10 Aralık 2016 Cumartesi

Depo Kitap Fuarı Başlıyor:Kitaplar %50 İndirimle Satılacak


Evet arkadaşlar yanlış duymadınız bu fuarda kitaplar %50 indirimle satılacak.Duyduk duymadık demeyin.Şimdiden bol alışverişler:)
Ülkemizde sayılı şehirde gerçekleştirilmekte olan kitap fuarlarına bir yenisi daha ekleniyor. İstiklal Caddesi’nde ilk kez gerçekleştirilecek olan Depo Kitap Festivali, konseptiyle diğer fuarlardan ayrılıyor.
Kültür, eğitim, sanat-edebiyat, çocuk ve akademik alanda yayın yapan 70 yayınevi, dokuz gün devam edecek festival süresince kitaplarını % 50 indirimle satışa çıkaracaklar.
Depo Kitap Festivali’ne katılacak yayınevlerinden bazıları  şunlar: Alfa Kitap, April Yayıncılık, Arka Kapak,  Doğan Kitap, Epsilon Yayınevi, Everest Yayınları, İthaki Yayınları, Kashna Kitap Ağacı, Kafka Okur Dergisi, Profil Kitap, Redhouse, Şule Yayınları, Tekin Yayınevi, Uykusuz Dergi, Yeditepe Yayınları, Yitikülke Yayınları, İndigo Yayınları, İzdiham Dergi, Müptela Yayınları, 6.45 Yayınları
Demirören İstiklal AVM’de gerçekleştirilecek etkinliğe girişler de ücretsiz olacak. Kitapseverlerin yoğun ilgi göstermesi beklenilen festival 10-18 Aralık tarihleri arasında açık kalacak.
Kaynak:İzdiham.

7 Aralık 2016 Çarşamba

YOLO Dünyası için Geri Sayım Başladı!

haydar-colakoglu-yolo-uygulama

Ulaşımda En Pratik Yol O!  sloganı ile yola çıkan ve Uber’in karşılaştığı en güçlü rakip olan girişim YOLO için geri sayım başladı. Dünyada olduğu gibi ülkemizde de yoğun ilgi gören şehir içi, konfor ve kaliteyi birleştiren yolculuklar sağlayan platformlara bir yenisi daha ekleniyor. Kısa süre içinde hayatımızda farklı bir yer edinmeyi hedefleyen girişimin adı YOLO.

YOLO, şehir içinde lüks segment araçlar ile şehir içi VIP taşımacılık hizmeti veren ve sektöre çok iddialı girerek diğer rakiplerine nazaran çok farklı iş modeli ve kazanç vaat eden bir mobil uygulama. Dünyada Uber modeli olarak bilinen mobil uygulamanın Türkiye versiyonu olarak planlanmış olan YOLO, uzun süren Ar-Ge çalışmaları sonucunda ortaya çıkmış.

YOLO’yu dünyadaki benzerlerinden farklı kılan en önemli özellik TR’de hukuksal altyapısının sağlamlığı ve farklı kazanç modelleri. YOLO, hem kullanıcılara, hem de iş ortaklarına sağladığı yeni nesil bir iş modeli ile kısa sürede yola çıkıyor.

haydar-colakoglu

YOLO, TEB Holding ve Çolakoğlu Grup Yönetim Kurulu Üyesi Haydar ÇOLAKOĞLU başkanlığındaki güçlü yatırımcı ve yönetim kadrosu ile de dikkat çekiyor. Yönetim kademesindeki 12 kişilik tecrübeli ekibin, 1 yıl süren çalışmaları sonucu ortaya çıkardıkları YOLO, şehir hayatına yeni bir soluk getirmeyi planlıyor. 

haydar-colakoglu-teb-genel-mudur

Ulaşımdaki zorlukları keyif ve konfor ile çok uygun koşullarda sunmayı hedefleyen ekip adına konuşan YOLO Yönetim Kurulu Başkanı Haydar ÇOLAKOĞLU şunları söyledi;

“Günümüzde temel ihtiyaçlarımızdan biri olan şehir içi konforlu seyahatin hızlı, güvenli ve ucuz olarak sağlanabilmesi başlangıç noktamızdı. Bununla birlikte, kayıt dışı kalan birçok seyahatin kayıt altına alınarak vergilendirilmesi, sektörde hukuksal altyapının sağlamlaştırılması yeni düzende yeni normallere alışan bizler için çok önemli. İşlerimize teknolojiyi en verimli şekilde entegre etmek hem kullanıcılarımıza hem de iş ortaklarımıza yüksek kazanç sağlayacaktır.

YOLO yüzde yüz yerli yapım bir uygulamadır. Amaçlarımızdan biriside bu iş modelini hızlı bir şekilde ülke dışında da kullanılan bir marka yapmaktır. YOLO’nun temel felsefesi bundan ibarettir. 

Kendi kurucularımızın sağladıkları desteklerin yanında, henüz başlangıç aşamasında iken Los Angeles merkezli bir yatırım şirketinden 16 milyon dolar değerleme ile bir kısım yatırım aldık. Kendileri ile yaptığımız çalışmalar sonucunda da “you only live once” baş harflerinden oluşan YOLO isminde karar kıldık. Bunun yanısıra Los Angeles, San Francisco, Londra ve Zürih merkezli yatırımcı grupları ile de görüşmelerimiz devam etmekte. Bu güç birliği platformu ile hem UBER gibi bir dünya devine rakip olacak, hem de Türkiye’den bir dünya markası çıkartabilmek için çalışacağız.

haydar-colakoglu-yolo-turkiye

Başlangıç gününde 300’ün üzerinde araç ile hizmet verecek olan YOLO ile kullanıcılar, tek tuş ile araç çağırabilecek, ulaşım ücretlerini kredi kartları ile ödeyebilecekler. Araçta unuttukları herhangi bir eşyanın güvende olduğunu bilecekler. Yıl sonu hedefimizde 1000’i aşkın araçla hizmet vermek var.

Bu uygulamaların yanısıra yolcularımızı çok özel kampanyalardan da faydalandıracağız. Farklılıklarımız, ilk günden bu ayrıcalıklar ile görülecek. Kasim ayında acilacak beta surumu ile İstanbul`un bazi seckin mekanlarinda yapilacak test surusleri ile hizmete baslayacak olan uygulama üzerinden özellikle tanıtım günlerimizde kayıt yaptıran yolcularımıza 15 Aralık - 4 Ocak tarihleri arasında ücretsiz ulaşım hakları, çeşitli promosyonlar sağlayacağız. Açılışa özel bu kampanya gibi birçok büyük kurumdan da kampanya desteği alan YOLO ile yolculuklarınızın standartları değişecek. YOLO’yu hepinize tavsiye ediyorum. YOLO dünyasına hoş geldiniz.”

GooglePlay ve AppStore dan indireceğiniz uygulama sayesinde YOLO dünyasında siz de yerinizi alın. Detaylı bilgi ve iletişim için www.yolo.com.tr adresinden YOLO’ ya ulaşabilir @yolo_turkiye Instagram adresinden de takip edebilirsiniz.

 

Bir boomads advertorial içeriğidir.

