25 Kasım 2015 Çarşamba

Orhan Pamuk'un Kafamda Bir Tuhaflık Romanı Amerika'da Çok Satarlar listesinde



Yazarlarımız bizi gururlandırmaya devam ediyor.Şu Yazımda Hakan Günday'ın Fransa'da aldığı ödüle değinmiştim. Bir güzel haber de Amerika'dan geldi.

Orhan Pamuk'un Kafamda Bir Tuhaflık romanı Amerika'dan yayımlanışının 1.ayında çok satarlar listesine girdi. 

38 dile çevrilen roman büyük ilgi görüyor. Londra'da 1 numara olan roman Abd'de ilk ayında 8 numaradan listelere giriş yaptı.

Bu roman aynı zamanda 2015 yılında Aydın Doğan Vakfı ve Erdal Öz Ödülleri'nin  sahibi olmuştu.

Yazarın başarılarının katlanarak artmasını temenni ediyoruz.Ayrıca romanı İngilizce'ye çeviren Ekin Oklap'ıda tebrik ediyoruz.Nitekim bir roman bu derece başarılı oluyorsa bunda çevirmenlerin katkıları yadsınamaz. 







24 Kasım 2015 Salı

Kitap Severlerin Başına Gelebilecek En Kötü 26 Şey!!


Geçenlerde internette güzel bir makale ile karşılaştım ve bu güzel makaleyi bütün kitap severler için paylaşmak istedim.Tahmin edeceğiniz üzere kitaplarla  ilgili bir makale:)

Bütün kitap kurtlarını sinir eden bazı zamanlar vardır. Hatta öyle olaylar gelir ki başımıza kafayı yememek veya çıldırmamak elde değildir.

İşte,BuzzFeed'in derlediği her kitapseverin muzdarip olduğu o dertlerden bazıları:

1) Ödünç verdiğiniz bir kitabın, size içler acısı bir halde dönmesi

2) Ödünç verdiğiniz bir kitabın, size hiç dönmemesi

3) Şehirler arası yolculuk yapmak üzere bindiğiniz otobüs hareket ettikten sonra, kitabınızı evde unuttuğunuzu fark etmeniz

4) Bitmesine birkaç sayfa kalmış bir kitabı kaybetmeniz

5) Kitap okuduğunuz açıkça görünmesine rağmen, sizinle konuşmayı sürdüren birinin yanında oturmak

6) En sevdiğiniz kitabın sinemaya uyarlandığını öğrenmeniz; berbat bir film olacak şüphesiz!

7) İyi giden ve bu yüzden sevmeye başladığınız bir kitabın, berbat bir sonla bitmesi

8) En sevdiğiniz karakterin ölmesi

9) Kitabınızla aynı çantaya koyduğunuz şişenin, su sızdırdığını fark etmeniz

10) Kitabınızı yanlışlıkla küvete, havuza ya da lavaboya düşürmeniz

11) Keyifle yatağa yerleşmiş kitabınızı okurken, başucu lambanızın arızalanması


12) Birilerini henüz başladığınız bir kitabın sonu hakkında konuşurken duymanız

13) Üçte ikisini bitirdiğiniz bir kitaptan nefret etmeye başlamanız ama onun kazanmasına izin vermek istemediğiniz için kendinizi okumayı sürdürmek zorunda hissetmeniz

14) En sevdiğiniz kitabın parçalarına ayrıldığını fark etmeniz; ne de olsa onu yaklaşık bin defa okudunuz!

15) Öğle tatilinizin bitmesine dakikalar kalmış ya da ineceğiniz durağa yaklaşmışken, okumakta olduğunuz bölümün sonuna ulaşmaya çabaladığınız o stresli anlar

16) Birilerinin size en sevdiğiniz kitabı sorması; sevdiğiniz onca kitap arasından birini tercih etmek kolay mı sanki!

