25 Mayıs 2015 Pazartesi

Emre Bekman'a Sonsuz Teşekkürler!!


Bu adama çok teşekkür ediyorum her ne kadar adamı tanımasamda:) Biraz ilginç oldu değil mi?Şimdi diyeceksiniz o zaman kim bu adam?Tanımadığınız bir adama neden teşekkür ediyorsunuz? Haklısınız tabi:)

Bu ismi son zamanlarda sürekli görüyorum.Neden diye soracak olursanız Fringe Dizi'sini izliyorum ve son sezona gelmek üzereyim.Dizinin  alt yazılarını tamamen Emre Bekman çevirmiş.Dile kolay o kadar bölüm var.Tek tek uğraşıp o metni çevirmek ve alt yazı olarak sunmak kolay değil tabi.İngilizcem iyi derece diyebilirim.Bekman neredeyse kusursuz bir çeviri yapmış.Çevirileri cuk oturuyor.İngilizce bilerek izlemek daha keyifli oluyor.Pekiştirmiş oluyorum hem de unutmuyorum:) Bir de dizilerin orijinal seslendirmelerini daha çok seviyorum.Türkçe Dublaj pek gitmiyor yabancı dizilerde tabi bu benim fikrim.

Türkçe Alt yazılı izlediğim filmlerin de çoğunda Emre Bekman imzası görünce teşekkür etmek geldi içimden.Bir çok dizi ve filmde adamın ismi geçiyor.Büyük emek gerçekten. O kadar dizi ve filmi çevirmek.Zaten bir çoğunuz ismi görünce bir yerlerden hatırlar gibi olacaksınız:)

Bu arada Fringe Dizisi de iyice heyecanlandı.Bir bölüm daha atayım ortam müsaitken:)

23 Mayıs 2015 Cumartesi

Responsive Tema Nedir?Neden Responsive Tema Tercih Etmeliyiz?




Son zamanlarda responsive temaları sürekli duyar olduk.Peki responsive tema ne demektir? Responsive tema esnek yani uyumlu tema  demektir.Yani isterseniz cep telefonunuzdan isterseniz tabletinizden isterseniz laptop ya da masaüstü pcnizden bloğunuzu rahatlıkla takip edebilirsiniz.Bir nevi mobil uyumluluk demek.Şimdi diyeceksiniz ki zaten biz bu bahsettiklerinizi normal tema ile de yapabiliyoruz.Doğrudur ancak responsive temalardan aldığınız verimliliği normal temalarla elde edemezsiniz.Buna şu şekilde açıklılık getirmek isterim:

Benim bir önceki temam standart bir blogger temasıydı.Ben mobil şablon olarak da bloggerin kendi mobil şablonunu kullanıyordum.Laptopda bloğumu iyi bir şekilde kullanabiliyordum ancak cep telefonu yada tablete gelince iş değişiyordu.Çünkü bloggerin kendi mobil şablonu çok basit.Arama bile yapamıyorsunuz.Web sürümünü görüntüle dediğimiz de ise bloğum telefondan çok geç açılıyordu ve laptopdaki gibi düzenli görünmüyordu.Çirkin bir görüntü oluyordu.Hal böyle olunca cep telefonu ya da tabletten kullanmak zor oluyordu.Ancak şu an bu responsive temayı kullanıyorum ve oldukça memnunum.Bilgisayarda rahatlıkla kullanabildiğim gibi telefon ya da tabletten de rahatlıkla kullanabiliyorum.Eskisi gibi geç açılmıyor.Bloggerin kendi mobil şablonu gerçekten çok basit ve kullanışsız.Arama yok,menu butonları görünmüyor ve daha pek çok dez avantaj.Responsive tema ise bunun tam tersi.

Artık mobil çağa girdik arkadaşlar.Hal böyle olunca bloglarımız da bundan çok etkilendi.O yüzden bloglarımızı mobil uyumlu hale getirmek çok önemli.Kendi bloğum açısından düşünecek olursam mobil kullanma oranı %20 lerde iken 2015 yılı itibari ile bu rakam %35 lere çıktı.Responsive temaya geçtikten sonra mobil kullanım oranım hızla arttı diyebilirim.Google da bu yılın zaten mobil yılı olduğunu açıkça belirtmişti.Mobil uyumlu olmayan sitelerin işi zor.

Google adsense açısından da responsive temalar çok önemli.Küçük bir ayarla adsense reklamlarımızı da rahatlıkla responsive hale getirebiliyoruz.Önceden mobilden kötü bir şekilde görünen reklamlar şu an gayet hoş görünüyor.

Ben şuan responsive bir tema kullandığım için bloggerin kendi mobil şablonu bende kapalı.Siz de netten çok kolay bir şekilde free responsive temalar bulabilirsiniz.Bu site de onlardan birisi.Buradan ya da başka bir siteden responsive tema indirip bloğunuza uygulayabilirsiniz.

