30 Nisan 2018 Pazartesi

Üniversite Öğrencilerinden Harika Bir kİtap Okuma Etkinliği



Üniversiteli öğrenciler yeni harika bir etkinliğe imza atmış arkadaşlar.Daha önce bu tarz haberleri hep paylaşmıştım.İçerisinde okuma etkinliği olan haberleri paylaşmayı çok seviyorum.Bu kez etkinlik haberi Bayburt'tan arkadaşlar.

Bayburt Üniversitesi öğrencileri okuma alışkanlığını yaygınlaştırmak için güzel bir etkinliğe imza attı.Okuma anlamında farkındalık yaratmak isteyen gençler kampüsün çeşitli noktalarında kitap okudu.

Akademisyenler ve öğrenciler bir saat boyunca kampüsün çeşitli noktalarında kitap okudu.Kültür, sanat ve edebiyat alanında yayın yapan "Mürekkep Lekesi" adlı dergiyi çıkaran öğrenciler, etkinliği Bayburt Üniversitesi Dede Korkut Kampüsü'nde yaptı.Derginin editörlerinden Aykut Palabıyık, arkadaşlarıyla birlikte üç aylık periyotlarla yayımladıkları derginin, aynı zamanda üniversitenin de ilk öğrenci dergisi olduğunu söyledi."Sürekli kitap okuyan arkadaşımız yok. Bu üniversite öğrencilerinin büyük eksiği. Etkinliği bugün yapmamızın sebebi de bu bilince sahip olanlar ile olmayanları bir araya getirerek bu konuda eksik olan arkadaşlarımıza tamamlayıcı olmak."

Bu tarz etkinliklerin sokaklara da taşması dileği ile..

Antalya Edebiyat Günleri Ödülleri Sahiplerini Buldu




ANTALYA, (DHA) - MURATPAŞA Belediyesi'nin bu yıl 3'üncüsünü düzenlediği Antalya Edebiyat Günleri'nde 'En İyi Öykü' ve En İyi İlk Öykü' kitabı ve onur ödülleri sahiplerini buldu.

Muratpaşa Belediyesi Kültür Salonu'nda düzenlenen gecede ilk ödül 'En İyi İlk Öykü Kitabı' dalında verildi. Özcan Karabulut, İbrahim Karaoğlu, Ayşegül Tözeren, Belma Fırat, Ercan Yılmaz'dan oluşan Seçici Kurul'un 2017 yılında yayınlan öykü kitapları arasında yaptığı değerlendirme sonucunda bu yılın 'En İyi İlk Öykü Kitabı' ödülü 'Ev Yapımı Hüzünler'le Oğuzhan Yeşiltuna'nın oldu. Ödülünü alan Yeşiltuna, “Yolun çok başında olan biri olarak bu ödül büyük bir teşvik. Seçici Kurul üyelerine ve organizasyonun ev sahibi Muratpaşa Belediyesi'ne çok teşekkür ediyorum" diye konuştu.

Bu yılın 'En İyi Öykü Kitabı' ödülü ise 'Kamçılanma Mesafesi'yle Zeynep Uzunbay'ın oldu. Uzunbay, ödülünü Belma Fırat'tan alırken “Mutluyum, heyecanlıyım, hevesliyim. Sevgili Başkan Ümit Uysal'a edebiyata verdiği değer için çok teşekkür ediyorum" dedi.

ONUR ÖDÜLLERİ

Bu yılın onur ödüllerinin de takdim edildiği gecede ilk olarak 50 kuşağı öykücülerinden Adnan Özyalçıner sahneye geldi. Özyalçıner, “Muratpaşa Belediyesi'nin kültür, edebiyat ve sanata verdiği öneme bu konuda Başkan Uysal'ın yaptığı güzel işlere ve edebiyatı, sanatı, kültürü yayma konusunda gösterdikleri emeğe teşekkür ediyorum" diye konuştu.

Gecenin 2'nci onur ödülü ise şair Ahmet Telli'ye takdim edildi. Ödülünü Muratpaşa Belediyesi Başkan Yardımcısı ve şair Ferruh Tunç'tan alan Telli, gecede 'Veda Divanı' şiirini okudu.

Kaynak:Hürriyet.com.tr

18 Nisan 2018 Çarşamba

Mercimek Tanesi Boyutunda Şiir Kitabı!!!