17) Merkanıza yenik düşüp paragraf atlayarak okuma zevkinizi kendi ellerinizle kaçırmanız

18) Arkadaşınızın tavsiye ettiğiniz kitabı hâlâ okumadığını fark etmeniz

19) Arkadaşınızın tavsiye ettiğiniz kitabı beğenmemesi

20) Okumakta olduğunuz sayfanın üzerine yiyecek ya da içecek bir şeyler dökmeniz

21) Yıllar önce okuyup da çok beğendiğiniz bir kitabı tekrar okuyunca, pek de o kadar güzel olmadığını fark etmeniz

22) Sevgilinizden ayrıldıktan sonra birkaç kitabınızın onda kaldığını hatırlamanız

23) Âşık olduğunuz kişinin, örneğin "Ben sadece erkeklerin yazdığı kitapları okurum," gibi bir cümle kurması

24) Taşınmak

25) Çok ama çok beğendiğiniz bir kitabın bitmesi

26) İçinizden okumak gelirken başka bir şeyler yapmaya zorlandığınız tüm o anlar



21 Kasım 2015 Cumartesi

18 Kasım 2015 Çarşamba

Can Yayınlarından "Özür" Açıklaması Geldi!!




Tüyap Fuar'ında üzücü bir olay yaşanmıştı.Can yayınları çalışanları 13 yaşında bir çocuğun kitap çaldığı gerekçesiyle üzerini aramıştı.Ancak çocuğun üzerinden kitap çıkmayınca çalışanlar ile çocuğun ailesi arasında tartışma çıkmıştı.

Olayın ardından şoka uğrayan çocuk ağlamıştı.Gerçekten hazmetmesi kolay bir olay değil.Durup dururken hırsızlıkla suçlansanız ne hissedersiniz?

Çalışanların yaptığı inanılır gibi değil.Can yayınları gibi kaliteli bir yayınevinin böylesi bir olaya karışması ayrı bir talihsizlik.Ülkemizde zaten okuma oranı ortada.Böylesine güzel bir fuarda bunların yaşanması düşündürücü.

Yaşanan olayların üzerine Can Yayınları sahibi Can Öz imzalı “Hatalıyım, sorumluyum, hesap vermeliyim...” diye başlayan açıklama bir açıklama paylaşan yayınevi, bahsedilen olayın doğru olduğunu açıklayarak, “Çocuğu üzen üç çalışanımızla yollarımızı ayırdık” diye duyurdu.

Açıklamanın tamamı ise şu şekilde:

“Dün Tüyap Kitap Fuarı’nda, Can Yayınları standında çok tatsız bir olay yaşandı. 13 yaşında bir çocuk, kitap çaldığı iddiasıyla durduruldu, üzeri arandı ve kitap çalmadığı ortaya çıktıktan sonra çocuğun abisi ve yakınlarıyla gerilimli bir tartışma yaşandı. Çocuğun ağladığı da doğru.

15 Kasım 2015 Pazar

Buket Uzuner-Su (Uyumsuz Defne Kaman'ın Maceraları)

Buket Uzuner-Su Uyumsuz Defne Kaman'ın Maceraları


Buket Uzuner uzun zamandır okumak istediğim bir yazardı.Sonunda Su romanı ile yazarla tanıştım.Bu 4 kitaplık bir serinin ilk kitabıymış.Allahtan ilk kitabı buymuş.Alırken hiç dikkat etmemiştim:) Seri su,toprak,hava,ateş diye devam ediyormuş.

Yazarın romanını çok başarılı buldum.Romanın ismine bakınca ergen bir kızı anlatıyor diye ikileme düşmüştüm romanı alırken.Ancak beklentimden fazlasını karşıladı bu güzel roman.Öyle ergen olayları felan değil yani:)

Romanda kaman geleneğinden sıkça bahşedilmiş.Ayrıca Parapsikoloji'ye de atıfta bulunmuş.Duru-Görü yeteneği olan karakterlerin de olması romana ayrı bir boyut katmış.Gizemli bir roman ortaya çıkmış.

Defne Kaman adlı çevre duyarlısı bir köşe yazarının esrarengiz bir şekilde ortadan kaybolması ile başlıyor roman.Yazar adeta buhar olup uçmuştur.Kameralar tarafından vapura binerken görüntülenen yazar.İnerken vapurda yer almaz.İlginç bir şekilde kaybolmuştur.