Bloglarımızın göze hoş bir şekilde her cihazda görüntülenmesi için responsive temaya geçmek şart oldu.Sitenizin mobil uyumluluk testini de Buradan yapabilirsiniz.



22 Mayıs 2015 Cuma

Ödüllü Hikaye Yarışması..


Kurgucu zihnim adında blog açan bir kardeşimiz ilk ödüllü hikaye yarışmasını düzenliyor arkadaşlar.Son 3 gün.Daha önce haber verecektim ama unutmuşum:) Hikaye yazmayı seven arkadaşlar başvururlarsa çok mutlu olacağım.İlerleyen zamanlarda da yeni yarışmalar olacak.Arkadaşın Bloğuna ulaşmak için ve yarışma hakkındaki detayları öğrenmek için lütfen BURAYA TIKLAYIN..

Bir Güzel Etkinlik Haberi De Diyarbakır'dan



Yurdumuzun dört  bir yanından güzel etkinlik haberleri gelmekte ve ben de bu etkinlik haberlerini  bloğumda paylaşmaktan gurur duymaktayım:)

Diyarbakır Yazarlar Ve Şairler Derneği'ni kuran İhsan İpek Cankurt güzel bir etkinliğe imza atmış arkadaşlar.Çalıştığı bir inşaat şantiyesinde işçi arkadaşlarıyla beraber kitap okuma etkinliğine imza atan Cankurt Edebiyata büyük bir ilgisinin olduğunu ve Edebiyatı çok sevdiğini belirtmiş.Cankurt Sosyal Medyada da arkadaşlarıyla kitap okurkenki resimlerini paylaşmış.Helal olsun diyoruz Cankurt abimize.Umarım yeni etkinliklerini de görmek nasip olur.Yine güzel bir haber.Çok mutlu oluyorum bu haberleri duyunca:)

21 Mayıs 2015 Perşembe

20 Mayıs 2015 Çarşamba

Deli Deli Olma Filmi-2009



Yaza yaklaştığımız bu sıralarda Kars'ın olanca soğuğunu içimizde hissedebileceğimiz harika bir film.Film kara bir kışta geçmesine rağmen içinizi ısıtacak,sıcacık bir film:) (Bu ne tezatlık ama değil mi:)

Yönetmen koltuğunda Mustafa Saraçoğlu'nun olduğu filmin başrollerini ise Şerif Sezer ve Tarık Akan paylaşmışlar.İki usta oyuncuya zaten söylenecek laf yok.Filmin hakkını en iyi şekilde vermişler.

Çocukken ailesi ile Rusya'dan Karsa göçen Mişka yaşlanmıştır artık ve köyde onu istemeyenler vardır.Borcu yüzünden antika olan piyanosunu satmak ister.Ancak kimse almak istemez.Köyde yaşayan Alma ise piyanoyu görünce adeta büyülenir ve piyanoyu almak ister.Ancak ninesi yani Popuç buna şiddetle karşı çıkar.Çünkü Popuç ve Mişka arasında yıllar önce bir şeyler yaşanmıştır.Mişka ile Alma arasında geçen  dostluk insanı büyülüyor.Sıcak,samimi,harika bir dostluk örneği görüyoruz.

Kars'ın bir köyünde geçen bu film insanı etkiliyor.İzlerken bir yandan güldürürken diğer yandan insanı duygusallığa itiyor.Kars'ın o kış doğası ise enfes.Tavsiye ederim,izleyin bu güzel filmi..

18 Mayıs 2015 Pazartesi

Bir Kitap Fuarı Haberi De Karadeniz'den..


Bugün itibari ile Samsun Fuar ve Kongre Merkezi'nde başlayan Karadeniz Kitap Fuarı 24 Mayısa kadar devam edecek arkadaşlar.Ne güzel yurdumun 4 bir tarafından fuar haberleri geliyor:) Keşke fırsatım olsa da hepsini tek tek gezebilsem.Sabahın erken saatlerinde fuara gidip rengarenk kitapların arasında kaybolsam.Böyle mekanlarda zaman nasıl geçiyor ben hiç anlamıyorum.Tabi bir çuval kitap kesin alırdım:)

TÜYAP ve Türkiye Yayıncılar Birliği işbirliği ile hazırlanan ve 150 yayınevinin akredite olduğu fuara Ayşe Kulin, Can Dündar, Mustafa Armağan, Altan Öymen, Füruzan, Muzaffer İzgü, Canan Tan, Senai Demirci, Yekta Kopan, Yavuz Bahadıroğlu, Enver Aysever, Deniz Kavukçuoğlu, İlker Başbuğ, Vehbi Vakkasoğlu, Nedim Şener, Ataol Behramoğlu, Behiç Ak, Yunus Emre Özsaray, Ahmet Telli, Yüksel Pazarkaya, Sevgi Özel, Aret Vartanyan, Kahraman Tazeoğlu’nun aralarında olduğu 500 yazar katılacak.

