26 Ekim 2014 Pazar

Ödül Vermişler,Teşekkürler :)


Sevgili kitap kurdumuz http://mehtapvekitap.blogspot.com/ ve sevgili kardeşimiz http://kitapsevinci.blogspot.com.tr/ sağolsunlar bu ödülü layık görmüşler:)
Teşekkürlerimi sunarak aldım ödülü ve bende vermek isterim tabi.Kuralları şunlarmış ödül vermek için:
1-Ödülü verenlerin  linkini de veriyormuşuz .
 http://mehtapvekitap.blogspot.com
http://kitapsevinci.blogspot.com.tr

2-Ödül resmi paylaşılacakmış.

Tabi ki ne demek:)

3-15 tane arkadaşımıza da bu ödülden veriyormuşuz.Ben biraz bonkör davrandım ve bütün blog arkadaşlarıma armağan ettim gitti:)Hepiniz sevgiyle kalın..

24 Ekim 2014 Cuma

20. Yüzyılın En Önemli Sanatçılarından Marcel Broodthaers'ın Sergisi Akbank Sanat'ta!

Belçikalı şair, heykeltraş, film yapımcısı ve sanatçı Marcel Broodthaers’ın işlerinin sergilendiği  Sözcükler, Nesneler, Kavramlar sergisi Akbank Sanat’ta açıldı.
20.yüzyılın en önemli sanatçılarından olan Broodthaers, 40 yaşına kadar sadece şiir ile ilgilenmiştir, satmayan  Pense-Bête şiir kitabının 50 kopyasını alçıyla kaplayarak okunamaz hale getirmiş ve kitabıyla aynı adı taşıyan Pense-Bête (Anımsatıcı) başlıklı ilk sanatsal eserini üretmiştir. Aynı sene, 1964’te; ilk sergisinin kataloğuna şöyle yazmıştır:  “Ben de bir şeyler satıp hayatta başarılı olamaz mıyım, diye düşündüm. Ne vakittir işe yarar, beş para eder bir tek şey yapmamıştım. 40 yaşına gelmiştim ... Ve nihayet aklıma, sahte, samimiyetten uzak bir şey icat etme fikri geldi; hemen işe koyuldum. Üç ay sonra, ortaya çıkan ürünü Galerie St Laurent’in sahibi Philippe Edouard Toussaint’e gösterdim. “İyi de, bu sanat” dedi Toussaint, “ve onu seve seve sergilerim”. “Anlaştık” dedim. Satılan bir eser olursa, Toussaint paranın %30’unu alacaktı. Öyle anlaşılıyor ki bu, standart anlaşma şartlarından biri; %75 alan galeriler bile var. Peki eser nedir, diye sorarsanız: Aslına bakılırsa, nesneler.” 
Marcel Broodthaers’ın  ilk sanat objesi Pense-Bête (Anımsatıcı)’i Akbank Sanat’ta görmeniz mümkün. Kavramsal sanatın en önemli isimlerinden olan Broodthaers, eserlerinde; yazılı dil kullanımı ve kelime oyunlarına sıklıkla yer vermiştir. Belçikalı sanatçı René Magritte ve Fransız şair Stéphane Mallarmé etkisi eserlerinde açıkça hissedilmektedir.
Belçika’nın popüler bir yemeği olan midyeler, yumurta kabukları, süt şişeleri gibi gündelik objelere yeni bir bakış açısı kazandırmıştır. 289 yumurtadan oluşan 289 Oeufs, 20x13=260, 2x14=28, +1=1, = 289 Oeufs.
Müze, eser, sanatçı ve seyircisi arasındaki ilişkiyi irdeleyen birçok eser vermiş ve bu ilişkiyi derinlemesine sorgulamıştır. 1968 senesinde Brüksel’de kendi evinde, kavramsal bir müze olan Musée d'Art Moderne, Départment des Aigles (Modern Sanat Müzesi, Kartallar Bölümü)’i kurmuş, davetiyeler bastırıp açılış yapmıştır. Eser röprodüksiyonları, eser kutuları, kartpostallar, duvar yazılarının sergilendiği müzeye; 1968-1971 arasında farklı mekanlarda farklı bölümler de eklemiştir. Müzenin herhangi bir koleksiyonu yoktur, belirli bir lokasyonu yoktur.Eserleri, MOMA_New York, TATE Modern_Londra, Stedelijk Van Abbemuseum_ Eindhoven, Centre Pompidou _  Paris and MACBA_Barselona koleksiyonlarında yer almaktadır.
Sergi hakkında daha detaylı bilgi almak için www.akbanksanat.com sayfasını ziyaret edebilirsiniz.
Bir boomads advertorial içeriğidir.