Komiser Ümit Kaman bu gizemli olayı çözmek için elinden geleni yapacaktır ancak doğaüstü birtakım olaylar gidişatı etkiler.Defne Kaman'ın anneannesi Umay nine de esrarengiz bir karakter olarak karşımıza çıkmaktadır. Kadının çeşitli güçlerinin olduğuna inanan Ümit komiser ne zaman kadınla bir araya gelse kendini tuhaf hisseder.Bakalım Ümit Komiser bu gizemli olayları çözüp Defne'yi bulabilecek mi?

Sahaf Semahat adlı bir karakterimiz de vardır romanda.Lakabından da anlaşılacağı üzere kitapçıdır.Kutadgu Bilig hayranı bir kitap kurdudur.Komiser Ümit'in de yakın arkadaşı olan Semahat'de bir şekilde kendini olayların içerisinde bulacaktır.

Polisiye ve romantizmi harmanlayan yazar çevre konusunundaki hassasiyeti de güzel bir şekilde dile getirmiş.Kadın cinayetlerine de atıfta bulunmuş.Pek çok konuda insanı düşündürüyor roman.Yani birkaç romanı bir arada okuyormuş hissi veriyor.Oldukça başarılı bir roman.

Defne Kaman karakterini çok beğendim.Başkaları için kendi hayatını tehlikeye atacak kadar gözü kara bir yazardır.Günümüzde bu tür insanları bulmak imkansıza yakın diyebilirim.Çok gizemli bir karakter olan Defne'ye ne olmuştur ki bir anda ortadan kaybolmuştur.Kadın cinayetleri üzerine giden yazar sıkı bir çevre dostudur aynı zamanda.

Şimdiden devamı olan Toprak romanını merak etmeye başladım.Bulmaca çözer gibi romanı okuyoruz.Taşlar yavaş yavaş yerine otururken insan oldukça heyecanlanıyor.Bir bakmışız roman bitmiş:)

Bu güzel,akıcı,gizemli,insanı düşünmeye sevk eden romanı elbette tavsiye ediyorum;)



13 Kasım 2015 Cuma

Wattpad Yazarları Tüyap Fuarı'na Damga Vurdu!!


Wattpad son zamanlarda ülkemizde de sıkça kullanılan bir uygulama oldu.Bir çok genç yazar bu uygulama sayesinde tanındı hatta bazı genç yazarların yazdıkları milyonlarca kez okundu.Kitapları basıldı ve yok sattı.Hatta bazıları var ki fenomen oldu.Şu yazımda Wattpad uygulamasından bahsetmiştim.

Işte bu 3 fenomen yazardan bahsedeceğim.Büşra küçük Kötü Çocuk romanı ile çok tutuldu.Özellikle gençler arasında oldukça popüler bir yazar haline geldi.Aynı şekilde Büşra Yılmaz'da 4n1k adlı romanı ile çok fazla okundu.Genelde romanlarındaki tema aşk üzerine kurgulanmış.Okuyucu kitleleri hemen hemen aynı.8-18 yaş aralığında oldukça geniş okurlara sahip yazarlar bu ilgiden oldukça memnun.Alya Öztanyel'de Karanlık Lise adlı romanla popüler olan yazarlar arasında.

Yazarların yaşlarının da küçük olması sanırım gençlerce sevilmesinin en büyük faktörü.Ben henüz okumadım bu romanları,ancak Kötü Çocuk romanını
 heryerde görür olmuştum.

21 yaşında memur bir ailenin çocuğu, 4n1k adlı romanın yazarı olan Büşra Yılmaz'ın imza töreninde değim yerindeyse izdiham yaşanmış.Izlediğim haberde çocuklar adeta ağlıyordu.Birbirlerini ezen çocuklar Büşra'dan imza almak için kıyasıya yarıştılar.Hatta bir ara öyle bir izdiham olmuş ki kapılar kırılmış.Yaklaşık 4.000 kişi imza için Tüyap'a gelmiş.Izdiham olunca güvenlik güçleri imza törenini yarıda kesip yazarı kalabalığın arasından çıkarmış.Bir süre sonra yazar tekrar imza törenine dönmek istemiş ve tören devam etmiş.

