15 Haziran 2015 Pazartesi

Online Logo-Banner Yapma Sitesi.


Herkesin bildiği üzere bloglarımızın en can alıcı noktalarından biri de bloğumuzun bannerıdır.Güzel bir bannera sahip olmayan bloglar göze batar diye düşünmekteyim.Bazı blogların bannerları uzun olduğu gibi bazı blogların bannerları da logo şeklindedir.Bu bloggerların seçimi tabi ki.

Benim gibi banner yapma özürlüyseniz bu siteyi kesinlikle tavsiye ediyorum.Programla felan uğraşmayı sevmiyorsanız bu site tam sizlik.Kendi bloğumun bannerını ben bu siteden yaptım.Sade ve içime sinen bir banner oldu.Sizde bu tarz bannerlar yapmak istiyorsanız siteye bir göz atabilirsiniz.

Kelime şeklinde banner yapabilirsiniz.İsterseniz benim bloğumda olduğu gibi kelimelerin yanlarına küçük ikonlar koyabilirsiniz bu size kalmış.Umarım işinize yarar.Bu siteyi kim yaptıysa ona teşekkür ederim.Çok işime yaradı:) Siteye ulaşmak için TIKLAYIN..

14 Haziran 2015 Pazar

Dünyada Bir İlk:Kilitli Kitap!!


Bilal Sami Gökdemir okurları şaşırtmaya devam ediyor. Daha önce  yazdığı Şu Saate Orada mıydın? Adlı kitabın son sayfası yırtıktı.Yazar bilinçli olarak kitabın son sayfasını yırtık bırakmıştı:) Son sayfasının neden yırtık olduğunu kitabı okumadan anlayamıyorduk:)

Sıradışı yazar yine Dünyada bir ilk gerçekleştirerek kilitli bir kitap yazdı.Kitabın son 60 sayfası kilitli arkadaşlar.Bu kiliti açmak için kitabı dikkatli okumak gerekiyor.İpuçlarını bularak bu kilidi açmak mümkün.Aksi takdirde kitabı bitiremiyorsunuz:) Gerçekten çok iligimi çekti bu kitap.Yazar dikkatli bir şekilde kitabı okumamızı istiyor anlaşılan.Enteresan:) Kitabın ismi:Çok Kullanılmış Kalpler Dükkanı.

Bakalım bu esrarengiz yazar bir sonraki kitabında yine bizi şaşırtmayı başarabilecek mi?

13 Haziran 2015 Cumartesi

Bloğumun Tarihçesi,Blog Açma Hikayem..

Blog Açma Hikayem..
Yazılarını ilgiyle takip ettiğim sevgili kardeşim Gökhan Tekin sağolsun beni mimlemiş.Mimin konusu başlıktan da anlayacağımız üzere blog açma hikayemiz.Benim hikayeme gelecek olursak:

Kendimi bildim bileli kitap okumayı çok severim.İlkokul yıllarında edindiğim bu alışkanlığı hala devam ettirmekteyim.Görev yoğunluklarından eskisi kadar kitap okuyamasam da kitap okumayı asla bırakmadım inşallah bırakmayacağımda.Her türden kitap okumayı severim.Blog açma kısmına gelecek olursam;Okuduğum kitapları unutmamak için blog açtım aslında:) Okunan kitaplar çoğaldıkça ve aradan uzun zaman geçince insan okuduğu kitabın konusunu unutabiliyor.Bu konuda neler yapabilirim diye düşünmeye başladım.İlk başlarda yani polis meslek yüksek okulu yıllarımda okuduğum kitaplar hakkında bir günlük tutmaya başladım.Her okuduğum kitabı bu günlüğe yazıyordum.Kitabın özetini,yazarını ve kitap hakkındaki düşüncelerimi bu günlüğe kaydettim.Hatta kitaplara puan bile vermişliğim vardı:)