5 Aralık 2016 Pazartesi

Kitaplıkta Uyku Nasıl Olurdu? Kitap Hostel!!



Japonlar kitap okuma alanında önemli bir sırada yer almaktadırlar ve bu alışkanlık onların hayatlarının bir parçası olmuştur.Kitaplarla o kadar içli dışlı olunca ortaya kitap hostelleri de çıkmıştır.Düşünsenize 3 metrekarelik bir alanda yaşıyorsunuz ve her taraf kitap dolu:)

Kitap kurtları için cennet sayılabilecek bu hostel Japonya'nın başkenti Tokyo'da yer almaktadır.Duvarları kitap raflarından oluşan odaların içinde uyuyabiliyorsunuz.3 metre artı duvarları kitap rafı şeklinde ve her aradığınız kitap burada.Nasıl fikir ama?

30 Kasım 2016 Çarşamba

Türk Klasikleri Meksika'da



Türkiye'nin Edebiyat alanında bilinirliğini artırmak için Başkanlık Tanıtma Fonu devreye girdi arkadaşlar.Türk Klasikleri Çeviri Projesi Meksika'da 30. Guadalajara Uluslararası Kitap Fuarında (FİL) yer aldı ve okurlarla buluştu.

Bu yıl ilk olarak Frankfurt  Kitap Fuarında kitapseverlere sunulan:'Safahat,Kutadgu Bilig,Seyahatname,Mesnevi,Yunus Emre Divanı ve Nutuk'tan derlenen bölümler ile Nasreddin Hoca,Hacivat ve Karagöz,Ömer Seyfettin'den seçme hikayeler,Latin Amerika'nın en büyük,dünyanın ise sayılı kitap fuarları arasında yer alan ve 26 Kasım-4 Aralık tarihleri arasında gerçekleştirilen Guadalajara Uluslararası Kitap Fuarında düzenlenen kokteylin ardından ücretsiz olarak ziyaretçilere dağıtıldı.

İngilizce,Fransızca,Rusça,İspanyolca,Almanca,Boşnakca ve Koreceye çevrilen eserler
Nisan 2017'de de Saray Bosna Kitap Fuarında okuyucularla buluşacak.

Türk Klasikleri'nin dünyaya tanıtılacak olması Edebiyatımız için harika bir gelişim
Son zamanlarda çeşitli yazarlarımızla aldığımız ödüllerle zaten çıtamız yükselmekte.Türk Klasikleri de bu anlamda çok ayrı bir tat verecektir.Umarız Edebiyat alanında dünyada hak ettiğimiz yeri alırız.

29 Kasım 2016 Salı

Arçelik Geri Dönüşümü Sanat ile Buluşturuyor!

“Dünyaya Saygılı, Dünyada Saygın” vizyonuna sahip Arçelik geri dönüşüm  konusunda farkındalık sağlamak amacıyla geçtiğimiz günlerde çok özel bir sergiyi hayata geçirdi ve geri dönüşümü sanat ile buluşturdu. Bu sergi ile Arçelik’in geri dönüşüm tesislerinden elde edilen malzemeler Türkiye’nin önde gelen sanatçıları ve tasarımcıları tarafından fonksiyonel sanat eserlerine dönüştürüldü.  Arçelik, bu proje ile geri dönüşüm konusunda farkındalık sağlarken, aynı zamanda tasarım konusundaki uzmanlığına da dikkat çekmiş oldu.

 

Bir boomads advertorial içeriğidir.

25 Kasım 2016 Cuma

Yeni Bloğuma da Beklerim:):)




Yeni bloğum bilgidünyasi.com yayın hayatına girdi arkadaşlar.Bu benim ikinci bloğum oluyor.Bu blogda sadece kitaplarla ilgili paylaşım yapmaya devam edeceğim.Yeni açtığım bilgidünyasi.com da ise hertürlü bilgiyi bulabilceksiniz:) Yani herhangi bir konuda yazmayacağım.Ortaya karışık konular olacak:)

Yalnız yeni açmış olduğum blog bir yönüyle biraz farklı.Bloğu tamamen akıllı telefon ile oluşturdum.Yani hiç bilgisayar kullanmadım.Şuan bile telefondan bu paylaşımı yapmaktayım ve bu hep böyle olacak:).Cep telefonu ile tema editlemek çok zor oluyor.Sitede birkaç eksik kaldı.Zamanla onları da düzelteceğim.Cep telefonu ile kurulan sitede paylaşımlar da full telefondan girilecek.Bir gece nöbetinde can sıkıntısı ile kuruldu bu blog.Şuanda gece nöbetindeyim:) Ne alakaysa şimdi:) Ya sitenin uzantısı olan .com bile cep telefonu ile yaptım.Çok zorlandım.Laptop ile 5 dakikada yapacağım şeyi telefon ile halletmesi biraz zaman aldı:) 

Bu bloğuma da beklerim arkadaşlar.Herkese iyi geceler😉

24 Kasım 2016 Perşembe

Buyrun Dünyanın En Küçük Kütüphanesine:)







Ben de dahil olmak üzere hepimiz devasa kitaplıklar görmeye alıştık.Hatta sırf kitaplarla bezenmiş,şekillimi şekilli kütüphaneler gördük.Herzaman büyük olacak değil ya canım bu kütüphaneler.Buyrun Dünyanın küçük mü küçük,minnacık kütüphanesine:)

Minyatür kitapların minyatür kütüphaneleri olur." diyen Macar koleksiyoncunun kitapları dikkat çekiyor.

Jozsef Tari, 1972 yılından bu yana minyatür kitap topluyor. Bugüne kadar topladığı kitapların sayısı 4500'ü geçmiş durumda.

Genellikle 76 mm veya daha küçük kitapları topluyor.

Koleksiyonunda 100 yaşının üstünde eserler bulunuyor.
Minyatür kitaplar arasında dinden siyasete pek çok alanda eser mevcut.

Koleksiyonu oluşturan kitapların büyük bir kısmı Macarca. Ayrıca Tari'nin koleksiyonunda 15 farklı çeşit minyatür gazete bulunuyor.

Çok tatlı ama değil mi?

Kaynak:Listekitap

17 Kasım 2016 Perşembe

Türkiye'de Kitap Okumaya Ayrılan Süre Günde Sadece 1 Dakika



Türkiye İstatistik Kurumu okuma alışkanlıkları üzerine bir araştırma yapmış arkadaşlar.Ülkemizde kitap okuma oranı malesef çok düşük bunu hepimiz biliyoruz.Son zamanlarda bu konuda güzel gelişmeler kaydetsekte,istediğimiz tabloyu görmek mümkün olmadı henüz.

Teknolojinin her alanda kendini belli etmeye başladığı bu sıralar,kitap okuma oranını da olumsuz şekilde etkiledi.Hemen herkesin elinde artık bir akıllı telefon var.Ülkemizde internete günde ortalama 3 saatimizi ayırırken okumaya ayırdığımız zaman sadece 1 dakika:( Televizyona ise ayırdığımız süre 6 saat.Bu çok ürkütücü birşey gerçekten.Kitap okuma ihtiyaç listemizde ise 235.sırada yer alıyormuş.