24 Mayıs’ta sona erecek olan fuar hafta içi 10.00-20.30 saatleri arasında ziyaret edilebilir.

Kocaeli Kitap Fuarında Rekor Üzerine Rekor!!



7.si düzenlenen Kocaeli Kitap Fuarı rekor bir rakamla açılışını yapmıştı.350 yayınevi, 42 sahaf, 67 STK’nın katılımıyla yapılan Kocaeli Kitap Fuarı’nı ilk gün 69 bin 993 kişi ziyaret etmişti. Kitap Fuarı bununla da yetinmemiş İkinci günde kendi rekorunu kırmış:)Hay maşallah diyelim nazar değmesin.Fuarın ikinci günü yani 17 mayıs pazar günü fuara 87.900 ziyaretçi gelmiş.Her sene gelen ziyaretçi sayısı katlanarak artıyormuş arkadaşlar.Ülkemiz her geçen sene okuma eyleminin üzerinde daha çok duruyor sanki:)Burada ailelerimize büyük iş düşüyor tabi.Şimdiki aileler eskiye göre daha bilinçli bana göre.Çocuklarımıza okuma bilincini aşılamamız lazım.Misal benim 11 aylık oğlum var ellerinizden öper şimdiden kitapları karıştırmaya başladı:)Ne demişler ağaç yaş iken eğilir.


24 Mayıs Pazar gününe kadar her gün 10.30-21.00 saatleri arasında fuar kitap kurtlarını bekliyor. 7. Kocaeli Kitap Fuarı’nın kapanışı da ayrı bir rekorla yapması bekleniyor.Güzel ve sevindirici bir haber gerçekten.Daha nice rekorlar görmek dileğiyle..

17 Mayıs 2015 Pazar

Kitap Cumhuriyetim Yeni Yüzüyle Yayında:)


Bir kaç gündür eski temamda mevcut olan sorunlar çok canımı sıkmaya başlamıştı.Kayıtlar ve yorumlar kısmındaki sorunlar artık yeni bir temaya geçmenin vaktinin geldiğini belirtiyordu.Ben de tamamen İngilizce olan bu yeni temayı editledim.Daha sade ve göz yormayan bir tema olsun istedim ve ortaya böyle bir şey çıktı:)Umarım beğenirsiniz bu temayı.Eski temayı tam 3,5 sene kullanmıştım.Ayrılmak epey zor oldu:)Bu 4 senedir değiştirdiğim ikinci tema olacak.Çok tema değiştirmeyi sevmem aslında ama şartlar beni bu duruma itti.


Bir de artık responsive temalar ön plana çıkmaya başladı diye düşünüyorum.Özellikle mobil optimizasyonu ön plana çıkan bir temanın daha yararlı olacağını düşündüm ve bu responsive temaya geçtim.Tek tek ingilizce kelimeleri editlemek yordu beni ama bu tema içime tamamen sindi.Sizce yeni temam nasıl olmuş?Özellikle soruyorum çünkü kitap bloğu olarak okuyucuları yormamak gerektiğini düşünüyorum.Ne dersiniz sizce bu tema daha sade olmamış mı?(Yorumlarınızı iyi ya da kötü bekliyorum arkadaşlar.Hataları düzeltme anlamında)

16 Mayıs 2015 Cumartesi

14 Mayıs 2015 Perşembe

Katherine Boo-Sonsuz Güzelliklerin Ardında (Duygusal-Drama)



Hindistan kırsallarında hayatın ne denli zor olduğuna bu roman ile şahit oluyoruz.Kitabın yazarı Newyorklu Katherine Boo son yirmi yılını yoksul insanlarla yaşayarak onların nasıl yoksulluktan çıkacaklarını ve onlara ne tür sosyal olanaklar sağlanabileceğini araştırmaya adamış.Onun bu raporu MacArthur Vakfı tarafından dahice bulunmuş Ulusal Dergi En İyi Makale Ödülü'ne Ve Kamu Hizmeti için Pulitzer Ödülü'ne layık görülmüştür.

Zengin insanlarla fakirler arasındaki uçuruma dramatik bir açıdan yaklaşan yazarımız,bütün gerçekleri gözler önüne sermiş.Bir yandan çöp toplayarak hayatını devam ettirmeye çalışan insanlar diğer taraftan ise israf içinde sadece kendilerini düşünerek yaşayan insanların arasındaki uçurum insanı derinden etkiliyor.

Harika Proje,Bize De Paylaşmak Düşer:)

Sevgili Kreatif Başkan arkadaşımız daha önce bir video hazırladığını ve bunun bir ilk olduğunu belirtmiş ve bizi heyecanlandırmıştı.4 gözle beklediğimiz video nihayet yayınlandı.6  blogger arkadaşımız sevgili Sadevederin bloğunun sahibi,iyi yürekli,blog aleminin en yaratıcı yazarlarından olan Deeptone'nin kitaplarından şiirler okumuşlar.Çok hoşuma gitti.Büyük titizlikle hazırlanan videoyu blogger arkadaşlar sesleriyle daha bir güzel hale getirmişler.