Daha sonra bu yazdıklarımı dijital ortama aktarmaya karar verdim.Biraz araştrıdım ve blog açma kararı verdim.Tam bana göre dedim kendi kendime:) Amacım yine aynıydı;okuduğum kitapları unutmamak,zaman zaman açıp neler okumuşum diye bakmaktı.Tabi hayatımda ilk defa blog açacaktım ve bu konu hakkında hiçbir şey bilmiyordum.Bloğumu 5 ocak 2012 tarihinde açtım.Okuduğum kitapları yavaş yavaş eklemeye başladım.Tamamen kendi özgün düşüncelerimle yazmaya başladım.Hala da böyle devam ediyorum.İlk başlarda kimseler uğramıyordu bloğa.Benim amacım zaten bloğa birilerinin uğraması olmadığı için sıkıntı yoktu.Aradan zaman geçtikçe google dan gelmeye başladılar.Yorumladığım kitapları okuyan insanlar kendi fikirlerini yazıyorlardı.Bu çok hoşuma gitti.Yabancı bir yazarın facebook hesabından yorumladığım bir kitabını paylaşması  beni çok mutlu etmişti.Şu yazımda o konudan bahsetmiştim.Bu gelişmeler daha fazla kitap okumam için beni teşvik etti.Çok güzel yorumlar gelmeye başladı zamanla.Hatta yazarlar bile bloğuma uğramaya başladı.Kitap gönderen yazarlar oldu.O kitapları okuyup bloğumda yayınlamıştım.Bazı yazarlardan 4-5 tane imzalı kitap gelmişti.Onları da çekiliş ile hediye etmiştim:)

Bloğu ilk açtığım zamanlarda blog tasarımı konusunda hiç birşey bilmiyordum.Html kodlarının ne işe yaradığından bile haberim yoktu.Hatta zamanında şablon üzerinde yaptığım küçük hataların ne kadar pahalıya  patladığına üzülerek şahit oldum.Zamanla kodlar hakkında herşeyi öğrenmeye başladım.En azından bloğu havaya uçurmadan tasarımda değişiklikler yapabiliyordum:)Hala çok bilmediğim var ancak tamamen ingilizce olan temaları editledim.Tamamen Türkçeleştirmek zaman alıyor gerçekten.Bu temaya da geçenlerde geçmiştim.Şu yazımda bahsetmiştim.

Blog yazmak gerçekten çok güzel bir uğraş benim için.Boş zamanlarımda yaptığım harika bir etkinlik diyebilirim.Tamamen kişisel düşüncelerinizi yazıyorsunuz,bundan daha güzel ne olabilirki.Bazı romanlar hakkında yaptığım olumsuz incelemeler okurlar tarafından acımasızca eleştirildi.Toplum olarak eleştiriye açık olmadığımızı düşünüyorum.Sonuçta kişisel bir blog burası her yoruma saygı duymak lazım.Her romanı beğenecek halimiz yok ama değil mi?

Bloğum okuduğum kitap yorumlarından ibaret değil.İzlediğim filmleri,dizileri de bloğumda paylaşıyorum.Başımdan geçen olayları da insanlara yardımcı olmak anlamında yazıyorum.Edebiyat Dünyasından haberleri de bloğumda yayınlamaktayım.Bloğumu yeni açtığım zamanlarda kitap blogları çok fazla yoktu ancak şu an yüzlercce kitap bloğu var.Güzel bir durum açıkcası.Kitap okuyanları görmek beni çok sevindiriyor.Blog sayesinde çok fazla kişi tanıdım zamanla.Yeni dostluklar edindik.Halen de edinmeye devam ediyorum.Bu da blog yazmanın olumlu yanlarından birisi.

Bu güzel mimi yazmama vesile olan Gökhan Tekin'e teşekkürler..

11 Haziran 2015 Perşembe

Doğudan Batıya Yolculuk Var...


Doğudaki görevimi tamamlamış bulunmaktayım.Erzurumun Horasan ilçesinde iyi kötü tam tamına 4 seneyi devirdik.Yeni bir başlangıca yeni bir şehre doğru yelken almaktayım.Soğuğun ne olduğunu bu 4 senede çok iyi bir şekilde tecrübe ettim.Hani hep derler ya insan neyin ne olduğunu gurbette anlar diye,aynen öyleymiş.

Çok zor zamanlar atlattık bu ilçede.Özellikle oğlum olduktan sonra zor günler geçirdik.Nitekim Hastane koşulları çok yetersiz.40 derece ateşli bir bebeği hastaneye götürüyorsunuz ve önünüze ıslak bir pamuk soğuk uygula.Sadece tedavi bu kadar.Gerçekten çok zor zamanlardı.Gecenin bir vakti ile de gidemiyorsunuz.Sonuçta durum acil oluyor.Hele bir de arabınız yoksa vay halinize.