Bu kadar fanatizm beni korkuttu açıkçası.Özellikle 8-15 yaş aralığı çocuklar kendinden geçmiş ağlıyor,Büşra'yı çok seviyoruz diye bağırıyorlardı.

Aşk temalı roman yazan Büşra Yılmaz fantastik alana yöneleceğinden bahsetti.Bizim gençler bu tarz romanları çok seviyor zaten.Bu alanda da başarılı olacaktır yazar muhtemelen.

Kanada tabanlı bir uygulama olan Wattpad ülkemizde de epey tutuldu.Ben de güzel roman,hikaye yazarım diyorsanız,Wattpadde yazabilirsiniz.Belli mi olur bakarsınız siz de bir anda popüler bir yazar olmuşsunuz:)

11 Kasım 2015 Çarşamba

Çağlayan Yılmaz-İtbarak ( Bir Türk Mitolojisi)


Çağlayan kardeşimizin yeni kitabı İtbarak çıkmıştır desteklerinizi bekliyoruz.Türk Mitolojisiyle dünyayı fethetmeye ne dersiniz? Gümbür gümbür geliyoruz.

http://www.kitapyurdu.com/kitap/itbarak/380075.html&filter_name=itbarak

Hz. Nuh'un çocuklarından Yafes, korun içinden aldığı demire ilk darbeyi vurduğunda, gök titredi, alem sustu ve geleceği dinledi! Sapkınlara ve iblisin hizmetkarlarına dur diyecek, islam sancağını dünyanın dört bir yanına taşıyacak o kutlu ulusun ayak seslerini, o neslin gelişini dinledi her çekiç darbesinde...Bozkırın bozkurtlarının, dağların aslanlarının sesi gibiydi. Çekiç vurdukça yer titredi, ırmaklar çağladı ve Yafes'in oğulları, o günden bu güne kadar yeryüzünün en onurlu ve güçlü ulusu oldu....
Oğuz Ata'nın, doğaüstüyle olan mücadelesine ve tüm diyarı dize getirişine şahit olun! Bu hafta içi, okuduğunuz bütün romanları unutun,soluksuz bir serüvene hazır olun! *
*BİZDEN, KENDİ MİTOLOJİMİZDEN, ATALARIMIZDAN, BİR İLKE ŞAHİT OLUN!*
*-İTBARAK-*
http://www.kitapyurdu.com/kitap/itbarak/380075.html&filter_name=itbarak


9 Kasım 2015 Pazartesi

Film İzlemek ve Kitap Okumak Üzerine Absürt Bir Diyalog




Geçenlerde öğretmen bir arkadaşla ilginç bir muhabbete girdik.Arkadaş kitap okuduğumu görünce bana baktı ve dedi ki"Sen hala kitap mı okuyorsun? kitap okuyacağına film izle daha iyi.Kitap okumak zaman kaybı"dedi.

Bunu duyunca şok oldum.Hatta bunu söyleyen arkadaş bir öğretmen olunca şaşkınlığım bir kaç kat daha arttı.Hocam dalga mı geçiyorsun dediğimde ise bana hayır çok ciddiyim dedi.Kitap işte bir süre sonra okuduklarını unutacaksın,en azından film izle ki zamanın boşa gitmesin dedi.Baktım ki laftan anlamayan bir tavrı var,tartışmayı orada kestim.Okumuş cahil ile tartışırsam o zaman; zaman kaybederim dedim ve kitap okumaya devam ettim.

Belki bana inanmayacaksınız.Yani böyle bir şey ile kendim karşılaşmış olmasam ben de inanmazdım.Yazdıklarım yanlış anlaşılmaz umarım.Burada öğretmenleri karalamak gibi bir tavrım söz konusu olamaz ki onlar bizim baş tacımız.Yarınlarımızın garantisi,kutsal bir meslek icra eden arkadaşlarımız.

Her tür insan var maalesef.Doğal olarak her tür düşünce ile karşılaşıyor insan.Sonuçta kitap okumak ile film izlemek arasında muazzam farklar var.Film izlemek de güzel bir eylem ancak kitap okumakla nasıl kıyaslanır anlamadım.