İngiltere ve Fransa bu konuda başı çekiyor.Ortalamaları %21,Japonya %14 lük dilimi ile bu iki ülkeyi takip etmekte.Amerika %12,İspanya %9 diye devam ediyor.Türkiye ise %0.1 (Binde bir) okuma oranı ile diplere demir atmakta.Dünyada bu konuda 86.sıradayız.İçler acısı bir durum.

Okuyanlarımızın %65 lik kısmı aşk kitapları okuyormuş;) Duygusal ülkeyiz vesselam:)%24 siyasi,%13 düşünce,%7 kişisel gelişim okuyormuş.


Türkiye’de her yıl 45-50 bin başlıkta kitap basılıyor. Elektronik ortamda da 4-5 bin kitap yayınlanıyor. Basılan kitapların yarıdan fazlası (yüzde 58’i) ders kitapları. Yılda 15 bin dolayında edebiyat, 1.500 kültür ve sanat kitabı, 3 bin kadar dini kitap yayını var.

Türk çocukları kitap okumada Afrika ülkelerinin gerisinde kalmış durumda. Çocuklara kitap hediye edilmesi sıralamasında Türkiye 180 ülke içerisinde 140. sırada.

Türkiye’de 100 kişiden sadece 4 kişi kitap okuyor. Dünyada kişi başına kitap harcaması 1.3 dolar, Türkiye’de ise çeyrek dolar. Kişi başına kitap sayısı 60 yılda artmadı. Önemli ölçüde geriledi. 



9 Kasım 2016 Çarşamba

Ahırı Kütüphaneye Çeviren Koca Yürekli İnsan!!



Gün geçmiyor ki güzel ülkemden umut dolu,ışık saçan haberler gelmesin.Koca yürekli bir insan daha karşımızda:Hüseyin Ege Kök

Bu güzel kardeşimiz annesinin vefat etmesinin ardından ahırını kütüphaneye çevirdi.Böylece bölgedeki tüm çocuklar bu kütüphaneden yararlanıyor.Bu kalbi büyük adamı kocaman öpüyorum.




Haberin detayı:

Hüseyin Ege Kök sadece 17 yaşında bir lise öğrencisi. Osmaniye’nin Düziçi İlçesi’nde yaşıyor ve okumayı çok seven bir genç.

Hüseyin’in annesi kısa bir süre önce vefat etti. Ve Hüseyin, annesinden kalan evlerinin ahırını, bölgedeki tüm çocukların yararlanabileceği bir kütüphaneye dönüştürme kararı aldı.

Onun bu güzel kararına, harika insanların desteği de eklenince, 150 kitaplık bir kütüphaneyle başlangıç yaptılar.

“Yüksel’in Kütüphanesi” adını verdiği bu kitaplığa, günde 20 çocuk geliyor. Üstelik burada kitap okumak dışında, çocuk filmleri de izleyebildikleri bir televizyon bile var.

Sadece çocukların değil yetişkinlerin de ilgisini çeken Yüksel’in Kütüphanesi’nden, köylüler de çok memnunlar. Hüseyin’in kütüphanesi bir traktör römorkunda başladı ve şimdi eski bir ahır olan odada büyüyerek devam ediyor.

150 kitapla açtığı bu muhteşem kütüphanede şimdi 3.500 kitap var. Hüseyin, Osmaniye Barosu Başkanı Avukat Dilem Aksoy ve Osmaniyesporlu futbolcuların da içinde olduğu, kitap desteği veren herkese teşekkür ediyor.
17 yaşındaki bu aydınlık çocuğun söyledikleri ise örnek olacak nitelikte:

“Okuma alışkanlığının artması amacıyla bu yola çıktım. Öncelikle bir traktörün römorkunda yakın köyler dahil gezerek kitap dağıtmaya başladık. İlk olarak annemden kalan 150 kitapla başladık ve geldiğimiz süreçte ise yaklaşık 3 bin 500 kitabımız oldu. Kütüphanemizin ilk kitaplarını annemden aldığım için biz de onun adını kütüphanemize verdik. Bundan sonra gelecek olan kitapları da ihtiyaç sahibi okullara vermeyi düşünüyoruz. Amacımız Türkiye’yi aydınlığa kavuşturmak.”

 Yüksel’in Kütüphanesi’ne kitap desteği vermek isteyenler aşağıdaki adresten ulaştırabilirler:

Yarbaşı Beldesi Karaçarlı Köyü Yüksel Kök Caddesi Yüksel’in Kütüphanesi No:89 Düziçi/Osmaniye
Hüseyin Ege Kök

 Kaynak: DHA

5 Kasım 2016 Cumartesi

Rıfat Ilgaz-Halime Kaptan(Türk Klasikleri)



Rıfat Ilgaz'dan son derece sürükleyici ve güzel bir roman.Türk kadınının gücüne bu romanda birkez daha şahit oluyoruz.

Roman genel anlamda denizde geçiyor ve sık sık denizcilik terinleriyle karşılaşıyoruz.

Temel Reis yaşlı bir kaptandır.Ağrılarla başı derttedir.Ağrıları çoğu gece onu uyutmaz ancak birilerinin eve bakması gerekmektedir.Sonuçta kış yaklaşmaktadır ve kıtlık olma ihtimali vardır.Temel Reis Bekir'ide yanına alıp yola koyulur.

Halime Temel Reis'in gelinidir.Son derece sağlam bir karakter olarak karşımıza çıkan Halime tam bir Anadolu kadınıdır.Elinden her iş gelir.Bir erkek kadar güçlüdür adeta.Kocası Salih ise asker kaçağı olduğu için cezaevindedir.

1. Dünya savaşı sıralarında geçer roman.Bu haliyle de o zamanki koşullar içerisindeki ülkemizi güzel bir şekilde yansıtır.Bir nevi tarihe ışık da tutuyor bu haliyle.

Romanı daha fazla anlatarak büyüsünü bozmak istemiyorum.Okunası bir roman.Tavsiye edilir😉

31 Ekim 2016 Pazartesi

Stephen King Ezber Bozdu,Bu Sefer Çocuklar İçin Yazıyor




Korku-Gerilimin usta ismi Stephen King ezber bozdu arkadaşlar.Bu sefer tamamen kulvarı dışına çıkıp çocuklar için bir kitap yazıyormuş.

Ben epey şaşırdım arkadaşlar.King ve çocuk kitabı yazmak:) Kitabın konusu bir tren olduğunu düşünürsek aklıma direk Çuf Çuf Charlie geldi.(Kara Kule Serisini okuyanlar hatırlayacaktır)

Kitap Bob adlı bir mühendisin Charlie adlı treniyle yaşadığı maceraları anlatıyor. Fakat Charlie'nin onu diğer trenlerden ayıran bir özelliği var: Charlie "yaşıyor."

Kitabın kapağında Stephen King'den bir alıntı da yer alıyor: "Eğer ben bir çocuk kitabı yazsaydım tam olarak böyle yazardım!"