Buralara yaz pek uğramıyor.Haziranın ortasına kadar kısa kollu  giyinmek sıkıntı.Hele akşamları ve geceleri hiç sormayın.-40 ları gördüm bu 4 sene içerisinde.Evden işe paten yaparak gittiğim zamanlar oldu:)Tabi düşmek normal bir şeydi:) 2011-2012 kışını asla unutmayacağım.Soğuktan nefesimin kesildiği olmuştu:)

Şöyle geriye dönüp bir bakıyorum da koca bir Vay Be diyorum.İnsan yokluğun ne olduğunu buralarda çok iyi anlıyor.Sosyal imkan yok denecek kadar az.Ancak halimize şükrettim.Çok daha kötü ilçelerde görev alabilirdim.Erzurum Horasan çoğu ilçeden iyi.Görev yönünden rahattım.En azından Konya'daçok daha aktif ve yorucu bir görev zamanı oluyordu.Şaka maka ama meslekte de neredeyse 10 seneyi devirmişim:)

Burada edindiğim tecrübeleri hayatım boyunca unutmayacağım.Yediğim kazıkları da tabi.Hani tecrübe hayatın insana kel kaldıktan sonra tarak vermesi demiş ya bir düşünür.Gerçekten çok doğruymuş.Dedikodu,fitne,fesat,arkadan iş çevirme gibi durumları defalarca yaşadık.Tabi bunlar hep artı haneme yazıldı tecrübe açısından.İyi gün dostluğu çok oluyor buralarda

En zor gününüzde ailenizin yanınızda olamaması ne kadar da korkunç birşeymiş.Allah kimseye yaşatmasın.Hele ki baba olduktan sonra hayatım tamamen değişti.Ben hastalansam umrumda olmaz.Ama oğlum günlerce hasta kaldı.Bu acı tarif edilemez gerçekten.3 günde 7 kilo verdirir adama.Dersiniz ki bana birşey olsun ama oğlumu koru Allahım.Buradaki tek destekçim zor günlerimde eşim ve ailesi oldu.Allah onlardan razı olsun.

Yine de güzel 4 seneydi.Bir de insanlar bu kadar bencil olmasaydı daha iyiydi ama yapacak bir şey yok.Şimdi Çorum'a doğru yol alacağım.Yorucu günler beni bekliyor.Ev toplanacak,taşınma işleri var.Dahası Çorum'dan yeni bir ev alacağım Allahın izniyle.Çok işim var çok:)Bakalım yeni hayat bize neler kazandıracak.

Bu arada bir yandan da mutluyum.Hayatımda gerçekten istediğim birşeyi gerçekleştirirebileceğim.Kitap fuarına katılmak,çılgınca yeni kitaplar almak istiyorum.Yazarlara imzalatmak:):)

Amma da uzun yazmışım ya.Aslında daha 5 sayfa yazasım var ama neyse,kendinize iyi bakın,sevgiler..

Oku;Esaretin Azalsın!!

Özgürlüğün İçin Oku

Allah kimseyi düşürmesin ama bir hapishanede olduğunuzu düşünün.Ve size diyorlar ki ne kadar kitap okursanız mahkumluk süreniz o kadar azalacak.Kaç kitap okursunuz??

Şaka bir yana bu proje Brezilya'da uygulanıyormuş.Ancak ceza indirimi yılda 12 kitapla sınırlıymış.Mahkumlar bir kitabı bitirip,o kitap hakkında tez niteliğinde bir şey hazırlıyorlarmış.Yani kitabın özetini çıkarıyorlarmış kitapları okuyup okumadığı anlaşılsın diye.Kitap başı 4 ceza puanı indirimi alıyorlarmış.Bu da 4 gün demek.Senede ise 48 gün indirim demek.10 senelik bir mahkum düşünecek olursak  480 gün indirim alacak demektir.Hiç fena bir rakam değil aslında.Neredeyse 1,5 sene indirim almış olacak.Okuduğu kitaplar illa ki mahkuma bir şeyler kazandıracaktır.

Ancak insan düşünmeden de edemiyor.Ya hapishaneden çıkınca yine suç işlerse?O zaman okuduğu kitapların hiç bir anlamı kalmıyor tabi.Hatta kitapları hapishaneden çıkmak için kullanıyor olabilir.Yine de olumsuz düşünmeyelim biz değil mi:)

Bu projeye Özgürlüğün için Oku adını vermişler.İtalya'da ise Calabria bölgesinde uygulanıyormuş ve bu projeden 6 aydan fazla ceza almış mahkumlar istifade edebiliyorlarmış.