Edebiyat alanında ilginç haberler okudukça bunları paylaşmadan edemiyorum:) Yine bir enteresan kitap çıkmış ama bu epey şaşırtıcı.İzmir'li yazar ve şiar Ümit YAŞAR 0,9 gram ağırlığında, 4 milimetre eninde ve 6 milimetre boyunda 72 sayfalık okunabilir şiir kitabı çıkardı.Ne kadar ilginç değil mi:)Bunu okumak için dev bir mikroskop gerekli sanırım:)

Uluslararası Aktivist Sanatçılar Birliği Başkanı ve şair Işıkhan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 2017 yılında 0,23 gram ağırlığa, 4 milimetre ene ve 8 milimetre boya sahip kitap yayımlayarak rekor kırdıklarını, bu yıl oranları daha da küçülterek dünyanın okunabilen en küçük şiir kitabını çıkardıklarını belirtti.

"Aşktan Sonra Hüzün" adı taşıyan kitap için 0,3 punto yazı karakteri kullanıldığını aktaran Işıkhan, "İzmir'de 5-6 yıldır dünyanın en küçük kitabı diye tanıttığım kitabı bu yıl biraz daha küçülterek en son haline getirdim. Geçen yıl yaptığım kitap Guinness Rekorlar Kitabı'na girdi ve Bakü'deki Minyatür Kitaplar Müzesi'nde yer aldı." dedi.

Işıkhan, "Guinness Rekorlar kitabına giren diğer kitapları inceledim. Benim kitabım, boyutu, ağırlığı ve sayfa sayısıyla dünyanın okunabilir en küçük kitabı olduğunu belirledik. 0,4 santimetre eni ve 0,6 santimetre boyu var. 0,9 gram ağırlığı var. 12 kitap tartarsanız 1 gram yapar. Satmak için üretmedim, bu bir rekor denemesi. Ülkemi, edebiyatımı minyatür kitapla tanıtmak istedim." diye konuştu.



15 Nisan 2018 Pazar

İzmir Kitap Fuarı Açıldı




İzmir Kültürpark'ta 14- 22 Nisan tarihleri arasında yazarlarla kitap tutkunlarını buluşturacak olan 23. TÜYAP İzmir Kitap Fuarı kapılarını açtı. Ziyaretçiler, 9 gün boyunca, 470 yayınevi ve sivil toplum kuruluşunun katıldığı fuarı gezebilecek.
23. İzmir Kitap Fuarı, Cumhuriyet Halk Partisi İzmir Milletvekili Zeynep Altıok, İzmir Vali Yardımcısı Fatih Damatlar, Türkiye Yayıncılar Birliği Başkanı Kenan Kocatürk, TÜYAP Kültür Fuarları Danışma Kurulu Başkanı Doğan Hızlan, TÜYAP Kültür Fuarları Genel Koordinatörü Deniz Kavukçuoğlu ve TÜYAP Fuar ve Fuarcılık Hizmetleri A.Ş. Genel Müdürü İlhan Ersözlü'nün katıldığı törenle açıldı.
Kitap tutkunları, 9 gün sürecek olan fuarda, 470 yayınevi ve sivil toplum kuruluşunun etkinliklerine katılabilecek, sevdikleri yazarlara kitaplarını imzalatabilecek.
Fuar boyunca, 120 panel ve söyleşi düzenlenecek. Yakın zaman önce vefat eden yayıncı, şair Enver Ercan, 'Enver Ercan Şair, Yayıncı, Edebiyat Adamı' başlıklı panelle, anılacak. Açılış konuşmalarını Doğan Hızlan ve Deniz Kavukçuoğlu'nun yapacağı anmada, Özge Ercan, Metin Celal, Kenan Kocatürk, Mehmet Erte ve Haydar Ergülen konuşmacı olarak yer alacak.
Kısa süre önce yaşamını yitiren 'İkinci Yeni'nin önemli şairlerinden Ülkü Tamer ise, Cemal Süreya Kültür Sanat Derneği tarafından 16 Nisan Pazartesi günü düzenlenen 'Ülkü Tamer'i Anıyoruz' etkinliği ile anılacak.
Fuar ayrıca, Demkar Yayınevi tarafından hazırlanan bir fotoğraf sergisine de ev sahipliği yapacak. Araştırmacı yazar Atilla Oral'ın arşivinde bulunan, az bilinen ve çoğu yayımlanmamış olan Kurtuluş Savaşı ve Mustafa Kemal Atatürk fotoğraflarından oluşan sergi, fuar boyunca ziyarete açık olacak.
Kaynak:Haberler.com