Kitap okurken insan kendi hayal dünyasını kurar.Bazen hayal gücümüz o kadar artar ki kitap filme uyarlandığında filmini beğenmeyiz.Ben daha farklı düşünmüştüm filmi deyip hayal kırıklığına uğrarız.Filmlerde başkalarının kurduğu ortamları ve kurguları izleriz.Kitaplarda da başkalarının kurgusunu okuruz ancak onu kendi hayal dünyamız ile genişletiriz.Aynı kitabı farklı kişilere okutsak ve film yaptırsak birçok  farklı film çıkar ortaya.

Sonuçta ikisi de bir sanat.Ben film izlemeyi de kitap okumayı da çok severim.Kitap okumak insana çok şey kazandırır.Burada saymaya kalksam faydalarını saatlerce yazmam gerekir:) Benim serzenişim o arkadaşa.Sonuçta bir eğitimcinin bu tarz bir diyaloğa girmesi bile korkunç.Bu öğretmen kardeşimiz insan yetiştirecek.Öğrencilere böyle örnek olursa vay halimize.Bu arkadaşın bir an önce fikrini değiştirmesini ummaktan başka elimizden bir şey gelmiyor maalesef.

6 Kasım 2015 Cuma

Ve Fransa'da Kazanan Hakan Günday Oldu!!


Şu yazımda Fransa'nın en prestijli Edebiyat ödüllerinden ve bu ödülün yabancı edebiyat kategorisinde Hakan Günday ve Oya Baydar'ın favori olduğundan bahsetmiştim.

Ve beklenen oldu çok şükür.Hakan Günday "Daha"(Encore) romanı ile Prix Medicis Etranger telif ayağının galibi oldu.Gerçekten çok prestijli bir ödül.Türk Edebiyatı'na armağan olsun bu güzel ödül.Hakan Günday'ı böylesine güzel bir ödül aldığı için gönülden tebrik ederiz.Çok mutlu ettin bizi Günday.Nice ödüllere diyelim.

Paris’teki ödül töreninde hazır bulunan Günday’ın Daha romanı, babası insan kaçakçılığı yapan 9 yaşındaki Gaza isimli bir erkek çocuğunun hayatını konu alıyor. Günday, Ziyan ismi romanıyla da önceki yıl Türk-Fransız Edebiyat  Ödülü’nün sahibi olmuştu.


5 Kasım 2015 Perşembe

Sarah Jio'nun Yeni Romanı:"Yeşil Deniz Kabuğu" Dünyada ilk kez Türkiye'de Yayımlanacak!!



Birçok eseri Newyork Bestseller listelerinde yer alan ve ülkemizde geniş bir okuuyucu kitlesine sahip Sarah Jio'nun yeni kitabı Yeşil Deniz Kabuğu dünyada ilk kez Istanbul Kitap Fuar'ında yayımlanacak.Sarah Jio'nun kitabı normalde 2016 yılının başlarında çıkacaktı.Ancak Jio verdiği kararla kitabın çıkış tarihini öne aldı.Istanbul Kitap Fuar'ına pena yayınlarının konuğu olarak katılacak Sarah Jio verdiği bu kararla Türk okurlarını mutlu etti.

Şu yazımda fuar hakkında geniş bilgi vermiştim.Detaylara bakabilirsiniz.

Sarah Jio Türkiye'de çok sevildiğini bildiği için böyle bir karar almış.Yazardan çok güzel bir jest gerçekten.Bu güzel jest için yazara teşekkür ederiz.

Yeşil Deniz Kabuğu ile Sarah Jio okurlarına yine sıcak bir aşk hikayesi sunuyor. Agapi romanından sonra Jio yine özüne dönüyor ve zamanlar arası aşk yolculuğu temasına yeni kitabında geri dönüyor. Bu kez Kailey’in zamanlar arası aşk hikayesini okuyoruz.











4 Kasım 2015 Çarşamba

John Verdon-Peter Pan Ölmeli

John Verdon-Peterpan Ölmeli


Kitabı Yorumlayan:Şenay Bn.Kendisine Teşekkür ederiz.Buradan kendisine ulaşabilirsiniz.Sizler de kitap yorumu göndermek isterseniz Şuraya Bir Bakın

 523 sayfadan oluşan kitabın yazarı John VERDON.