10 Haziran 2015 Çarşamba

Kitaplara Saygı-Yine Japonya'dan Bir Haber:)


Japonya'da kitaplara ne kadar önem verildiğini çoğu okursever bilir.Adamaların okuma oranı gerçekten çok yüksek.Her fırsatta kitap okuyorlar.Hal böyle olunca dünya rekor denemesine Japon halkı şiddetle karşı çıktı.

Denemenin içeriğini ise domino yapılacak kitaplar oluşturuyordu.Japon halkı bu rekor denemesini saygısızlık olarak adlandırdı ve karşı çıktı.Bunun üzerine rekoru kırmak isteyen Gifu Kent Kütüphanesi domino için dizilecek kitapların ikinci el olduğunu belirtsede halk geri adım atmadı.İşte kitaba saygı budur..

9 Haziran 2015 Salı

Latte Dünyayı Isıtır-1000 Fincan Kahve İle:)



1000 fincan kahve ile bir aşk anlatılır mı?Demeyin çünkü Japonlar bunu da yaptılar:) Japon şirketi olan Aijinamoto General Foods'un  Latte dünyayı ısıtır sloganı ile hazırladığı filmde slow motion tekniği kullanılarak 1000 bardak kahve fincanı ile bir aşk anlatılmış.İçeceğin ismi ise Maxim Stick.İyi seyirler..


570 Bin Tl'lik Hobbit

Hobbit 1937

Yaşı büyük olan romanlar kıymete binmeye devam ediyor.Daha önce şu yazımda Gabriel Garcia Marquez'in çalınan 60.000 Dolar değerindeki romanından bahsetmiştik.Bu sefer daha da değerlenen bir romandan bahsedeceğiz.

J..R.R. Tolkien'in  1937 yılında yazmış olduğu Hobbit romanının ilk baskılarından biri Londra'da Sotheby's Müzayede Evi'nin düzenlemiş olduğu etkinlikte satılmış.Ancak romanı alan kişinin kimliği açıklanmamış.Roman bildiğimiz gibi Peter Jackson tarafından  sinemaya da uyarlanmış ve büyük ilgi görmüştü.Roman aynı zamanda J.R.R Tolkien'in icat ettiği Elf dilinde imzalanmış ve yaklaşık 570 Bin Tl'ye satılmış.Gerçekten müthiş bir rakam.Yıllanmış şarap gibi bir kitap daha:)

8 Haziran 2015 Pazartesi

Responsive Temalar İçin Esnek Adsense Reklamları

Responsive temanın ne olduğunu ve bloglar için önemini şu yazımda belirtmiştim.Bloğunda adsense reklamı yayınlayanlar için de esnek reklama geçmek şart oldu.Yani responsive bir temanız var ancak esnek reklam birimini kullanmıyorsanız,reklamlar masaüstü bilgisayarınızda ya da dizüstü bilgisayarınızda güzel görünürken tablet yada cep telefonunuzdan çok çirkin görünebilir.Bu da kötü bir görüntü vermektedir.Reklamın sağa doğru uzaması yada sola doğru uzaması,belirtilen genişlik ve yükseklikte olmaması bloğunuzda kötü bir görüntüye sebep olacaktır.

İşte bunu engellemek için Esnek Adsense reklamına geçiş yapmalıyız.Bu sayede nasıl responsive temamız her cihazda uyumlu görünüyorsa,adsense reklamlarımız da her cihazda uyumlu ve göze hitap eden bir şekilde görünecektir.Bu kazancımızı da doğrudan etkilemektedir.Bloğunuzda reklamı nereye koyarsanız koyun,reklam kendi boyutunu ayarlayacak ve en güzel şekilde otomatik olarak oraya yerleşecektir.Bu sayede reklam kendini en güzel şekilde gösterecektir.

Esnek reklam ayarını yapmak için,blogger panelimizde eğer adsense reklamımız aktifse Kazançlar kısmına tıklıyoruz.Ardından kontrol panelini görüntüle diyoruz.

Kontrol panelini görüntüle dedikten sonra çıkan ekrandan üst tarafta yer alan Reklamlarım kısmına tıklıyoruz.Tıkladığımızda karşımıza çıkan ekrandan yeni reklam birimi sekmesine tıklıyoruz.


