beni tatmin etmedi.Tess değil de Nora Roberts kitabı okuyormuş gibi hissettim kendimi.(Yanlış anlaşılmasın Noray'ıda çok severim ben.Tarz itibari ile demek istedim burada)Normalde alışık olduğumuz Tess abla Tıbbi gerilim yazar ama son zamanlarda bu alandan uzaklaşıyor ve bence kalitesi düşüyor.Son zamanlarda fark ettiğim kadarıyla Tess ablamız epey  kitap yazdı ama kalite düşüyor.Yani daha az yazsa da daha kaliteli yani eski Tess abla romanları gibi romanlar yazsa daha iştahlı okuyacağım.Rizzoli&İsles serilerinden sonra Tess abla düşüşe geçti benim gözümde.Bu romanda hakeza öyle.Nora Roberts tarzı olmuş.Yani Polisiyenin içine aşkı karıştırmış.Tabi bu anlamda Roberts kadar başarılı olamamış.Çünkü Polisiyenin içinde aşk konusu geçecekse Nora Roberts'in üzerine tanımam:) Eski Tess ablayı özledim ben.Hani o otopsili,kanlı,tıbbi yani daha çok geren kitaplarını özledim.Umarım Tess eski kimliğine bürünür:) Romanın konusuna gelecek olursak:

18 Ağustos 2014 Pazartesi

Trevanian-Şibumi (Macera-Polisiye)


Uzun süredir okumayı düşünüp de henüz okuma imkanı bulduğum harika bir kitap Şibumi.Trevanian'ın ününü çok duymuştum.Gerçekten zeki bir yazarmış bu kitabıyla bunu çok iyi anladım.Diğer kitaplarını da okumak için sabırsızlanıyorum.Hatta Katya'nın yazı adlı kitabını aldım bile:)

Nicholai Hel kitabımızın kahramanıdır.Japonyada bir Amerika düşmanı olarak yetişmiştir.Japon general büyümesine yardımcı olmuş ve dostu olan Otaki San'ın yanına yollamıştır Hel'i.Hel burada Şibumi felsefesini ve GO  adlı oyunu öğrenmiştir ve bunu hayatının felsefesi haline getirmiştir.Şibumi felsefesini anlatmak gerçekten çok zor.Kitabı okuyanlar bana hak verecektir.Şibumi aslında hayatın ta kendisidir.Bir yaşam biçimdir.(Spoiler vermemek açısından daha fazla açmıyorum) Go oyunu hakkında detaylı bilgiye BURADAN ulaşabilirsiniz..

25 Temmuz 2014 Cuma

Can Dündar-Aşka Veda( Aşka Dair,Duygusal)

 
İlk Can Dündar deneyimim oldu bu kitap.Yazarın dili ve samimi yazıları hoşuma gitti açıkçası.İçerisinde aşka dair kesitler veren güzel yazılar olan bir kitap.Kısa hikayeler şeklinde insanın aşkı tekrar sorgulamasına sebep olan bir kitap diyebiliriz.Aliye İle Ramazan ve Yürek isimli gerçek hayattan alınmış yazılar çok hoşuma gitti.Kitap içerisinde bu tarz pek çok yazılar mevcut.

23 Temmuz 2014 Çarşamba

Nobel Ödüllü Yazar Hayatını Kaybetti!!


Nobel edebiyat ödülü sahibi Güney Afrikalı yazar,Nadine Gordimer hayatını kaybetti.

Yazarın ailesi tarafından yapılan açıklamada, ünlü yazarın evinde uyurken öldüğü belirtildi.

Man Booker Ödülü'nü 1974'de, Nobel Edebiyat Ödülü'nü de 1991'de kazanan Gordimer, Güney Afrika'daki Apartheid rejiminin karşısında durmuştur.

7 Temmuz 2014 Pazartesi

Uzun Zaman Olmuş:):)

Uzun bir süredir bloğu ihmal ettim.Gerek sağlık sebepleri gerek iş yoğunluğu beni iyice uzaklaştırdı.Çeşitli sıkıntılar atlattık ve zor zamanlarımız oldu.Ama hepsinden öte dünyanın en mutlu insanı oldum.Neden mi?Çünkü dünyanın en iyi eşi bana mükemmel bir hediye bahşetti ve bir oğlumuz oldu,allahıma binlerce şükür:)
 
 
Bu boşlukta kitap okudun mu derseniz,hayır okumadım yalan söylemeye gerek yok.Umarım bundan sonra yine düzenli okumaya başlarım ve siteye ekleriz.Herkese yeniden kucak dolusu sevgiler ve selamlar..

5 Haziran 2014 Perşembe

BU HÜRRİYET ÇOK ''SOSYAL'' !