David Gurney'le birçok kez çalışan Jack Hardwick, son cinayetin gizemini çözmek isterken uygun olmayan pek çok bilgiyi Gurney'le paylaşmıştır. Bölümde dikkat çeken bu hareket sonucu Jack sürgündedir. 

 Varlıklı iş adamı ve ünlü siyasetçi Carl Spalter annesinin cenazesinde vurulur. Suçlu olarak karısı Kay Spalter tutuklanır. Ancak Hardwick Kay'in masum olduğuna inanır ve Gurney'den yardım ister.
 Gurney, Hardwick ve Esti yaptıkları araştırmalar sonucunda Peter Pan denilen sihirbaz bir caniye ulaşır.

 Gurney şu sekiz sorudan birine cevap bulduklarında cinayeti çözeceklerine inanır;

1. Görgü tanıklarının ifadelerine göre kurbanın bulunduğu noktada, cinayet silahının ve barut izlerinin bulunduğu daireden ateşlenen bir silahla vurulması olanaksızdı.

2. Kurbanı mezarlığa getirmek için annesini öldürme planı gereksiz görülecek kadar ayrıntılıydı. Anne başka bir nedenle öldürülmüş olabilir miydi?

3. Tetikçi, en zor işlerin adamı olarak tanınan bir profesyonel katildi. Carl Spalter'ın öldürülmesi neden en zor suikastlar sınıfına sokulmuş olabilirdi?

4. Atışı yapan Kay Spalter değilse bir kiralık katil tutmuş olabilir miydi?

5. Kiralık katili Spalter Emlak Şirketi'ne sahip olmak için Jonah tutmuş olabilir miydi?

6. Alyssa babasının mirasına konmak amacıyla katili olarak suçu Kay'in üzerine atmak için Klemper'la iş birliği yapmakla beraber, aynı zamanda kiralık katil tutmuş olabilir miydi?

7. Gurikos hangi sırrın saklanması için öldürülmüş ve başına çiviler çakılmıştı?

8. Carl bir adamı öldürtmek istediği için misilleme olarak mı öldürülmüştü?

Güllerin etrafında dön dur

Cebin çiçek dolu

Küller, küller

Her şey düşüyor.

John Verdon sevdiğim bir yazar. Dave Gurney-Dedektif serisinde sevmediğim tek kitabı Şeytanı Uyandırma olmuştu. Bu kitabı gayet güzel buldum. Bu okuduğum 4. kitap olduğu için Gurney'in yaşadığı ev, eşi, Jack... bana çok tanıdık geliyor ve bu serideki kişileri seviyorum. Ben keyifle okudum birkaç saatte bitebilecek bir kitap. Bence sıkıcı bir pazar gününü keyifli hale dönüştürmek için ideal bir seçim olur. Hadi okuyun siz de :))

3 Kasım 2015 Salı

Chicago'dan Kitap Okuma Etkinliği


Bu sefer etkinlik haberimiz Chicago'dan geliyor.Chicago'da okuma konusunda problemli bir yermiş Amerika'da.Öyle ki Chicago'nun %53'ü okuma-yazma bilmiyormuş ve sekizinci sınıftan itibaren okuma konusunda sıkıntı varmış.

Hal böyle olunca insanları okumaya teşvik etmek amacıyla trenler kitaplarla doldurulmuş.Yolculuk esnasında insanlar kitap okusun diye.Bir nebze olsun insanları okumaya teşvik etmek amaç.Gerçekten Amerika gibi bir yerde bu oran çok büyük.

Akıllı telefonlar geliştikçe maalesef okuma oranı düşüyor.Bizim ülkemizde bunu rahatça gözlemleyebiliriz.Dünyada birçok ülke de bundan nasibini almış tabi.Kafamızı telefonlardan kaldırıp kitap okuyalım biraz:)

2 Kasım 2015 Pazartesi

Yılın Gençlik Romanı Ödülü "Dört Kozalak"a Verildi.