30 Ekim 2016 Pazar

Trafiğe Karşı Edebiyat Dediler ve Bu Muhteşem Manzaraya İmza Attılar



Yine muhteşem bir haberle karşınızdayım arkadaşlar.Bu haberdeki manzara gerçekten muazzam.Bu görüntüler Kanada'nın en büyük şehri Toronto'dan. 







Listekitap bu güzel haberi paylaştı.İşte detaylar:

Toronto Nuit Blanche Festivali dahilinde Luzinterruptus adlı sanat kolektifi ilginç bir çalışmaya imza attı. Literature vs. Traffic(Trafiğe Karşı Edebiyat) adlı enstalasyon çalışmasıyla şehrin trafiğinin insana olumsuz etkilerine dikkat çekmek isteyen Luzinterruptus, gönüllülerin bağışladığı yaklaşık 10 bin kitapla trafiğin gürültüsünü edebiyatın sessizliğine dönüştürdü. Hagerman Sokağı’nın tamamını kitaplarla kaplayan ve sokağı araç yığını olmaktan çıkarıp kitap denizine çeviren çalışma 12 günde tamamlandı.

Trafiğin, gürültünün, kirliliğin olumsuz etkilerini sorgulamaya olanak tanıyan enstalasyon, şehre egemen olan unsurun trafik değil edebiyat olması gerektiğini hatırlatıyor.

Luzinterruptus sanatçıları da yaptıkları açıklamada, edebiyatın sokaklara egemen olmasını ve insanlara trafiğin olmadığı alanlar yaratılmasını istediklerini dile getirdiler.

28 Ekim 2016 Cuma

24 Ekim 2016 Pazartesi

Çöpten 30.000 Lira Çıktı(Kitap Okumanın Kattığı Değerler)



Birkaç gündür rastladığım ve çok hoşuma giden bir haberi paylaşma gereği duydum.Bu haberde kitap okumanın gücünü ve kitap okumanın insanlara neler kattığına şahit oluyoruz.Bu haberdeki arkadaşımız Ahmet Kim Milyoner Olmak İster adlı yarışmaya katılır.Bu güzel yürekli arkadaşımız çöplerden topladığı kitapları okuyup biriktiriyormuş ve ohtiyaç sahipleri insanlara dağıtıyormuş.Hatta kitaplarla ilgili bir soru gelir ve hemen bilir.

Kitap okumak size ne kazandırır diye soranlar alın size somut örneği en basitinden insanlık kazandırır.


Çöpten 30 bin lira çıktı (!)
Pazartesi akşamı atv'nin 'Kim Milyoner Olmak İster?' yarışmasında koltuğa Ahmet isimli gencecik bir temizlik işçisi oturdu.
Tarzı, rap'çileri andırıyordu.
Konuşmalarından çıkardığım kadarıyla rap müziğine ilgi duyuyor ve amatör çalışmalar da sergiliyordu.
Ahmet, öncelikle 15 bin liralık banka borcunu kapatmak için yarışmaya katılmıştı. Ama hedefini geçti. 30 bin liralık soruda ünlü edebiyatçı Amin Maalouf'u bile bildi. Şaşırdım...
Sebebini Ahmet anlattı.
Meğer çöplerden bulduğu kitapları biriktirirmiş. Onları okur, sonra ihtiyaç sahiplerine verir, kalanları da kütüphanesinde saklarmış...
Ahmet'ten sonra yarışmacı koltuğuna Derya isimli genç kız oturdu.
Üniversite üçüncü sınıfta Halkla İlişkiler okuyordu.
Mezuniyetine sadece bir yıl kalmıştı. ABD başkanlığı için Hillary Clinton ile Donald Trump'ın yarıştığını seyircilere sorarak öğrendi!
Yarışmadan öğrendim ki, kimi bilgiyi çöpten çıkartır, kimi önüne altın tepsi ile sunulan bilgiyi çöpe süpürür!

Sabah / YÜKSEL AYTUĞ

20 Ekim 2016 Perşembe

Çorum Otobüs Durağında Okuma Köşesi


Bu aralar sabah erkenden işe gitmek için yola çıkıyorum.Ancak valilik karşısındaki durakta güzel bir detay hoşuma gitti.Otobüs beklerken sağıma döndüm bir baktım ki okuma köşesi karşımda duruyor.Bu beni son derece heyecanlandırdı.Ancak içerisindeki kitaplara bakmamla hayal kırıklığına uğramam bir oldu.Zaten birkaç kitap var onlar da Çorum'un tarihi ile ilgili.

Tamamen göstemelik bir okuma köşesi olmuş.Tamam hiç olmamasından iyidir ama keşke kitap seçeneği fazla olsaydı.Neyse ben kendi kitaplarımla o köşeyi biraz şenlendireyim.Umarım kitapseverler faydalanır.Bakalım neler olacak:)

16 Ekim 2016 Pazar

Bekleyen Yolcular İçin Harika bir Uygulama:Hikaye Otomotları




Her gün Edebiyat alanında güzel gelişmeler yaşanmakta.İşte buna Fransa'dan güzel bir örnek.Çoğu kişinin hayatı günlük işlerin peşinden koşturmakla geçiyor.Doğal olarak vaktimizin bir kısmını da ulaşım için ayırmak zorundayız.Hepimizin arabası elbette yok ve araç gelmesini beklemek zorundayız.İşte bu bekleme süresini eğlenceli hale getirmek için Fransa'da güzel bir uygulama başlamış:Kısa Hikaye Otomatları.

Bu otomatlar sayesinde insanlar beklediği süre boyunca binlerce hikayeden seçtiklerini okuyabiliyor.

kısa hikaye otomatları’nda okuyacağınız hikayenin süresini de siz seçiyorsunuz. Bir, üç ve beş dakikalık olmak üzere, sizin okumak istediğiniz süre dahilinde hikayeniz tek butonla elinizde oluyor.

İnsanların hayatının büyük bir kısmını kaplayan bekleme sürelerini yararlı hale getiren uygulamada, altı ay içinde 100 bin hikaye okundu. Hikaye otomatlarının yıl sonuna kadar tam 35 istasyona yerleştirilmesi planlanıyor. Umarız ülkemizde de bu tarz aktif projeler gerçekleştirilir.



15 Ekim 2016 Cumartesi

Blogger Panelinde Yazılarım Görünmüyor Sorunsalı




Evet arkadaşlar bu sorunla bu aralar başım dertte.Yazılarımızı itina ile hazırlıyoruz ve yayınla diyoruz.Buraya kadar sıkıntı yok ancak yayınlandıktan sonra yazılarım panele düşmüyor.5 Yıldır blog yazıyorum ama bu sene bu sorun hat safhaya ulaştı.Sırf bu yüzden birkaç kez eklemek zorunda kalıyorum aynı yayını.Çok itici bir durum.Ancak ard arda aynı konuyu açınca bir süre sonra ekliyor yazıyı.Sonuçta yazımızın panelde görünmesi çok önemli.