6 blogger arkadaşımızın güzel sesleriyle hayat bulan deeptone şiirlerini beğendiğimi söylememe gerek yok sanırım:) Videolarda kullanılan fon müzikleri de bir harika.Duygusala bağlandık be:)Videoyu paylaşıyorum,izleyip yorum bırakırsanız ne mutlu bizlere:)


13 Mayıs 2015 Çarşamba

12 Mayıs 2015 Salı

Süper Bir Geri Dönüşüm.



Bu denli güzel bir dönüşüme şapka çıkartılır arkadaş.Çocuklar elindeki kitapları toprağa ekiyorlar ve kitap ağaç veriyor.nasıl mı?Kitapların sayfalarının arasına tohum gizlemişler.Okurken görünmeyen bu tohumlar,kitap okunup doğaya ekildikten sonra jakaranda ağacı oluyormuş.Bu şekilde geri dönüşümü tersine çevirmiş oluyorlar.Aynı zamanda çocuklara hem kitap okumayı sevdiriyorlar hem de doğayı koruma açısından farkındalık yaratıyorlar.

Gerçekten mükemmel bir proje.Çocuk kitapları yayıncısı Pequeño Editor ile FCB Buenos Aires ajansının ortak projesi, ağaçtan kağıt elde etme sürecini tersine çevirdi. Tree Book Tree adlı projenin amacı 8-12 yaş aralığındaki çocuklara ellerinde tuttukları kitapların aslında ağaçlardan yapıldığını anlatmak ve sürdürülebilirlik kavramını küçük yaşlardan itibaren hayatlarına sokmak.

11 Mayıs 2015 Pazartesi

Tamam mıyız? Filmi-2013 (Duygusal-Drama)


Çağan Irmak filmlerini her zaman sevmişimdir.Güzel bir Çağan filmiydi.Filmin başrollerini Deniz Celiloğlu ve Bulut Aras İynemli paylaşmaktadır.İynemli bu filmde engelli bir karakteri canlandırmaktadır.Babası tarafından sürekli aşağılanmaktadır ve bu onu hayattan iyice soğutmaktadır.Annesi bu duruma çok üzülmektedir ve oğlunun mutlu olmasını sağlamak için elinden geleni yapmaktadır.Varoş bir gecekonduda yaşamaktadırlar.

10 Mayıs 2015 Pazar

Çalınan Yüzyıllık Yalnızlık Bulunmuş:)


Daha önce çalındı diye belirtmiş olduğum Nobel Ödüllü yazar Gabriel García Márquez’in Yüzyıllık Yalnızlık romanını Kolombiya polisi bir sahafta bulmuş arkadaşlar:) 1967 de basılmış olan bu kitabın değeri yaklaşık 60.000 dolarmış.Hırsızlığı antika kaçakçılarının yaptığı düşünülüyor.Eski kitapları satan bir sahafta ele geçirilen kitabın imzalı ilk kitap olduğu belirtilmiş.

En azından başına bir iş gelmeden kitap bulunmuş oldu:)

2+2=5?

Çok anlamlı ve harika bir kısa film.Son zamanlarda ülkemizde yaşanan durumların bir göstergesi olabilir bu video.Dayatmalara uymadığımız zaman başımıza gelecekler gibi.Şu anki iktidarı hatırlattı bu film bana nedense.Kimse korkusundan bir şey yapmak istemiyor.Özellikle koltuk sevdalısı yöneticiler.Yeter ki bana bir şey olmasın rütbem gitmesin ben kendi bildiğimi değil dayatmaları savunurum mantığı ile hareket eden yöneticileri hatırlatıyor.

Bu zamana kadar meslek hayatımda hep kendi doğru bulduğumu,düşüncelerimi meslek hayatımda savundum.Bu bana bir şey kazandırdı mı? Meslek hayatım açısından hayır,insanlık açısından ise koca bir evet.Meslek içerisinde neden istediğim bürolarda çalışamadım?İşte tam bu yüzden.Eğer birilerinin gözüne girmek için yalakalık yapsaydım,kendi doğrularım için değil başkalarının doğruları için yaşasaydım elbette tam tersi olacaktı,istediğim yerde çalışacaktım.Peki o zaman özgürlüğüm ne olacaktı?Duygularım,düşüncelerim ideallerim ne olacaktı?