Hurriyet.com.tr geçtiğimiz günlerde yeni bir projeyi takipçileri ile buluşturdu. Bu proje aslında Hürriyet markasını çok daha sosyal bir hale getiriyor, Hürriyet’i sadece bir haber sitesi olmaktan çıkarıp dijital dünyanın hızı ve etkileşimini kucaklayan bir sosyal platforma dönüştürüyor.

Öncelikle Hürriyet Sosyal’e üye olmanız  gerekiyor. Aslında bu üyelik bu sosyal dünyaya giriş anahtarınız. Sonrasında bu anahtarla giriş yaptığınız dünyayı ne kadar aktif kullanacağınız size kalmış. Bir blog yazarı olarak blogumdaki içerikleri hürriyet sosyal takipçileri ile buluşturabiliyor, günün bana göre dikkat çeken haberlerini bu platformdaki takipçilerimle buluşturabiliyorum. Düşünsenize, hurriyet.com.tr ‘de kendi haberlerinizi paylaşabileceğiniz bir alan daha sizi bekliyor!

İlgi alanınıza göre kategorileri belirleyebiliyor ve bu sayede sizi gerçekten ilgilendiren gelişmeleri çok daha hızlı bir şekilde öğrenebiliyorsunuz. Bir müzik bloggerı olarak bu özelliği şüphesiz ağırlıklı olarak kültür sanat kategorisinde kullanıyorum. İlginizi çeken ve ‘’ben de bir yorum yapayım’’ dediğiniz haberleri de hashtag’lerle paylaşabiliyor diğer kullanıcılar ile tartışabiliyorsunuz. Bu hürriyet sosyal’in bir başka artısı şüphesiz. 

Ancak bana göre, bu projenin en keyifli yanı Hürriyet yazarları ile çok daha hızlı bir şekilde iletişime geçebiliyor olmanız ve onlarla ciddi bir etkileşimde bulunabilmeniz. Yazarlar bu platformu sadece haber linklerini paylaşmak için kullanmıyor, sosyal medya platformu gibi anlık düşüncelerini paylaşmak için de kullanıyor. Bu sayede yazarları yazıları dışında anlık iletileri de daha yakından tanıyor ve onlardan haberdar olabiliyoruz.

Hürriyet sosyal, habercilikte net olarak yeni bir dönemin başlangıcını yapıyor. Okuyucuyu, sadece okuyucu olmaktan çıkarıyor, yazan, tartışan bir katılımcı konumuna getiriyor.

Şimdi Hürriyet’in Sosyal dünyasını daha yakından tanıma zamanı…

İçerik: www.hayatmuzik.com

 

Bir boomads advertorial içeriğidir.

8 Mart 2014 Cumartesi

Dean Koontz-Kurbanlar (Korku-Gerilim)


Uzun süredir bu kadar kanlı bu kadar sadist bir kitap okumamıştım:) Bir o kadar da iğrenç ölümler.Kan,kopan uzuvlar,yaratıklar kısacası vahşet adına arayacağınız her şey var kitapda.Stephen King'in O romanını çağrıştırdı bu kitap bana.Gayet de sürükleyici bir kitap.

Jenny ve kardeşi Lisa Snowfield kasabasına geldiklerinde kasabada bir tuhaflık hakimdir.Hiç bir hayat belirtisi yoktur.Doktotr Jenny birşeylerin ters gittiğini düşünmektedir.Kasabada ki insanlar buhar olup uçmuştur adeta.Evlerine girdiklerinde ise şok olurlar.Evde çalışan görevli iğrenç bir şekilde öldürülmüştür ancak cesette kan yoktur.Bu ölüm normal ölümlerden çok farklıdır.Doktor ölüyü incelese de bu işten bir anlam çıkaramaz.İlk başlarda bunun bir salgın olduğunu düşünür.Diğer evleri ziyaret eder ve o evlerde de durum aynıdır.Kasaba resmen bir gecede kana bulanmıştır.O gece Jenny şans eseri kardeşi ile birlikte kasaba dışındadır.Peki bu insanları öldüren nedir?Polisler ve Jenny bu ürpertici ölümlerin peşine düşerler.

3 Mart 2014 Pazartesi

Bi Küçük Eylül Meselesi-2014 (Duysusal-Drama)


Seçimlerin yaklaştığı bu sıralar çok çalışmaktan bloğu epey ihmal ettim:) Boş vaktim çok az gerçekten.Az boşluk bulunca sinemaya gitme fırsatı buldum ve bu filmi izledim.Bitirdiğim kitapları bile henüz ekleme fırsatı bulamadım bloğa.Neyse fırsat buldukça eklemeye çalışacağım.

Farah Zeynep Abdullah ve Engin Akyürek'in performansı oldukça iyiydi.Abartıdan uzak,sade ve hoş bir film olmuş bana göre.