Panelde yazılar arkadaşlarımız tarafından görülmekte ve geri dönüşler olmakta.Yani daha fazla okuyucuya ulaşmak için panel önemli bence.Sizde de bu sorun varmı?Bu sorunu çözen varsa ve çözümünü yazarsa sevinirim.Bu arada şunu da denedim.Yazıyı ekledikten saatler sonra yazı panele düşerdi ancak bende düşmüyor malesef.Bu sistemsel bir arıza mı?Yoksa bloğumda bir arıza mı var?

2016 Nobel Edebiyat Ödülü Sahibi Dylan..



Bana bu haber biraz tuhaf geldi arkadaş.Yani sonuçta bir Edebiyat Ödülü ama ödülü alan kişi bir şarkıcı
Bence bu Nobel Edebiyat Ödülü saçmalamaya başladı.Geçen sene Murakami gibi bir üstad dururken gittiler ödülü bir gazeteciye verdiler.

Edebiyata o kadar gönül veren varken bu ödülü alan kişi alakasız olmuş.Neymiş efendim Dylan Amerikan şarkı kültüründe yeni bir şiirsel anlatım yarattığı için" ödüle layık görülmüş.

10 Ekim 2016 Pazartesi

Öykü Gazetesi Yayın Hayatına Başladı



Öykünün gazetesi olmak sloganıyla yayın hayatına ekim ayında başladı öykü gazetesi.Umarız edebiyat alanında kendilerine iyi bir yer edinirler.

Faruk Duman, Ercan y Yılmaz, Nalan Kiraz ve Zeynep Gülçin tarafından yayına hazırlanan Öykü Gazetesi'nin ilk sayısındaErdal Öz, Ahmet Büke, Onur Caymaz, Deniz Tarsus, Muzaffer Kale ve Neslihan Önderoğlugibi isimlerin de aralarında bulunduğu yazarlardan toplam 22 öykü bulunuyor. Ayrıca Öykü Gazetesi'nin görselleri ve tasarımı da Faruk Duman ve Ercan y Yılmaz'a ait.

8 Ekim 2016 Cumartesi

Maeve Binchy-Bu Yıl Farklı Olacak



İçerisinde 15 adet hikaye bulunan bir kitap.Hikayeler kısa ve insanı sıkmıyor.Anlatımı güzel ve sade ancak hikayelerin hepsinin ana teması yılbaşı.Hal böyle olunca yılbaşı hikayeleri bir noktadan sonra beni resmen baydı:)

Hikayelere tam odaklanıyoruz pat bitiveriyor.Yarım kalmışlık hissine kapıldım çoğu hikayede.Küçük kıza fotoğraf makinesi alınan hikaye öylece bitmemeliydi diye düşünüyorum.

Bence bu kitap çerez niyetine gidebilir.

7 Ekim 2016 Cuma

Bu Bakkalda Kitap Okuyan Çocuklara Bedava Ürünler!!




Yine müthiş bir haber ile karşınızdayım arkadaşlar.Yurdumun güzel insanlarından güzel bir manzara daha.H aberin kaynağı :gazateduvar.com.tr


Uysal Bakkalın sahibi olan Kamber Bozan oğlu Fırat Bozan ile müthiş bir olaya imza attı.Bir gün mahalledeki bir çocuğa bir kitap veriyorlar ve bu kitabı oku,bakkaldan istediğini al diyorlar.Bu güzel hikayemiz bu şekilde başlıyor ve bütün mahalleye yayılıyor.Çocuklara kitap okuma sevgisini aşılamak için yapılan bu güzel hareket taktire şayan ve amacına ulaşmış durumda.Çocuklarımız bizim geleceğimiz.Bu anlamda onlara kitap okumayı sevdirmek çok erdemli bir davranış.


“Çocuklar kötü şeyler öğreneceklerine güzel şeyler öğrensinler istiyorum,” diyor Kamber Bozan: “Hanımı sevmezler, beni severler. Ben de onları seviyorum. Güzel bir kitap okuyup geldiklerinde istediklerini veriyorum.”


“Buradaki çocuklar arasında sınıfsal bir fark var. Çocuklar iç içe oynadıklarından bunu fark etmiyorlar. Ama dışarıdan bakan bir göz bunu görebiliyor. Bazı çocuklar istediklerini alabiliyordu, bazısı alamayınca -genellikle babam yokken- ben de onlara istediklerini veriyordum. Özellikle iki çocuğa yardım ediyordum. Bir gün onlardan birine bir kitap verdim, ‘bunu oku gel sana bir şey vereceğim’ dedim. Şeker Portakalı’nı verdim. Karşılığında bir şey vereceğimi duyan mahalledeki diğer çocuklar da benden kitap istemeye başladılar. İlk başlarda pek umursamadım. Baktım bir hafta boyunca ısrar ediyorlar, gittim birkaç kitap alıp geldim. ‘Kim okuyup bana gelirse ona bir şey vereceğim’ dedim,” diyor Fırat Bozan.

UYSAL BAKKAL MAHALLE KİTAPLIĞI 

Kamber Bozan ve oğlu, sadece çocuk kitaplığı değil, mahallede yaşayan çok sayıdaki üniversite öğrencisinin de faydalanabileceği bir kitaplık yapmak istiyor. “Dükkânın önüne raflar yapacağım. Onlar öyle orada duracak. Akşam içeri almayacağız. İsteyen alsın,” diyor Bozan. Fırat Bozan da “İkinci yenicileri, yerli romanları getirmek istiyorum. Bir ‘Uysal Bakkal Kütüphanesi’ olacak. Bakkallarda ürünleri satılan büyük firmalar bu dükkânların bir köşesine ‘İşte kitaplar burada, ödüller de yanında’ diye kendi ürünlerini de koydukları bir sosyal sorumluluk projesine dönüştürseler bunu keşke. Sadece bizimle sınırlı kalmasa,” diye anlatıyor.

Firmalar bu işe girişir mi, bilinmez. Ama şu an ortada olan bir gerçek varsa “Uysal Bakkal Mahalle Kitaplığı’nın” çok sayıda kitaba ihtiyacı olduğu. Mimar Sinan mahallesi, Dibekçi Ahmet sokak, numara 4’te ikamet eden bu güzel insanlara belki siz de ulaşmak istersiniz…









6 Ekim 2016 Perşembe

Korsan Kitaba İstanbul'da Darbe!!




İstanbul'da korsan kitaba ağır darbe vurulmuş arkadaşlar.İstanbul Güvenlik Şube Müdürlüğüne bağlı ekipler 29 Eylül-2 Ekim tarihleri arasında Kadıköy ve Fatih'te yapılan müşterek operasyonla toplam 24 kitapevinde arama yapmış ve korsan basıldığı belirlenen 54 bin 185 kitap ele geçirilmiş.Korsan kitaplara haliyle el konulmuş ve 20 kişi hakkında Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa muhalefetten işlem yapılmış.

Düşünsenize bir yazarsınız ve onca emek verip yazdığınız kitap korsan olarak çoğaltılıp satılıyor ve bu işten sizin hiçbir kazancınız olmuyor.Bu gerçekten affedilebilir bir durum değil.Malesef ülkemizde sanata ve sanatçıya verilen değer çok az.Bu tür operasyonları her ilde yapmak lazım aslında.Korsana göz açtırmamak lazım.