Adamlar istediklerini uygulayacaklardı ben bunları yanlış bulsamda.Haktan adaletten bahseden insanlar neden kul hakkı yemeyi iyi beceriyor acaba?Neden bazı şeyleri açıklamaktan korkar oldu insanlar?İşte hep bu menfaatler yüzünden.İş hayatında rahat yerlerde çalışmak için kişiliklerinden ödün verdikleri için.Ben zor bölümlerde çalışırım,nöbet tutarım sıkıntı yok ancak akşam yatağıma girdiğimde huzurla uyurum.Bırakın onlar doğru bildiklerini yapsınlar.Ama inanıyorum ve hayatımda hep tecrübe ettim ki Allahın Adaletinden asla kaçış yoktur.Eninde sonunda hak yolunu bulur..


9 Mayıs 2015 Cumartesi

Okurlar ve Yazarlar Nişantaşı'nda Buluşuyor!!


Evet arkadaşlar bugün 10.00-19.30 saatleri arasında Edebiyat Dünyamızın önemli yazarları ve yayın evleri okuyucular ile Nişantaşı'nda buluşuyor.Şişli Belediyesi bu anlamlı buluşmaya ev sahipliği yapmış.Çok sayıda yayın evinin de katılacağı buluşmaya bütün okurlar davetlidir.

“Nişantaşı Sanat Parkı Okurlar ve Yazarlar Buluşması” Katılımcı Yayınevleri:

Bedri Rahmi Eyüboğlu ve Çağdaşlarından Mektuplar “Biz Mektup Yazardık” Sergisi’nde!

İş Sanat Kibele Galerisi’ndeki “Biz Mektup Yazardık” Sergisi geçmişi günümüze taşıyor.

Bursa’nın ufak tefek yolları
Ağrıdan sızıdan tutmaz elleri
Tepeden tırnağa şiir gülleri
Yiğidim aslanım burda  yatıyor

İşte mürekkep bu dizelerdeki gibi damlar Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun kaleminden… Sanatçı, 64 yıllık hayatına sığdırdığı sanat tutkusunu, aşklarını, sevinçlerini, hüzünlerini, dostluklarını çocukluğunu ve ilk gençlik yıllarını geçirdiği Anadolu’nun naifliğiyle yakın dostu Nâzım Hikmet’e yazdığı bu dizelerdeki gibi aktarır kâğıda ve tuvallere… Onun şiirlerindeki ve tablolarındaki narlar, dutlar, ayvalar kimi zaman sevdiği kadına duyduğu özlemi kimi zamansa amansız bir kara sevdayı anlatır. Babasından Batı Edebiyatı’nı, annesinden Yunus Emre’yi, Karacaoğlan’ı öğrenen sanatçı Anadolu’nun toprak damlı evlerinden, İstanbul’un martılarından, köpüren denizinden, Âşık Veysel’in sazından dem vurur…

Bedri Rahmi Eyüboğlu iç dünyasını tuvallere ve şiirlere aktarırken sanat, edebiyat, siyaset ve iş dünyasının önemli isimleriyle gerçekleştirdiği, yaşadığı döneme ışık tutacak mektuplaşmaları da tarih yolculuğundaki yerlerini alıyor.  Güzel Sanatlar Akademisi’nde başlayıp Paris’te süren eğitim hayatından, resim tutkusunun peşinden gittiği Anadolu’daki yurt gezilerine kadar sanatçının yaşamından birçok kesiti yansıtan mektuplar, “Bedri Rahmi Eyüboğlu ve Çağdaşlarından Mektuplar - Biz Mektup Yazardık” Sergisi ile İş Sanat Kibele Galerisi’nde ilk kez gün yüzüne çıkıyor. 

Sergi, hem sanatçının kaleme aldığı hem de kendisine gelen yüzlerce mektubun Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları tarafından uzun soluklu ve titiz bir çalışma ile kitaplaştırılmasına paralel olarak hayata geçiriliyor. Sanatçının gelini Hughette Eyüboğlu’nun hazırladığı, editörlüğünü Rûken Kızıler’in üstlendiği kitabın ve serginin tasarımı Emre Senan tarafından gerçekleştirildi.

Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun Avrupa’da öğrenci olduğu günlerden Akademi’de öğretmen olduğu günlere pek çok anıyı barındıran mektuplar, orijinal olarak sahiplerinin kendi ifadeleriyle ve kendi imzalarıyla ziyaretçilere ulaşıyor. Sadece ressam ve şair olarak değil mozaik, seramik, vitray ve yazma sanatçısı, heykeltıraş, öğretmen ve yazar kimlikleriyle de sanatımıza kalıcı eserler bırakan Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun pek çok isimle sürdürdüğü yazışmaları aynı zamanda sanatçılar arasındaki kuvvetli bağı da gözler önüne seriyor. Her biri tarihi belge niteliğindeki mektuplar; sanatçıların o dönemde yaşadığı ekonomik sıkıntılara dair fikir verirken, yaşanan zorlu koşullara rağmen gerçekleştirdikleri idealleri ile tarihe not düşürebilmeyi başarmış bu insanların umutlarını yitirmediklerini de en iyi şekilde ortaya koyuyor.