Uluslararası Çocuk ve Gençlik Kitapları Kurulu’nun (IBBY) üyesi olan Çocuk ve Gençlik Yayınları Derneği’nin (ÇGYD) her yıl düzenlediği “Yılın Kitapları” ödülleri sahiplerini buldu. Günışığı Kitaplığı’nca yayımlanan, Karin Karakaşlı’nın Dört Kozalak’ı, “2014 Yılın Gençlik Romanı” seçildi.

Böylelikle okunacaklar listesine bir kitap daha girmiş oldu:) Yazarı da romanını da ilk defa duyuyorum.Aslında bu tür ödüller yeni yazarlar ve kitaplar tanımamız açısından güzel bir şey.

Ödüller, 34. Uluslararası İstanbul Kitap Fuarı’nda düzenlenecek ödül töreninde sahiplerine verilecek. Tören, 7 Kasım 2015 Cumartesi günü 14.00-15.30 saatleri arasında Marmara Salonu’nda gerçekleşecek.

Dört Kozalak, editörlüğünü Semih Gümüş’ün üstlendiği, Müren Beykan’ın yayıma hazırladığı Köprü Kitaplar dizisinin 17’nci kitabı. Karakaşlı, farklı kültürel ortamlarda büyüyen dört genci bir araya getirdiği romanında, sınav kaygısının genç bireyleri nasıl etkilediğini duygu dolu, yalın bir dille anlatıyor. Başarmaları gereken bir sınavın yanı sıra hayatta yürüyecekleri bir yol da oluşturmaya çalışan gençler, kültürel ve toplumsal farklılıkları anlamlandırmaya çabalıyorlar.

1 Kasım 2015 Pazar

John Verdon-Şeytanı Uyandırma

John Verdon-Şeytanı Uyandırma

Kitabı Yorumlayan:Şenay Bn.Kendisine Teşekkür ederiz.Buradan kendisine ulaşabilirsiniz.Sizler de kitap yorumu göndermek isterseniz Şuraya Bir Bakın
John Verdon'ın üçüncü kitabı "Şeytanı Uyandırma" 535 sayfaya sahip.

Kim Corazon Ram TV'de "Cinayet Yetimleri" adlı programı yapmak isteyen genç bir gazetecidir. Programda çözülemeyen cinayetlerden sonra ölen kişilerin ailelerinin yaşadığı dramı anlatmak ister. Kim, bu konuda fikir almak için hayranı olduğu ve annesinin kendisi hakkında makaleler yazdığı Süper Dedektif Gurney'le tanışır. David, Kim'e yardım etmeyi kabul eder ve macera başlamış olur. Kim ilk projede "Good Shepherd" olayını ele alır. Good Shepherd olarak kendini tanıtan katil altı kişiyi öldürmüştür. Ölen kişilerin tek ortak noktası siyah mercedes arabalara sahip olmalarıdır. Polisler her cinayetten sonra maktülün yanında oyuncak bir hayvan bulurlar. Olayın üzerinden on yıl geçer ve katil yakalanamaz.

 Kim bu olayla ilgili olarak ailelerle görüşmeler yapar. Bu sırada tuhaf sorunlar yaşar. Tabi ki bu durum sadece O'nu ilgilendirmez, Gurney de olanlardan nasibini alır..

Seri kitaplarının en büyük riski bu aslında : serideki diğer kitaplarla sürekli kıyaslama yapılması."Aklından Bir Sayı Tut" gerçekten çok iyi bir kitaptı. Olaylar tahmin edilemiyordu ve katil hiç beklenmeyen biriydi. "Şeytanı Uyandırma" için de bunları söylemek mümkün olabilir. Konunun nereye bağlanacağı kestirilemiyor ve katil beklenmeyen biri. Fakat kitap içinde çözülemeyen bir sürü olay birbiriyle bağlantısız, havada kalıyor kitabın sonunda. Ve evet katil beklenmeyen biri ama kitap boyunca hiçbir aktifliği yok sadece son bölümde dahil oluyor konuya. Ayrıca katili öğrendiğinizde "hadi canım" da diyemiyorsunuz o kadar alakasız biri bence.

Çok kötülemek de istemem kitabı. Yine de bir gideri var tabi. Ayrıntılar ve Gurney'in olaylara bakış açısı ilgi çekici.