Ülkemizde kitap fiyatları ne yazık ki çok pahalı.Bu fiyatları biraz makul yapsalar da bu tür korsan faaliyetlerin önüne geçseler olmaz mı?Asgari ücretle geçinen bir aile nasıl gidip kitap okusun arkadaş? Bu konuda bence bir düzenleme yapılmalı.

Korsanın olmadığı bir toplumda yaşamak ümidiyle,herkese bol kitaplı günler dilerim;)

5 Ekim 2016 Çarşamba

Kitap Cumhuriyetimden Tuhaf Bir Rekor:)



Yaklaşık 5 yıldır bu blogda yazıyorum.Genelde  günlük sayfa gösterim sayısı 600-1000 arası değişkenlik gösterirken dün tam tamına 4970 sayfa gösterimine ulaştım.Bu blogdaki en yüksek sayfa gösterim sayısıydı.Bakalım bir sonraki rekor ne zaman gelecek:)

Bloğumu okuyan herkese teşekkür ederim.Sayfa gösterim sayısı çok olmasa da insan mutlu oluyor böyle bir tablo görünce:) Peki sizin rekorunuz kaç?

2 Ekim 2016 Pazar

Ölümle Yaşam Arasında Filmi(The Life Of David Gale-2003)



Uzun süredir bloğumda film yorumlamamıştım.Ancak bu filmi izleyipte birkaç kelam etmezsem olmazdı.Harika bir film olmuş.İdam cezası ancak bu kadar güzel anlatılabilirdi.

David Gale idam cezasının kaldırılması için uğraşmaktadır.Adeta hayatını bu uğurda harcamaktadır.Bu uğurda eşini ve çocuğunu dahi kaybetmiştir.(Karısı ile ayrılmış ve çocuğunu alan eşi İtalya'ya yerleşmiştir)

Kendisi gibi idam karşıtı olan Constance Harraway tecavüce uğrar ve işkence edilerek öldürülür.Bu cinayet ise Gale'in üzerine kalır.Gazeteci Bloom Gale ile bu konu hakkında röportaj yapar.İyi bir haber kopardığını düşünen bayan Bloom,Gale'i dinledikçe işin aslını öğrenmeye başlar ama Gale'in fazla zamanı kalmamıştır.

Kevin Spacey ve Kate Winslet her zaman olduğu gibi müthiş bir oyunculuk sergilemiş.Özellikle Kevin Spacey çok gerçekçi oynamış.

Filmin başları ağır bir tempoda geçse de filmin ikinci yarısı son derece başarılı olmuş.Özellikle bitirici sonu ile bence tam bir başyapıt olmuş film.Kesinlikle izlenmeli;)

1 Ekim 2016 Cumartesi

Üniversiteli İki Arkadaş Kitap Okutmak İçin Kafe Açtı





Yine örnek olabilecek bir haberle karşınızdayım arkadaşlar.İki yüksek lisans öğrencisi insanlara okuma alışkanlığı kazandırmak için kafe açmış.Ziyaretçiler kafede hem hoş vakit geçiriyor hem de doyasıya kitap okuyorlar.Hatta istedikleri kitapları ödünç alıyorlar.


Çankırı Karatekin Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü'nden mezun olduktan sonra aynı bölümde yüksek lisans yapan Hakan Gülhan ve Volkan Kılıç, kitap okuma alışkanlığını artırmak amacıyla il merkezinde kitap kafe açtı. 


Üniversiteli işletmecilerden Hakan Gülhan, Çankırı'da üniversite eğitimi sırasında bazen aradıkları kitapları bulmakta güçlük çektiklerini söyledi. Hem insanların istediği kitaplara ulaşmalarına yardımcı olmak hem de okuma alışkanlığına destek vermek amacıyla mezun olduktan sonra arkadaşıyla kitap kafe açtıklarını anlatan Gülhan, "Şehirlerde sanatsal faaliyetlerin yoğun olarak yapılması gerekir. Bir yerin şehir olması sadece asfaltla, yollarla, okullarla değil, sanatsal aktivitelerin yoğunluğu, kültürel alanların çokluğundan belli olur. Biz de bunlardan birine öncülük etmek istedik. Bu kapsamda kitap kafemizi açtık" dedi. 

Kafeye gelen bir kişinin istediği kitap kendilerinde yoksa o kitabı 2 gün içerisinde getirmeyi hedeflediklerini anlatan Gülhan, "Kitap okumak evrensel bir davranıştır. Biz de evrensel olmayı hedefliyoruz. Bu nedenle kafemize her türlü kitabı getirmeye çalışıyoruz. Bir yere, bir fikre, bir ideolojiye sabit kalmadan insanlar burada istediği kitabı bulabilecek" diye konuştu. 


Gülhan, kafeye gelenlerin kitap okuyabileceğini, isterlerse seçtikleri kitabı ücretsiz ve süresiz ödünç alabileceklerini vurgulayarak, satın almak isteyenin de alabileceğini söyledi. 


30 Eylül 2016 Cuma

Dünyanın En Küçük Kitabı İzmir'den Çıktı(Rekor Biraz Daha Geliştirildi)




Evet arkadaşlar Dünyanın en küçük kitabı İzmir'den çıktı.Zaten çıkmıştı ama rekor güncellendi.Kitap bir kesme şeker büyüklüğünde:)

Yazar maşallah her sene kitabı biraz daha küçültüyor.İyi hoş ama bu küçüklükteki kitap mikroskopla ancak okunur:) Gerçi buradaki amaç zaten rekor olmuş:) İşte detaylar:



Yayınlandığı 1987 yılında bütün dünyada haber olan Ümit Yaşar Işıkhan'a ait “Okunabilir,Dünyanın En Küçük Şiir Kitabı bu kez kendi rekorunu kırmış olarak okuyuculara ve kamuoyuna sunulacaktır. Guinness rekorlar kitabına giren Azerbaycan Bakü'deki “Minyatür Kitaplar Müzesi"nde Türkiye'yi temsil eden dünyanın en küçük, en hafif ve en pahalı ve hiçbir yerde satılmayan bu minyatür yapıt bu etkinlikte İzmirli okuyucularına sunulacaktır. Kitap tanıtım kokteyline İzmirli sanatçılar ile bürokratların da katılacağını ifade eden Seren Türker, konuk olarak tanınmış müzisyenlerin de katılacağını, 15 ekimde de ülkemizi yurtdışında temsil eden ve “Sazıyla sevişen adamö olarak tanınan ünlü saz ozanı Muzaffer Özdemir'in sahne alacağını, ücretsiz etkinliklerimize bütün İzmir halkını EGEPARK'a beklediklerini ve anılarına bu yapıtları ve yazarlarını da eklemelerini beklediklerini söyledi.

29 Eylül 2016 Perşembe

Homeros Ödülü'nün Sahibi Ataol Behramoğlu Oldu



Avrupa Homeros Şiir ve Sanat Madalyası Ödülü bu yıl Behramoğlu'na gitti.Böyle bir ödül olduğunu öğrenmiş oldum:) İşte detaylar:


Şişli Belediyesi Nazım Hikmet Kültür ve Sanat Evi'nde gerçekleşen ödül töreninde konuşan belediye başkanı Hayri İnönü, ödül törenine ev sahipliği yapmaktan mutluluk duyduğunu belirterek, "Sayın Behramoğlu'nu, aldığı bu anlamlı ödülden dolayı yürekten kutluyorum. Büyük bir başarı." dedi.