Sanatçının Nâzım Hikmet, Ahmet Hamdi Tanpınar, Fikret Muallâ, Âşık Veysel, Adalet Cimcoz, Orhan Veli Kanık, Necip Fazıl Kısakürek, İbrahim Çallı, Andre Lhoté, Fahrünisa Zeid, Abidin Dino, Reşat Nuri Güntekin, Cemal Tollu, Nurullah Berk ve Arif Kaptan ile mektuplaşmalarının her biri ziyaretçilerde ayrı bir tat bırakmayı vaat ediyor. İş dünyasının önde gelen isimleri Vehbi Koç ve Nejat Eczacıbaşı’nın mektupları da Eyüboğlu arşivinin önemli parçaları arasında yer alıyor.  

Serginin bölümlerinden biri de Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun yaşamını şekillendiren iki kadın, eşi ressam Eren Eyüboğlu ve büyük aşk yaşadığı, “Karadutum” dediği Mari Gerekmezyan ile mektuplaşmalarından oluşuyor. Eren Eyüboğlu, büyük aşk yaşadığı Karadut’u sonsuzluğa uğurladıktan sonra eşinin elini bırakmayarak o zor günleri atlatmasına ve resme odaklanmasına yardımcı olacak kadar güçlü iken, diğer taraftan Mari Gerekmezyan ise ölümünün ardından bile gözlerini yaşartacak kadar sevdalı olduğu bir isim. 

64 yıllık yaşamına çok şey sığdıran Bedri Rahmi… 

İş Sanat Kibele Galerisi’nde çağdaşlarıyla yazışmalarının ilk kez gün yüzüne çıktığı “Bedri Rahmi Eyüboğlu ve Çağdaşlarından Mektuplar - Biz Mektup Yazardık” Sergisi ile anılan sanatçının hayat hikâyesi Trabzon’da başlar. Takvimler 1911 yılını gösterdiğinde Görele Kaymakamı Mehmet Rahmi Bey ve Lütfiye Hanım’ın ikinci çocuğu olarak hayata merhaba der. Asıl adı olan Ali Bedrettin, zaman içinde önce Bedir’e sonra Bedri’ye dönüşür.  Babasının görevi dolayısıyla yerleştikleri Trabzon’daki lise resim öğretmeni ünlü ressam Zeki Kocamemi tarafından keşfedilir. Sanatçı yine bu dönemde edebiyata da merak salar ve ilk şiirlerini yazmaya başlar.

1929’da İstanbul Güzel Sanatlar Akademisi’ne giren Bedri Rahmi Eyüboğlu, Nazmi Ziya ve İbrahim Çallı gibi Türk resminin mihenk taşlarının öğrencisi olma şansına erişir. Edebiyata olan ilgisinin üzerine düşer ve Ahmet Haşim’den estetik ve mitoloji dersleri alır. 1930’larda hayat onu bu kez Fransa’ya götürür. Dijon ve Lyon’da bir yandan çalışarak Fransızcasını geliştirmeye çalışırken, bir yandan da Gauguin, El Greco, Cezanne gibi beğendiği ressamların eserlerini kopya eder. Sanatçı, ileride hayatını birleştireceği Ernestine Letoni (Eren Eyüboğlu) ile de Fransa’da tanışır. 1940’lı yıllara gelindiğinde kalbine “kara saplı bir bıçak” gibi saplanan Mari Gerekmezyan girer. Asistanlık yaptığı Güzel Sanatlar Akademisi’nin heykel bölümüne misafir öğrenci olarak gelen Mari Gerekmezyan, Bedri Rahmi’nin bir büstünü yapar, sanatçı bu büste duyduğu minneti Mari’nin çeşit çeşit portrelerini yaparak ve ona şiirler yazarak yanıtlar. Artık bütün İstanbul ve elbette Eren Eyüboğlu bu tutkulu aşktan haberdardır. Bedri Rahmi Eyüboğlu 1975 yılındaki ölümüne kadar geçen çeyrek asrı aşkla, resimle, edebiyatla, dostlarıyla, dönemin önde gelen kültür ve düşünce insanlarıyla bir arada geçirir. 

Meraklıları için 5 Mayıs - 20 Haziran arasında İş Sanat Kibele Galerisi’nde ziyaret edilebilecek “Bedri Rahmi Eyüboğlu ve Çağdaşlarından Mektuplar - Biz Mektup Yazardık” Sergisi, sanat ve kültür tarihimizde eşine az rastlanır bir iz bırakmayı vaat ediyor. Sergide orijinal el yazılı mektuplar ve sanatçının çizimleriyle süslediği desenli zarfların yanı sıra mektuplaşılan isimlerin Bedri Rahmi Eyüboğlu tarafından yapılmış portreleri de yer alıyor. Serginin ziyaretçilerini güzel bir sürpriz de bekliyor. İsteyen katılımcılara, sanatçının desenleriyle hazırlanmış mektup ve zarflarla sevdiklerine yazma imkânı sunuluyor. Şimdi özlemle andığımız eski günlerdeki gibi mektup yazma zamanı!