2 Nisan 2018 Pazartesi

Gürgen Öz-Karanlık Köy(Korku-Gerilim)



Korku- Gerilim türünde kitap okumayalı uzun zaman olmuştu.Bu kitapla buna da bir son vermiş olduk.Günlük hayatın karmaşası içerisinde okuduğum kitapları eklemeye bile zamanım pek olmuyor son zamanlarda.İnşallah daha çok kitap ekleyeceğiz.Bu kitaba gelecek olursak:

Gürgen Öz'ün ilk defa bir romanını okudum.Beğendim mi? Evet beğendim.Biraz ön yargılıydım kitap hakkında ama yazar kitabın hakkını vermiş.Bir kitaptan tırsmayalı uzun süre olmuş:) Kitap konu itibari ile beni tırsıtmaya yetti:) Gece ilerleyen zamanlarda okumayı sevenlerdenseniz ve biraz tırsmak istiyorsanız tam size göre bir kitap.Kitap insanı geriyor resmen.Ben kitabın kurgusunu ve yazarın bunu anlatış şeklini beğendim.

Konu itibari ile biraz Amerikan Vari filmlere benzemiş.Çok eski korku filmlerinden olan Evil Dead filmini andırdı kitap bana.Kitabı okurken korku filmi izliyor hissine kapılıyorsunuz bir anda:)Hani karanlıkta yürürken birinin sizi izlediği hissine kapılırsınız ya ,böyle bir gerilirsiniz bu kitapta bolca var bu gerilimden:)

 Romanın konusunun üzerinden şöyle bir geçelim o zaman;Murat ana karakterimizdir.Çok sıkı çalışan bir gazetecidir.Bu kulvarda tutunmak için aşk ilişkisini bile bitirecek hırslı bir karakterdir.Mesleğine aşık biri diyebiliriz.Arkadaşı Kerem ile bir belgesel çekmek için Karadeniz tarafına gelir.Burada onlara Serhat adında bir genç kılavuzluk edecektir.Trabzonda bir otele yerleşir Murat ve arkadaşı Kerem.Ertesi gün  Karadeniz'in enfes doğasını çekmek için Serhat'ıda yanına alır ekip. Her şey çok iyi giderken Serhat bir köy görünce duraklar.Bu köyde gençken çok kötü şeyler yaşamıştır ve oraya girmek istemez.Köye Karanlık Köy adını vermişlerdir.Köyde korkunç olaylar meydana geldiği için köye Karanlık Köy adını vermişlerdir.Söylentiye göre köy halkı bir gecede büyük bir cinnet geçirir ve köy tam anlamıyla bir kan gölüne döner.O olaydan sonra köyde kimse kalmaz.Köy terk edilmiş,tabiri caizse hayalet bir köy haline gelmiştir.

Tekrar otele dönen Murat ve Kerem bu konuyu araştırır.Karakancoloslar,hayaletler ve çeşitli hikayeler bulurlar bu köy hakkında,Bu merak köye olan ilgilerini daha çok artırır.Bu konu hakkında bir belgesel çekme kararı alırlar.Köye gitmeden önce Murat eski bir arkadaşı ile bir kafede buluşur. Üniveristeden olan bu arkadaşına konuyu anlatır.Arkadaşı yapacakları işi onaylamasa da Murat kararından vazgeçmeycektir. Arkadaşı ona sıkı giyinmelerini bu mevsimde Karadeniz'in üst kesimlerinin çok soğuk olacağını söyler.Bu uyarıyı ciddiye alır Murat ve arkadaşı.Üzerlerine üşümeyecek şekilde elbise ve içlik alırlar.Köye gidip çekim yapmak için her şeyi ayarlamışlardır.

Köyde geçen olayları elbette anlatmayacağım:):)Spoiler vermeyelim.Yukarda az da olsa Spoiler verdik malesef:( ama önemli olan zaten kitabın ikinci kısmı yani köyde geçen kısım:)Çok manyak şeyler olacaktır köyde.Gerilimi hissetmek için okuyun derim.Tırsmak için hazırsanız buyurun kitaba:) Bol Bol Para normal olaylar zinciri de var kitapta.Dyatlov Geçidi Olayına da yer verilmiş romanda.Romanda  bilgi amaçlı böyle şeylere yer verilmesini de sevdim.

Kitabın devamı olmasını isterdim.Serhat'ın köyde neler yaşadığını çok merak ettim.Yazar keşke o konuya da değinseydi.Kim bilir belki devam niteliğinde ikinci bir kitap çıkar.