Karamsar günlerden geçildiğini söyleyen İnönü, "Böyle güzel haberler almak da içimizi açıyor. Dil bayramını kutladığımız bu haftada, bir Türk şairin, uluslararası alanda takdir görmesi ve ödül alması hepimizi çok gururlandırdı. Yaşamınız boyunca bize kazandırdığınız dizelerden dolayı çok teşekkür ediyorum." ifadelerine yer verdi.

Ataol Behramoğlu ise ödül dolayısıyla onur duyduğunu söyleyerek, "Ülkemizin dünyada tanıtımı bakımından bu gibi ödüller, gerçekten çok önemli." değerlendirmesinde bulundu.

Türkiye'nin, biraz kenarda kalmış bir ülke olduğunu söyleyen Behramoğlu, şöyle konuştu: 

"Eğer Nazım Hikmet zulme uğrayıp da ülke dışında onunla ilgili büyük mitingler yapılmasaydı, Nazım'ı bile, dünya tanımazdı. Buna inanınız. Dolayısıyla, Türk şairinin ve Türk şiirinin dünyada tanınmasını sağlayacak bu gibi dikkat çekici ödüller çok önemlidir. Ülkem adına da çok teşekkür ederim."

Şair Behramoğlu, ödülünü cezaevinde bulunan ilk eşi Necmiye Alpay ve yazar arkadaşı Asiye Erdoğan ile düşünce tutuklarına adadığını ve onlar adına aldığını kaydetti.

Lebioda: "Ödülün ruhuna en çok yaklaşan sanatçılar ödüllendirilmektedir"

Merkezi Brüksel'de bulunan Avrupa Homeros Şiir ve Sanat Madalyası Ödül Kurulu'nun başkanı, şair-yazar Dariusz Lebioda, ödülün kendileri için çok özel olduğunu aktararak, dünyada edebiyat ve görsel sanatlar alanında olağanüstü eserler üreten sanatçıları ödüllendirmek amacıyla verdiklerini söyledi.

Jürinin, eserlerinde sadelik ve güzellik barındıran, dünyaya evrensel mesajlar veren sanatçıları ödüllendirdiğini belirten Lebioda, "Eserin seçilmesindeki en önemli kriterlerden biri, yapılan eserin sanatsal değeri ve çevirinin içerdiği evrensel mesajın gücüdür. Bu güçle, ödülün ruhuna en çok yaklaşan sanatçılar ödüllendirilmektedir." diye konuştu.

Dariusz Lebioda, Ataol Behramoğlu'nun uluslararası bir yazar ve şair olduğuna vurgu yaptı.

Kurulun Çinli üyesi Zhao Si de ödülü sunmaktan büyük gurur duyduğunu belirterek, ödülün dünya ve Avrupa sanatı için büyük bir anlam taşıdığına işaret etti.

Eylül 2015'te, kurul üyelerinin ödül için toplandığını kaydeden Si, "Bu kurula üye ülkeler arasında, Amerika, Belçika, Almanya, Polonya, İtalya, Fransa, Bulgaristan, Brezilya, Peru, Fas, Japonya, Ermenistan, İsrail ve Çin bulunmaktadır." dedi.

Tören öncesi Nebil Özgentürk'ün hazırladığı ve Behramoğlu'nu anlatan bir video gösterildi ve bazı şiirleri okundu.

Etkinliğin ardından Behramoğlu, okurları için kitaplarını imzaladı.

26 Eylül 2016 Pazartesi

Bir Bu Eksikti:)



Bu kadar yoğun çalışmaya artık bedenim pes etmeye başladı.Zaten ufaktan sinyalleri vermeye başlamıştı.Sonunda hastalık tam da dış görevdeyken yakaladı beni.Kriptik tonsilit olmuşum.Dün sabah yataktan bir uyandım ki; hertarafım ağrıyor.Bütün eklem yerlerimde öylesine bir sızı.Boğazım şiş.O halde de olsak mecburen işe gittik tabi.Ankara'ya geldik bu arada görev için.Mazallah burada da öylesine bir kuru ayaz:)

Daha fazla duramadım tabi acillik oldum:) Doktor boğazın komple iltihap olmuş dedi ve antibiyotik verdi.Allah kimseye vermesin bu nasıl bir ateş,ağrı.

Herneyse bugün daha iyiyim.Malesef çalışmaya devam:( Aman kendinize dikkat edin,sevgiler...


23 Eylül 2016 Cuma

Bloglaryarisiyor Sitesi??



Birkaç gün önce bu siteden mail atmışlar arkadaşlar.Harika bir bloğunuz var,yarışmaya katılmaya ne dersiniz gibisinden.Açıkcası bu bana hiç inandırıcı gelmedi.Siteye bakıyorum ama katılan blogları,daha önce kazanan blogları felan yazmış ancak yine de ikna olmadım.

Bazı blogların kenarında yukarda paylaşmış olduğum gif var.Sidebarlara eklemişler.Zaten katılmak için bu şartmış.

Size de bu siteden mail geldimi? Zaten katılmayacağım da yine de merak ettim.Başımı kaşıyacak vaktim yok ne yarışması:)

22 Eylül 2016 Perşembe

Kürk Mantolu Madonna'da Film Oluyor!!



Türk Edebiyatı'na damga vurmuş,efsane roman Kürk Mantolu Madonna film oluyormuş arkadaşlar.


Bu haber şüphesiz Edebiyat severleri heyacanlandırmıştır.Merak edilen filmin çekimleri Almanya ve Türkiye'de olacakmış.Zaten bir roman çok tutulunca arkasından hemen filmi geliyor.Bu bir adet haline geldi.Umarız yönetmen bu güzel romanın hakkını verir.2016'nın Mart ayında çekimlerine başlanacak film ile ilgili detaylar:

Şu an film için hazırlık aşamasında olduklarını belirten Mert Fırat, “Bu kitap herkesin gönlünde taht kuran bir roman olduğu için herkesin ‘Kürk mantolu Madonna’sı eminim ki başkadır. Bizim filmimiz de bu kitabın bir uyarlaması olacak ama birebir aynısı olmayacak. Mesela film, kitaptaki gibi başlamayacak ama aynı şekilde bitecek. Madonna’yı oynayacak olan kişi henüz belli olmasa da hepimizin tanıdığı yabancı bir aktris olacak. Görüşmelerimiz devam ediyor. Kitapta da bu karakter yabancı biri olduğu için Türk birinin oynaması pek doğru olmaz”açıklamasını yaptı.

Türk-Alman ortak yapım olacak filmi destekleyen birçok kurum olduğu için çok mutlu olduğunu belirten Mert Fırat, “Sabahattin Ali’nin bu kadar ilgi görmesinden çok mutlu ve gururluyuz. Film için Sabahattin Ali’nin kızı Filiz Ali’den danışmanlık alıyoruz” dedi.