 

Bir boomads advertorial içeriğidir.

8 Mayıs 2015 Cuma

Ahmet Ümit-İstanbul Hatırası (Polisiye-Gerilim)


Türk Polisiyesinin şüphesiz en iyi yazarı olan Ahmet Ümit'ten harika bir Polisiye-Gerilim örneği.Abartmış olduğumu düşünebilirsiniz ama Ahmet Ümit İstanbul Hatırası romanı ile Dünya Standartlarında bir Polisiye-Gerilime imza atmış.Türk Polisiyesi'nin en iyisi yazarı dedim.Bu roman bunun en canlı şahididir bana göre.Gerçekten Dünya Standartlarında bir Polisiye-Gerilim olmuş.Şu ana kadar okuduğum yerli-yabancı Polisiye-Gerilim romanlarından en iyileri arasındadır bu roman.

Daha önce de Ahmet Ümit Romanları okumuştum ama en iyi polisiye-gerilim romanı bu olmuş.Gerek olayın kurgusu,gerek akışı gerekse tarihi mekanlara yaptığı vurgu ile müthiş bir işe imza atmış yazarımız.Çok titiz bir çalışmanın ürünü olmuş roman.İstanbul'un tarihi mekanlarına ve İstanbul'un tarihine ışık tutmuş roman.Ahmet Ümit'in İstanbul Sevdalısı bir yazar olduğunu da bu romanı ile anlamış oldum.Tarihe ışık tutan romanları hep sevmişimdir ve bunu her zaman dile getirmişimdir.Genelde aşk temasıyla harmanlanan tarihi romanlar okumuştum.Ancak tarih ile bu derece güzel harmanlanmış bir polisiye-gerilim ilk defa okuyorum.Bu tarz romanlar elbette okudum.Tarih ile iç içe gelişen polisiye romanları ancak bu denli güzel olanını ilk defa okuyorum.

5 Mayıs 2015 Salı

Yüzyıllık Yalnızlık'ı Çalmışlar..



Kolombiyalı Nobel Ödüllü yazar Gabriel García Márquez’in Yüzyıllık Yalnızlık romanının ilk baskılarından biri çalınmış.Vay arkadaş bu hırsızlar hiçbir alanda boş durmuyor.Yeter ki değerli bir şey olsun çalınacak.87 yaşında hayatını kaybeden yazarın son zamanlarda ilk baskı kitapları çok değerlenmiş.

1967 de basılmış olan bu kitabın değeri yaklaşık 60.000 dolarmış.Hal böyle olunca hırsızlar da boş durmamış tabi.Kolombiya'nın başkenti Bogota'daki Uluslararası Kitap Fuarı'nda kitabı çalmışlar.Polisler kamera kayıtlarından hırsızları tespit etmeye çalışıyorlarmış.

Hırsızlardan Edebiyata saygı beklemek saçmalık olur ama değil mi?Adamlar her türlü çalıyor.

4 Mayıs 2015 Pazartesi

Şule Uzundere'den Harika Bir Çekiliş

Arkadaşımız bloğunun 1.yılı şerefine güzel bir çekiliş düzenliyor.Ben katılmayacağım çünkü kitapların hepsini okudum,elimde mevcut.Başkasının şansına engel olmayım:)Kitaplar çok güzel,seçimler harika.Katılın derim bu güzel çekilişe.Benden Duyurması:)


DETAYLAR İÇİN BURAYA TIKLAYIN LÜTFEN..


Everest Yayınları'nın Düzenlemiş Olduğu İlk Roman Yarışması Başlamıştır..



2006 yılından bu yana Everest Yayınlarının düzenlemiş olduğu İlk Roman Yarışmasına başvurular başlamıştır.Edebiyatımıza yeni yazarlar kazandırma amacında olan yarışmaya sizler de katılabilirsiniz.Katılacak adaylara bol şanslar dileriz..

Cemil Kavukçu, Semih Gümüş, Müge İplikçi, Erendiz Atasü ve İnci Aral’dan oluşan seçici kurulun kararı Eylül 2015’te basın yoluyla açıklanacak.

İşte katılmak için gerekli koşullar:

Polisiye Yazarı Ruth Rendell Hayatını Kaybetti!!


Polisiyenin meşhur bayan yazarlarından olan Ruth Rendell maalesef hayatını kaybetti.85 yaşında hayatını kaybeden,Polisiye alanında pek çok eser veren üretken yazarın Türkçe ye çevrilmiş 18 adet eseri vardır.Edebiyat Dünyasında pek çok ödül alan yazarın çoğu romanı çok satanlar listesine girmiştir.


Türkçe'ye en son çevrilen eseri Portobello Sokağı olan yazarın,Türkçe'ye çevrilmiş diğer romanları ise:

3 Mayıs 2015 Pazar

2 Mayıs 2015 Cumartesi

DMCA Nedir? DMCA'nın Bloglar İçin Büyük Önemi!!