10 Ekim 2014 Cuma

Gonca Çiftçioğulları-Gece Gelen Ölüm (Polisiye-Gerilim)


Türk işi polisiye hem de bayan   bir yazardan.Yanlış anlaşılmasın,malum ülkemizde bayan polisiye yazarı olmak  pek alışılmış bir durum değil. Michaellardan,Johnlardan,Alexlerden,sıkılmıştık.Bak bu romanda tamamen  Türk karakterler var.Mehmet,Selda,Levent,Hakan,Ebru Sezer gibi.Tamamen Türk işi olan bu romanın yazarını öncelikle tebrik ediyorum.İşte Türk Polisiyesi'ne bu tarz romanlar ve yazarlar lazım kardeşim.Çıta yükselecek inşallah bu tarz romanlar arttıkça.Gönülden inanıyorum buna.Neden daha fazla Ahmet Ümit'ler,Osman AYSU'lar çıkmasın ki.

Yalnız bir eleştirim olacak.Kitap güzel,hoş akıcı da o sayfa sonlarındaki lüzumsuz kağıt israfları ne öyle.Zaten bölümler numaralı.Yani sayfa yarıda kaldıysa arka sayfanın tamamen boş olup da diğer bölüme geçmesine anlam veremedim açıkcası.Tamam bölüm sonu olabilir de sayfanın yarısı boş zaten arka sayfadan bölüm numarası verip devam ettirsene romanı.Basımdan mı kaynaklı ama bu durum hoşuma gitmedi.Nitekim bir ara sayfalar eksik mi acaba şüphesine düştüm.Romanın genelinde toplasan 20-30 tane boş sayfa çıkıyor bahsetmiş olduğum gibi.

2 Ekim 2014 Perşembe

Alein Kentigerna-Sırlar Uçurumu (Polisiye-Gerilim)


Yeni tanıştığım ve iyi ki tanıştığım bir yazar Alein Kentigerna.Roman da bir o kadar güzeldi.Yazar tanıdık geldi ve kitaplığımı şöyle bir karıştırdığımda çok mutlu oldum.Çünkü bu yazarın Halüsinasyon kitabı da kitaplığımda varmış.Uzun zaman önce almışım.Çok sevindim ve kısa bir süre sonra o kitabı da okuyacağım.Yazar çok zekice kurgulamış romanı.Daha kaç kez ters köşe olacağım diye geçirdim içimden.Kitabın sonunu ve katili tahmin etmek gerçekten çok zor.Tahmin edebilene helal olsun diyorum.Öyle şaşırtmacalar,öyle ters köşeler var ki :)Bir dakika bile sıkılmadım romanı okurken.İyi geldi iyi :) 

Romanın başlarında Fransız isimleri insanın kafanı karıştırıyor ve romana odaklanmayı zorlaştırıyor olsa da sayfalar ilerledikçe her şey yerine oturuyor.Kitabı okurken aynı zamanda tarihi bilgiler de ediniyoruz.Özellikle Napolyon Bonapart zamanında kazanılan zaferler ve yenilgiler kitaba ayrı bir zevk vermiş.Dolaylı yoldan olsa da tarihi bilgi içeren kitapları hep sevmişimdir.