20 Eylül 2016 Salı

Yeni Sezonda Film Olacak Kitaplar (2016)


Yeni sezonda birçok kitap film olacak arkadaşlar.Okuduğum kitapları beyazperdede görmek hoşuma gidiyor.Bazen hayal kırıklığı yaşasam da bu benim için hoş bir deneyim.Sonuçta kitapları beyazperdeye uyarlamak çok zor olsa gerek.Herkesin hayalgücü farklı olduğu için uyarlanacak eserlerden beklentileri farklı oluyor.Zaten bir kitabı tamamen ve eksiksiz olarak beyazperdeye aktarmak bana göre imkansız.

Beyazperdeye uyarlanacak eserlerin listesini culturewhisperer yayınlamış.İşte o liste:

- ‘The Girl on the Train’: Yayımlandıktan itibaren çok satan kitaplar listesinde yer alan ‘The Girl on the Train’, İthaki Yayınları etiketi altında ‘Trendeki Kız’ adıyla Türkçeleştirildi. Sinema uyarlamasında İngiliz aktris Emily Blunt başrolde.

- ‘Inferno’ : Dan Brown’ın ‘Cehennem’ kitabından uyarlanan film kafa karıştırıcı bir akışa, eşsiz ve tedirgin edici bir sona sahip. Ron Howard’ın çektiği filmin gelecek aylarda Türk seyirciyle buluşması bekleniyor.

- ‘Fantastic Beasts and Where to Find Them’: Harry Potter’ın Hogwarts’ta okuduğu ders kitabı ‘Fantastik Canavarlar Nelerdir, Nerede Bulunurlar?’ın uyarlaması olan filmde ‘The Danish Girl’ ve ‘The Histoy of Everything’de rol alan Eddie Redmayne oynuyor. Film kasım ayında dünyada gösterime girecek.

- ‘American Pastoral’: Philip Roth’un 20. yüzyılın en ihtilaflı dönemi olan 60’lı yılları mercek altına aldığı kitabı ‘Pastoral Amerika’nın uyarlamasında Evan McGregor hem yönetmen koltuğunda hem de oyuncu kadrosunda. Filmin diğer yıldızları ise Jennifer Conelly ve Dakota Fanning.

- ‘The Goldfinch’: Donna Tart’ın Pulitzer Ödülü’ne değer görülen romanı ‘Saka Kuşu’nun uyarlaması John Crowley tarafından beyaz perdeye aktarılacak. 

- ‘Miss Peregrine’s Home for Peculiar Children’: Her çocuğun farklı olma tutkusuna değinen ‘Bayan Peregrine’in Tuhaf Çocukları’nın uyarlaması Tim Burton tarafından yönetiliyor. 

- ‘Julieta’: Pedro Almodovar’ın 20. filmi olan ‘Julieta’, Nobelli yazar Alice Munro’nun kısa hikayelerinden çekildi.

18 Eylül 2016 Pazar

Bir Güzel Etkinlik Haberi de Adıyaman'dan Geldi!!



Zaman zaman bloğumda bu tarz güzel haberleri yayınlamayı seviyorum.Bu sefer haberimiz Adıyaman'dan geliyor.

Adıyaman Kamu Hastaneler Birliği Genel Sekterliği tarafından Kahta İlçe Cendere Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesine 2 bin adet kitap bağışında bulundu.

Ne kadar güzel bir etkinlik ama değil mi?Kitap bağışı yapılarak belki binlerce kişiye okuma bilinci aşılanıyor.İnsanlar okumaya özendiriliyor.Helal olsun emeği geçenlere.

Adıyaman Kamu Hastaneler Birliği Genel Sekterliği 'Bir Kitap Bin Gülücük' Projesi kapsamında Kahta ilçesinde eğitim-öğretim faaliyeti veren Kahta Cendere Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi kütüphanesine 2 bin adet kitap bağışında bulundu.

Adıyaman Kamu Hastaneler Birliği Genel Sekterliği kitap okuma sevgisini artırmak ve kitap ihtiyacı olan okurları kitaplarla buluşturmayı amaçlayan 'Bir Kitap Bin Gülücük' projesiyle kitap ihtiyacı olan okurların kitap ihtiyaçlarını gidermeye çalışıyor.

Cendere Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Kütüphane Sorumlusu Edebiyat Öğretmeni Mehmet Arutay yapılan bağışla ilgili açıklamalarda bulunarak, "Bu yapılan bağışla kütüphanemizde büyük ölçüde kitap ihtiyacını gidermiştir. Öğrencilerimize kitap okuma alışkanlığını kazandırmak ve sevdirmek bizim en büyük sorumluluklarımızdandır. Öğrencilerimizin kitapla bütünleşip kendisiyle buluşması bizim en büyük temennimizdir. Yapılan kitap bağışından dolayı Adıyaman Kamu Hastaneler Birliği Genel Sekreterliği'ne teşekkür ederim" diye konuştu.

16 Eylül 2016 Cuma

Richard Bach-Hipnozcu



Richard Bach bu romanında çoğu kişinin merak ettiği bir konu olan hipnozu ele almış.Kitabın başları oldukça heyecanlı ve akıcıydı ancak kitabın ikinci yarısı bana biraz monoton geldi.

Uçuş eğitmeni olan Jamie Forbes'in hayatı bir hipnoz gösterisine katılmasıyla tamamen değişir.Hipnozu takıntı haline getiren Forbes hayatı yeniden sorgulamaya başlar.Ya yaşadıklarımız tamamen bir yansımadan ibaretse? Yazar bu romanda evrenin sınırlarını zorlamış.

Bir bayanın gökyüzünde hayatını kurtarırken,bilmeden yaptığı şey hipnozun ta kendisidir.İnsanlığın sınırı sadece uzay-zamanla mı sınırlıdır gibi soruları sordurtuyor roman:)

Hipnoz konusuna meraklı iseniz buyrun bir deneyin derim,tabi ki büyük umutlara kapılmadan;)

15 Eylül 2016 Perşembe

Metro Turizm Allah Seni Bildiği Gibi Yapsın!!!!



Metro Turizm yine yaptı yapacağını.Zaten son iki aydır ilk defa 1 gün izin kullanacaktım onun da iki saatini Metro turizm çaldı.Salı akşamı iş çıkışı ertesi gün izinli olduğumu duyunca hemen bayram için yolculuk yapayım dedim.Sonuçta gideceğim yer  1 saatlik yerdi.Saat 21.30'da Çorum-Samsun otobüsü ile yola çıkacaktım ki tam iki saat beklememe rağmen otobüs gelmedi.Zaten Metro Turzim ne zaman tam zamanında geldi ki!!

Zaten izin sürem kısıtlı,üzerimde iki ayın yorgunluğu var,birde sokakta o ayazda iki saat otobüs bekledim ama gelmedi lanet otobüs ben de çok sinirlenerek başka bir firma ile tam iki saat sonra yola çıkmak zorunda kaldım.Metro turizm hayatımın sıkıntılı sürecinde benden çaldığın iki saat sana haram olsun.Bir daha Metro Turizm mi? Allah korusun...