Farah Zeynep başrolde Eylül adında şımarık bir kızı canlandırmaktadır ve her zaman ben aşık olmak için çok güzelim der:)Şımarık işte.Erkek arkadaşının seti için Bozca adaya giderler ve hayatı burada değişecektir.Engin Akyürek ise Tek adında bir tabela boyacısını canlandırmaktadır.Bir dergi için karikatür çizer sürekli.Bozca Adada yaşamaktadır.Eylül ve Tek in hayatı bu adada kesişir ve olaylar gelişir.İlk başlarda Eylül Tek'i aşağılasa da büyük bir aşkın başlamasına engel olamaz.Ancak Eylül'ün talihsiz bir kaza geçirmesi ile hayatı alt üst olacaktır.

3 Şubat 2014 Pazartesi

Harry Potter'ın Yazarından İtiraf


Beyazperdeye de uyarlanan Harry Potter serisinin yazarı J.K Rowling, hikayenin sonunda verdiği kararlardan pişman olduğunu itiraf etti.

Wonderland adlı dergiye bir röportaj veren Rowling, kitabın sonunda Hermione adlı karakterin Ron yerine Harry ile evlenmeliydi açıklamasını yaptı.

Rowling, hayranlarını şaşırtacak bu açıklama için, “Hermione ve Ron ilişkisini kendi arzumu gidermek için yazdım. Çok üzgünüm. Bu açıklamamın bazı hayranları sinirlendireceğini biliyorum. Ancak yaptığım seçim edebiyatla ilgili değil, kişiseldi. Umarım bunları söyleyerek kimsenin kalbini kırmıyorumdur” ifadelerini kullandı.

Serinin birçok takipçisi Hermione ve Harry’nin kitabın sonunda birlikte olmasını bekliyordu. Beyazperdede sevilen karakterleri Emma Watson ve Daniel Radcliffe canlandırıyordu.

ALINTIDIR...

31 Ocak 2014 Cuma

Ayşe Çolakoğlu-Kıskaç (Duygusal-Tarihi)


Osmanlının son zamanlarını anlatan güzel bir roman.Yurdumuzun o zamanlar ne kadar zor durumda olduğunu kitabı okuyunca daha iyi anlıyoruz.Aslında tam olarak tarihi bir roman diyemeyeceğim çünkü tarihi olaylara daha çok kitabın ikinci çeyreğinde rastlıyoruz.

Canip Bey kendisinden 30 yaş küçük olan ve arkadaşının kızı olan  Aslı Hanıma aşık olur.İlk başlarda buna herkes karşı çıksa da Aslı'nın da Canip beye karşı boş olmadığı anlaşılınca düğün olur.Kısa bir süre sonra Ali Bedri adında bir çocukları olur.Ali bedri doğduktan kısa bir süre sonra babası ölür.Bu andan itibaren Aslı hanımı zor günler beklemektedir.Küçük çocuğu ile genç yaşta dul kalan Aslı her şeye rağmen hayata meydan okur ve güçlüklere karşı oğlunu en iyi şekilde yetiştirir.

25 Ocak 2014 Cumartesi

Çok Satan Kitapların Şifresi Çözüldü:)


New York kentindeki Stony Brook Üniversitesi bilgisayar uzmanları, popüler bir kitabın özelliklerini ortaya koyabilmek amacıyla "istatistiksel stilometri" adını verdikleri bir algoritma geliştirdi.

Sözcüklerin ve gramerin kullanımını matematiksel olarak irdeleyen teknik, bir kitabın ticari başarı elde edip edemeyeceğini yüzde 84 doğruluk oranıyla öngörebiliyor.

İnternet kütüphanesi olarak da bilinen "Project Gutenberg" arşivinden klasikleşmiş eserleri yükleyerek inceleyen bilim insanları, basılan bir kitabın çok satmasında ilginçlik, orijinallik, yazım tarzı ve öykünün ilerleyişi gibi bir dizi unsurun yanı sıra şans faktörünün de etkili olduğuna işaret etti.

23 Ocak 2014 Perşembe

Blog İzleyicilerini Geri Getirme-2014

Arkadaşlar blogspot com.tr ye geçtiğinden bu yana izleyiciler kısmında hata vardı.Nette gezerken sorunun çözümünü buldum.Nalan Hanım deneme yanılma yoluyla sağolsun bu sorunu çözmüş.Bende kendi bloğuma uyguladım ve sonuç olumlu.