Her bloggerın korkulu rüyası içeriklerinin  insanlar tarafından çalınarak yani kopyalanarak başka bir sitede izinsiz olarak yayınlamasıdır.Siz o kadar uğraşıp özgün bir içerik giriyorsunuz ancak kendini bilmez hırsızlar hiç bir izin almadan sizin özgün yazınızı alıp bloglarında yada sitelerinde kullanıyorlar.Bir de neden böyle bir şey yaptıklarını sorduğumuzda saçma sapan cevaplar alıyoruz.Sanki o hırsız haklı biz suçluyuz.


Hal böyle olunca bloğumuz google amcanın da gözünden düşüyor.Kopya içerik olunca bizim kopyacı olduğumuzu düşünebiliyor.Çünkü aynı konu başka blogda da açılmış oluyor.Sinir edici bir durum.Bu tür sorunlar çoğaldıkça başımız daha çok ağrıyor.

İşte DMCA burada devreye giriyor.DMCA'ya kayıt oluyoruz.Daha sonra mail adresimize gelen üyeliği aktif ediyoruz. Siteye girdikten sonra  kodu  bloğumuza ekliyoruz ve eğer içeriğimizi bir kişi çalıp sitesinde yayınlarsa DMCA bize bir mail atıyor.İçeriğiniz kopyalandı diye.Daha sonra bizde bu siteyi şikayet ettiğimizde o site kapatılıyor.Eğer uyarmamıza rağmen diretirlerse DMCA burada faktöre giriyor ve site kapanıyor arkadaşlar.

Kod eklemeyi bloğumuzun yerleşim kısmında yer alan gadget ekle bölümünden yapıyoruz.Html kod ekle diyoruz.DMCA'dan aldığımız kodu ekliyoruz.

Bu derece önemli bir konuyu paylaşma gereği duydum.Nitekim emek hırsızlığı her alanda baş gösterir oldu.Sizler de içeriklerinizin çalınmasına izin vermeyin.


ÖNEMLİ NOT:

Arkadaşlar mail gelmeden eklemeyin kodları.O tarz eklerseniz sonuç alamazsınız.Siteye kayıt olun.Size mail gelecek.O mailden sonra üyeliğiniz aktif olduktan sonraki kodları ekleyin.Aksi taktirde çalışmayacaktır.Kodu doğru eklediğinizde resimde gördüğünüz gibi sitenizin ismi üstte yazacaktır..

1 Mayıs 2015 Cuma

El Emeği Ürünler..

Bebekleriniz ve çocuklarınız için birbirinden güzel atkı,bere,elbise ve daha pek çok el emeği örgüler satılmaktadır.Tamamen kaliteli ipler kullanılarak yapılan bu el emeklerinden siz de almak istiyorsanız,ziyaret edebilirsiniz.Yüzlerce ürünümüz satılmıştır.Fiyatlarımız oldukça iyidir.Özel istek ürünler de yapılmaktadır..
Detaylar için BURAYA TIKLA

Örgü Spor Ayakkabı Tarzı Bebek PatiğiÖrgü Pembe Çiçek Süslemeli PatikÖrgü Pepee Düğmeli Pembe Patik Ayıcık Motifli Örgü Bebek Patiği
Miniklere Örgü Babet PatikÖrgü Minik Babet Patik Örgü Minik Babet PatikÖrgü Minik Babet Patik
Çiçek İşlemeli Karpuz Dilimli Örgü PatikMinik Prensesler İçin Örgü İncili Bebek Patiği Örgü Kırmızı Araba PatikMinik Prenslere Örgü Papyon Patik :)
Minik Kızlar İçin Örgü Babetler :)Minik Prensesler İçin Rengarenk Örgü Patikler :)Örgü Hello Kitty'li Bot Patik :)Minik Erkek Bebekler İçin Örgü Patikler :)
Örgü Mickey Mouse Bebek Patiği :) Prensler İçin Örgü Papyon Patik :)Rengarenk Süslü Babet Patikler Çeşitli Örgü Karikatür Bebek Bereleri :) :) :)
Örgü Denizci Şapka ve Patik TakımıDoğum Fotoğrafçıları ve Minikler İçin Çeşitli Örgü Karikatür BerelerPepee Örgü Patik Bere Takımı ツPepee Örgü Bere ツ
Şirine Atkı Bere TakımıMickey Mouse Örgü BereHello Kitty Örgü Set ツPapatya Motifli Kız Bebekler İçin Örgü Elbise ve Patik Takımı
Mini Çiçekli Bebek Elbisesi-Taçı HediyeMinik Kızlarınızın İsmine Özel Örgü Taç ve Babet Patik Takımıİncili Güllü Örgü Patik ve Saç Bandı TakımıPatik-Bandana Takımı