Yeni reklam birimine tıkladığımızda karşımıza çıkan seçeneklerden Esnek reklam birimini seçiyoruz ve kodu al diyoruz.Html kodları gelecek.Bu kodları buloğumuza Html Gadget aracılığıyla reklamın nerede görünmesini istiyorsak oraya ekleyeceğiz.


Bundan sonrasını Google kendi hallediyor:) Reklamı bloğunuzda en iyi görüntülenecek şekilde ayarlıyor.



5 Haziran 2015 Cuma

Deniz Can B-Gözleri Hep Çocuk

Deniz Can B.-Gözleri Hep Çocuk

Bu romanda bir aile içerisinde geçen çatışmalara yakından tanık oluyoruz.Sevgi ve saygı olmadan yürütülmeye çalışan bir aile yaşamının ne kadar başarısız olduğunu görüyoruz.Duygusal yönden ağır basan ve sürpriz bir şekilde biten bir roman.

Aslı işi ile evi arasında mekik dokumaktadır.Fırat'la evlidir.Güçlü bir kadın karakter olan Aslı evlilik hayatında istediğini bir türlü bulamaz.Oysa ki Fırat'la severek evlenmişlerdir.Kızları Seren doğduktan sonra Aslının bütün hayatı kızı olur.Kocasını sürekli ihmal etmektedir.Aslı aslında bir anlamda annesi Firuze Hanımın yaptığı yanlışları tekrarlamaktadır.Firuze Hanım da Aslıyı baskı altında büyütmüştür.Kocası Kemal Bey ile duygusal çatışmalar yaşayan Firuze Hanımın her şeyi kızı Aslı'dır.Duygusal anlamda baskı hisseden Aslı asabi bir gençlik geçirmektedir.Kiloları ile başı derttedir.Üniversiteyi kazanır ve iş hayatına atılır ve Fırat'la evlenir.

Duygusal anlamda yıpratılan ilişkilerin çocuklar üzerindeki yan etkisini de romanda görmek mümkün.Roman bir anlamda hayattaki planları ertelemenin yanlış olduğunu gözler önüne seriyor.Bir kişiyle bir planınız varsa derhal uygulayın aksi halde o şansa bir daha sahip olamayabilirsiniz.Son pişmanlık fayda etmiyor maalesef.

Romanın finali de sarsıcı.Yani Türk Halkının ahlak anlayışıyla pek bağdaştıramasam da roman genel anlamda güzel.Sevgisini sürekli sorgulayan bir insan.Sevgiye aç olan Aslı'nın Mümide ile kurduğu sıcak ilişki romanın sonuna damgayı vurmuş.Sevgiye aç olan insanların ne tür yanlışlıklar yapabileceğine tanık oluyoruz.Sevgisiz süren bir aile hayatı bir yere kadar gidiyor,sonrası çatışma ve koca bir boşluk.Bu romanı da tavsiye ederim.




4 Haziran 2015 Perşembe

Harper Lee Tarihe Adını Yazdırdı!!

Harper Lee-Go Set a Watchman

Dünyaca ünlü eseri Bülbülü Öldürmek ile tanınan Harper Lee Dünya tarihine geçti.Tam 55 yıl aradan sonra yayımlanacak olan kitabı tüm zamanların ön sipariş rekorunu kırmış.Daha piyasaya sürülmeden sipariş patlaması yaşanmış adeta.Bu da Bülbülü Öldürmek romanının ne kadar sevildiğinin kanıtı olsa gerek.Zaten Pulitzer ödülü almıştı ve dünyada 40 milyonun üzerinde satan bir romandı Bülbülü Öldürmek.Anlamadığım yazar neden bu kadar bekledi acaba?Tamam kitap yazmak ha deyince olacak bir şey değil ama 55 sene de çok uzun bir zaman:)

Go Set a Watchman adlı roman edebiyat tarihine en fazla ön sipariş alan roman olarak adını yazdırdı.14 Temmuzda yayınlanacak olan İngiltere ve Amerikada aynı anda 2 milyon kopya ile yayımlanacakmış.Türk okurlar da şanslı.En azından fazla beklemeyceğiz.Kitap bu yıl 7-15 Kasım tarihleri arasında düzenlenecek olan 34. Tüyap İstanbul Kitap Fuarı'yla aynı anda Püren Özgören çevirisi ve Sel Yayıncılık etiketiyle raflardaki yerini alacakmış.