İlk önce Blogger Kumanda Paneli ne giriyoruz.Ayarlar kısmından resimde gördüğünüz gibi yayıncılık sekmesi altında bulunan blog isminin yanındaki düzenle sekmesine tıklıyoruz ve blog ismimizin yanına a harfi ekliyoruz.Bir kaç dakika sonra bu a harfini tekrar kaldırıyoruz ve sonuç olumlu,geçmiş olsun:)



22 Ocak 2014 Çarşamba

Sade Ve Derin-Deeptone



Bugün inanılmaz bir haber aldım ve şok oldum adeta.Meğer bizim Deeptone kitap çıkarmış:) Haberi duyar duymaz bir ohaaa dedim içimden.Ve hemen kitabı alıp okumam lazım.Yazılarını keyifle takip ettiğim deeptone beni gerçekten çok şaşırttı.Aslında fazla da şaşırmamak lazım ki müthiş bir blog yazarı.Hal böyle olunca aslında kitap yazması çok normal.Çok eğlenceli ve güzel yazıları olan bu bloğu takip etmek isterseniz aşağıdaki bağlantıya tıklamanız yeterli(Zaten çoğunuz biliyorsunuzdur:)

http://sadevederin.blogspot.com.tr/

Umarım çok okunan bir kitap olur.Okuduktan sonra yorumumuzu bloğumuzda yaparız.Yazarımıza yazarlık hayatında ömür boyu başarılar dilerim..Deep seni seviyoruz:):):)

                                                                    TANITIMDAN:


Yaptığımız her şey yırtılırcasına gerçek olmalı. Çığlık çığlığa. Yazacaksak iç organlarımızı parçalarcasına yazmalıyız, derimizi soyarcasına.. Okurken de yazarla savaşmalıyız. Öfkelenmeliyiz ona. Ona ter döktürüp sonra teslim olmalıyız. Okuduktan sonra da, yazdıktan sonra da, yaşarken de dünyaya tekrar dönmek zor olmalı..


Hayat bak! 
Dur sen biraz ya da tamam; ya sen devam et ama bir izin ver, sürekli üstüme gelme. Her gün bir şey çıkarma, bir normal ol, aklını başına topla. Bak sen devam et ben şurada ineyim. Daha doğrusu; hemen şu anda bir uyuyayım, sen yavaşladığında uyanırım.

O zaman uyandır beni..



19 Ocak 2014 Pazar

Vavien Filmi-2009 (Kara Mizah-Duygusal)


Son zamanlarda Türk Filmeleri'ne taktım sanırım:) Eski film arşivime şöyle bir bakayım dedim ve izlemediğim epey film olduğunu gördüm.İzlemediklerim eski filmleri izlemeye başladım artık.Fırsat buldukça buraya ekleriz filmleri:) Vavien de bu filmlerden birisi.

Kara Mizah açısından nadir Türk Filmlerinden Vavien.Oyunculuklar çok başarılı.Özellikle Engin Günaydın ve Binnur Kaya'nın performansları çok başarılı.Zaten Binnur Kaya'yı çok beğeniyorum.Kadın hertürlü oynuyor.Çok başarılı:)Settar Tanrıöğen ve Serra Yılmaz'ıda unutmamak lazım tabi.

Filmi izlerken hiç sıkılmadım ancak sonu beni pek tatmin etmedi.Son 5 dakikaya sıkıştırılmış bir son buldum.Devam edecek derken pat diye bitti film:) 4-4 Lük bir film diyemeyeceğim ama izletiyor kendisini film.Konusu:

17 Ocak 2014 Cuma

Marc Levy-Gölge Hırsızı (Duygusal-Romantik-Paranormal)


Uzun bir aradan sonra tekrar aranızdayım:)Yine harika bir kitapla karşınızdayım:) İlk Marc Levy deneyimimdi bu roman.O kadar sevdim ki yazarın dilini,akıcılığını,samimiyetini.Bir roman bu kadar mı güzel yazılır be kardeşim:) Konusu da çok ilginçti.Yazarın yarattığı dünya ve yazarın hayal gücüne aşık oldum dersem abartmış olmam.Şu zamana kadar okuduğum kitaplar arasında çok etkilendiklerimin arasına bu kitabı da ekleyebilirim.Özellikle sonu beni çok etkiledi.Duygusal mı duygusal,sevimli mi sevimli,çok sıcak ve samimi olan romanın konusuna şöyle bir değinelim o halde;

Kahramanımızın ağzından anlatılan bir roman.Çocukken babası ve annesi ayrılan bir çocuğun gözünden anlatılmış roman.Kahramanımız bir gün okula giderken ilginç bir şey fark eder.Gölgesi adeta büyümüştür ve onunla konuşmaya başlamıştır.Daha sonra kahramanımız başka kişilerin gölgelerine de sahip olur ve onların sırlarını gölgelerinden öğrenir.İlk öğrendiği kişi ise okulun ve kahramanımızın başbelası olan Marques'tir:)