3 Haziran 2015 Çarşamba

Adem Karafilik-Uygulamalı Hızlı ve Etkin Okuma Teknikleri

Uygulamalı Hızlı Ve Etkin Okuma Teknikleri

Bir ara hızlı okumaya merak salmıştım.Daha hızlı okursam belki zamandan tasarruf edebileceğimi düşünüyordum.İşte bu kitapta o zamanlarda alınan bir kitap.Kitabın yazarı bu işin ehli diyebilirim.Hızlı okumaya merak saranlar bir şekilde Adem Karafilik ismiyle tanışacaklardır.1993 yılından beri kişisel gelişim seminerleri veren bir üstat yazmış bu eseri.1998 yılından beri de kendi tekniklerini geliştirdiği hızlı okuma alanında faaliyet veriyor.Çok faydalı egzersizlerin olduğu bu eseri dikkatli okuyup,içerisindeki uygulamalara dikkatli çalışırsanız;okuma hızınızın gerçekten arttığını göreceksiniz.Tabi ki ilk şartımız sabırlı olmak:)

Daha önce kitabı bitirmeme rağmen zaman zaman alıp okurum.Çünkü bir kere okunup köşeye atılacak bir kitap değil.İçerisindeki egzersizleri belli aralıklarla tekrarlamak lazım.Kitap toplam 5 bölümden oluşmaktadır.En son bölüme de ekler eklenmiş.Burada da çeşitli egzersizler mevcut.

İlk bölümde okuma üzerinde durulmuş.Okuma eylemi,niçin okuyoruz?Okuma bilinci gibi genel konulara değinilmiş ve yazar kendi birikimlerini anlatmış.İkinci bölüm ise önemli bir bölüm.Okuma-beyin-göz ilişkisinden bahsetmiş hocamız.Göz sıçramaları,Okurken göz hareketlerinin satırlarda incelenmesi gibi önemli konular yer almakta.Göz kaslarının eğitimi,yatay aktif -dikey aktif görme alanının genişletilmesi gibi konulardan bahsedilmiş.Göz kaslarında bitiyor aslında iş.Çeşitli egzersizlerle göz kaslarımızın gelişimi ve görme alanımızın genişletilmesi hedefleniyor.Yani bir kitabın sayfasına baktığımızda göz kaslarımızı geliştirmiş isek daha fazla cümle grupları göreceğiz ve takım halinde daha hızlı okuyacağız.Tek tek kelimelerle uğraşmak yerine görme alanımız ile daha kısa sürede okuyabileceğiz.Görme çabukluğunun geliştirilmesi,gözün odaklanma kabiliyetinin geliştirilmesi,göz kaslarının esnetilmesi gibi konularda güzel egzersizleri yine ikinci bölümde bulabiliyoruz.

Üçüncü bölümde ise hızlı okumaya etki eden psikolojik,fiziksel,çevresel faktörlere değinilmiş.Dördüncü bölümde de yazar kitap-okuyucu ilişkisine değinmiş.

Beşinci bölümde ise hızlı okuma uygulamaları var.Bol bol egzersiz yapıp,okuma hızımızı artırabiliyoruz.Ben bu kitabın faydasını gerçekten gördüm.Kitaptaki egzersizleri zaman zaman uyguluyorum.Bazı kesimler hızlı okumak yerine yavaş okuduğumuz zaman daha çok şey anlayacağımızı savunuyorlar.Ancak ben bunun tam tersini savunuyorum.Hızlı okuduğum zaman daha iyi anlıyorum.Daha adapte olmuş hissediyorum okuduğum esere.Egzersizlerden sonra bunu daha iyi anladım.

Son olarak bu kitabı tavsiye ediyorum.Denemenizi öneriyorum.Özellikle sınavlara hazırlanan arkadaşlara tavsiye ediyorum.Zamandan ciddi anlamda tasarruf edebilirsiniz. 


2 Haziran 2015 Salı

İngilizceye Çevrilen Ayşe Kulin'in Kitabı Yok Satıyor!!


Dünya standartlarında yazarlarımız olduğunu her zaman söylemişimdir.Bunun en önemli kanıtlarından biri bu haber.Ayşe Kulin'in İngilizce olarak yayınlanan kitabı Last Train To İstanbul 200.000 satış rakamını aşmış.Gurur verici bir haber gerçekten..Umarım daha çok satar ve bu yüz binler milyonlar olur.

Daha çok yazarımızın bu başarıya imza atması dileğiyle...